Recent Updates Sayfa 7 Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • sozlerguzel 6:40 pm on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Atatürk nickleri, Atatürk resimleri, Atatürk Sözleri, Atatürk Smsleri, duygusal Atatürk sözleri, en güzel Atatürk Sözleri, Güzel Atatürk Sözler, Güzel Atatürk Yazıları, güzel yeni Atatürk sözleri, Kısa Atatürk sözleri   

    Atatürk Sözleri 

    Güzel Sözler Atatürk Sözleri

    Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

    Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

    Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.

    Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

    Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

    Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
    Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.

    Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

    Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.

    Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

    Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

    Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

    Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.

    Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.

    Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

    Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.

    Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

    Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.

    Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.

    Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.

    Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.

    İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?

    Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

    Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.

    Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.

    Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

    Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.

    Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

    Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz… Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

    Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

    Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.

    Mualimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.

    Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir.

    Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.

    Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.

    Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.

    Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.

    Atatürk`ün Sözleri atatürk sözleri atatürkün sözleri ataturkun sozleri ataturk sozleri mustafa kemal atatürkün sözleri ATATÜRK SÖZLERİ ATATÜRKÜN SÖZLERİ

    AHLAK

    Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.
    Birtakım kuşbeyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.
    Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar.
    Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.
    Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur.
    Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.
    Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatın-dadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.
    Bir millette, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur.

    BAĞIMSIZLIK

    Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.
    Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.
    İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye’nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.
    Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.
    Dünyada ve dünya milletleri arasında sükun, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.
    Türkiye’nin güvenini amaç edinen, hiçbir başka ulusun aleyhinde olmayan bir barış yolu, her zaman bizim ilkemiz olacaktır.
    Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz.
    Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.
    Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.
    Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.
    Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.
    Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.
    Ya istiklal, ya ölüm.

    BİLİM

    Bilim, gerçeği bilmektir.
    Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.
    Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir

    BİRLİK – BERABERLİK

    Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.
    Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.
    Bugün vatanımızda bir milli kudret varsa, o cereyan, felaketlerden ders alan ulusun kalp ve dimağından doğmuştur.
    Milli sınırlar içinde bulunan yurt parçaları bir bütündür; birbirinden ayrılamaz.

    CUMHURİYET

    Cumhuriyet, düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller . ister.
    Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.
    Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.
    Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur.
    Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur.
    Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.
    Cumhuriyet fazilettir.

    ÇALIŞMAK

    Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
    Denebilir ki, hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız bir tek şeye ihtiyacımız var: Çalışkan olmak! Servet ve onun doğal sonucu olan rahat yaşamak ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışanların hakkıdır. . Yaşamak demek çalışmak demektir.
    Türk, öğün, çalış, güven.

    DEĞİŞİM

    Türk milletinin istidadı ve kesin kararı, medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
    Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır.
    İnkılap, Türk ulusunun son asırlarda geri bırakılmış kurumlarını yıkarak yerlerine, ulusun en yüksek uygarlık düzeyine ilerlemesini sağlayacak yeni kurumlar koymaktır.
    Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların, yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir.
    Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

    DİL

    Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
    Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
    Türk dili, dillerin en zenginlerindendir.

    EĞİTİM

    Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
    Bir millet, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir.
    Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.

    EKONOMİ

    Ekonomisi zayıf bir ulus, yoksulluktan ve düşkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlığa, kalkınma ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasal yıkımlardan kaçamaz. •
    Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, bağımsız, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin bel kemiğidir.
    Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur.

    FİKİR
    Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, şiddetle, top ve tüfekle öldürülemez.

    GENÇLİK
    Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
    Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaşatacak olan sizlersiniz.
    Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

    KADIN
    Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de “iyi anne” olmalarıdır.
    Ey kahraman Türk kadını, Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
    Dünyada her şey kadının eseridir.
    Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.
    Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur.
    Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.

    KÜLTÜR VE MEDENİYET
    Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.
    Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.
    Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.
    Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.
    Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.

    MEDENİYET
    Medeniyet öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder.
    Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.

    MİLLET HALK MİLLİYETÇİLİK
    Büyük ve tarihi olayları ancak büyük milletler yaşayabilir.
    Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır.
    Felaketler insanları, zeki milletleri daima azimli ve yeni hamlelere sev keder.
    Bir millete hizmet eden onun efendisi olur.
    Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
    Türk milleti kendisi için, kendi geleceği ve kurtuluşu için çalışan kimseleri ve kurullan zorluk karşısında bırakmayacak kadar yüksek vatanseverlik ve yüksek onur duygusuyla doludur.
    Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.
    Bu millet, tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir. Türk milletinin geleceği, bugünkü evlatlarının doğru görüşü, yorulmak bilmez çalışkanlığı ile büyük ve parlak olacaktır.
    Milletimizin saf karakteri yetenekle doludur. Ancak bu doğuştan gelen yeteneği geliştirebilecek metodlarla donanmış vatandaşlar lazımdır.
    Kurtulmak ve yaşamak için çalışan, çalışmak zorunda olan bir halkız. Bundan dolayı her birimizin hakkı vardır, yetkisi vardır. Fakat çalışmak sayesinde bir hakkı kazanırız. Yoksa arka üstü yatmak ve ömrünü çalışmadan geçirmek isteyen insanların bizim toplumumuzda yeri yoktur, hakkı yoktur.
    Halkın sesi, Hak’ın sesidir.

    ÖĞRETMEN
    Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
    öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür,irfanı hür nesiller ister.
    öğretmenler! Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve ordularınızın zaferi için yalnız ortam hazırlar. Gerçek zaferi siz kazanacaksınız ve sürdüreceksiniz ve kesinlikle başarılı olacaksınız.
    öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.

    MÜZİK-TÜRK MÜZİĞİ- SANAT
    Bir milletin yenileşmesinde ölçü, musikide değişikliği alabil mesi, kavrayabilmesidir.
    Millî, ince duygulan, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu sayede, Türk milli musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir.

    SANAT
    Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
    Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin.tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.
    Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz… Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız.
    Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.
    Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.
    Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.

    SPOR
    Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim. Spor, ahlaktır.
    Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.
    Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatan görevi saymak gerekir.
    Ben Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim.

    TAKLİT
    Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü bir millet, ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyetçiliği içinde kalabilir.

    TARİH
    Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar etmez.

    TUTSAKLIK – ESARET
    Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

    VATAN

    Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor.
    Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layıktır.
    Bu memleket tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır

     
  • sozlerguzel 6:35 pm on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , , , , , , ,   

    KISA ATA SÖZLERİ 

    en güzel KISA ATA SÖZLERİ

    Âşık âlemi kör, dört yanını duvar sanır.
    Aşk duygusuyla dolup taşan kişi, bu derin sevginin etkisiyle ne yaptığını bilemez; hoşa gitmeyecek davranışlarda bulunur, sanki bilincini kaybetmiş gibidir; yapıp ettiklerini kimse bilmez, görmez ve söylediklerini kimse işitmez sanır.

    Aşını, eşini, işini bil.
    Doğru, düzgün, sağlıklı, mutlu ve verimli bir hayat mı yaşamak istiyorsun? O hâlde yiyeceğine dikkat et, temiz ve helâl ye. Eşini ve arkadaşını iyi seç, kötülerden uzak dur. Bir iş edin, edindiğin işe sahip çık, onu lâyıkıyla yap.

    Aş taşınca kepçeye paha olmaz.
    Kimi değersiz görülen, bir kenara atılmış bulunan araçlar bir zaman gelir gerekli olurlar; bir zararı önlemeye yararlar. İşte o zaman değerleri birden bire artar, kıymet biçilemez olurlar.

    At, adımına göre değil, adamına göre yürür.
    Bir atın yürümesi ya da koşması, doğrudan sırtındaki binicisinin yönetimine bağlıdır; binici ne isterse onu yapar; koşar, durur ya da yavaş gider. Bir işin akışı da böyledir. İşin sonucu, verimli yahut verimsiz oluşu, o işi yapanın bilgi, beceri çaba ve tutumuna bağlıdır.

    Ata eyer gerek, eyere er gerek.
    Çıplak ata binmek oldukça zordur. Ata binmeyi kolaylaştıran eyerdir. Ancak bu yeterli değildir. Atın üzerinde oturacak kimse eyerin hakkını vermeli ve başarılı olmalıdır. Bunu da ancak yiğit olan yapar. Bir iş için de durum bundan farklı değildir. Yapılan işten verim alınmak isteniyorsa, önce işte kullanılacak araçlar sağlanmalı; sonra da iş ve araçlar işini iyi bilen, bunları kullanabilecek birine teslim edilmelidir.

    Atanın (babanın) sanatı oğula mirastır.
    Çocuklar küçük yaşlarda öncelikle babalarının yaptıkları işlerle ilgilenirler. Babanın oğulla yakın ilişkisi, çocuğun giderek babasının yaptığı işi öğrenmesine yol açar. Baba da bunun için özel bir çaba sarf etmişse, çocukta, bu işi öğrenme yolu kalıcı olur. Büyüyünce kendisi de bu sanatla uğraşır, geçimini bu yolla sağlamaya çalışır.

    Atasını tanımayan Allah`ını tanımaz.
    Ana-babaya değer vermek, onlara saygı-sevgi göstermek, onlara dar günlerinde yardımcı olmak, onlara “öf” bile dememek Yüce Allah`ın buyruklarındandır. Bu buyruklara itaat etmeyen, ana-babaya gerekli ilgiyi göstermeyen, onlara karşı gelen bir kimse Allah`a da karşı geliyor demektir.

    At binenin (iş bilenin), kılıç kuşananın.
    1. Kim ki bir işi beceriyor, bir şeyi kullanıyor, bir şeyden gerektiği gibi faydalanıyor, o şeye sahip olmalıdır; en uygunu, yakışanı da budur. 2. Kim ki başkasının yararlanmadığı, yararlanmasını bilmediği bir şeyi elinde tutuyor ve ondan yararlanıyorsa, o şey, mal sahibinden çok onun sayılır.

    At binicisini tanır (bilir).
    Emir altında çalışan kişi, kendisini yönetenin işten anlayıp anlamadığını, ne isteyip istemediğini, hangi olay karşısında nasıl tavır takındığını bilir; işini de ona göre yapar ve yürütür.

    Ateş düştüğü yeri yakar.
    Bir felâket ya da üzücü olay gerçek anlamda ona uğrayana, yalnızca ilgili kimselere acı verir; onların yüreklerini yakar. Başkalarının, uzak kimselerin duydukları acı, gösterdikleri üzüntü ise yüzeyseldir; kalıcı değil, gelip geçicidir.

    Ateşle barut bir yerde durmaz.
    Bir arada bulunmaları çok tehlikeli görülen şeyler birbirinden uzak bir yerde tutulmalıdırlar.

    Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
    Bir olay ya da durumun varlığı, gerçekten ortada olup olmadığı, belirtisinin görülmesiyle anlaşılacak bir şeydir. Eğer meydanda bir belirti varsa, olay veya durum da var demektir.

    Atılan ok geri dönmez.
    Kimi zaman iyi düşünüp taşınmadan, olacakları hesaplamadan bazı eylemlere girişir ve sonuçta pişman olur insan. O anda ilk durumuna dönmek ister ama bu mümkün değildir. Çünkü olan olmuş, iş işten geçmiştir çoktan.

    Atın bahtsızı arabaya düşer.
    Kimi değerli, yetenekli ama talihsiz kimseler, kişiliklerine uymayan kötü ve bayağı işlerde çalıştırılır; görevlere itilir.

    Atın ölümü arpadan olsun.
    Bir şeye tutkun olan, bir şeyin uzun süre yokluğunu çeken kimi kişiler, kendilerine zarar vereceğini bile bile o şeyi kullanmaktan çekinmezler ve şöyle düşünürler: “Sevdiğim şeye özlem duyarak yaşamaktansa, onu çokça (aşırı ölçüde) kullanıp (yiyip) hasta olayım; hatta öleyim.”

    Atın ürkeği, yiğidin korkağı.
    1. Yiğit de, at da doğacak bir tehlikeye karşı hep tetikte bulunmalı; uyanık davranıp duyarlı olmalıdır. 2. Atın da, yiğidin de korkağından kaçınmalı; onlardan hayır gelmez.

    Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz.
    Meydanda olan şu ki, insana değer, nitelik ve kişiliğine göre davranılır; iş verilir. Bu bakımdan kişi başkalarını ilgilendiren konularda ortaya atılmamalıdır. Ayrıca, değersiz bir kimse de kıymetli ve nitelikli kişilere gösterilen ilgiyi ne beklemeli, ne de ummalıdır.

    Atlasa kıl yapışmaz.
    Dürüst, temiz, kötülükten uzak, işinde başarılı kimseler hakkında söylenen karalayıcı sözler, yapılan iftiralar havada kalır; boşuna söylenmiş olur, onlara bu sözlerin mazarratı bulaşmaz.

    At ölür, itlere bayram olur.
    Kimi yararlı, kıymetli, şahsiyet sahibi kimselerin ölmesi; bulunduğu görevden ayrılması ya da alınması kimi çıkarcı, kıskanç ve aşağılık kimselerin işine gelir; onların sevinmesine yol açar.

    At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
    Dünyadaki her canlı gibi at da ölümlüdür. Günü gelince o da bu dünyadan ayrılır. Ama onun koştuğu, gezdiği meydan onunla gitmez; kendisinden sonrakilere kalır ve onu hatırlatır. İnsan için de durum atınkinden farklı değildir. O da ölümlüdür. Doğacak, yaşayacak ve ölecektir. Ne var ki, bu dünyadan ayrılırken bıraktığı izler sürüp gidecektir. İnsanlar bu dünyada bu izleriyle anılacaklardır. Önemli olan dünya hayatında iyi bir iz (nam) bırakmak ve rahmetle anılmaktır. Bu bakımdan kişi daha yaşarken adını yaşatacak iyi işler yapmalıdır. Unutulmamalıdır ki, yaşarken iyi işler yapan, iyi eserler bırakan kişiler öldükten sonra da unutulmazlar; onları tanıtan eserleriyle de gelecek kuşaklara taşınırlar.

    At sahibine (biniciye) göre eşer (kişner).
    Yönetilen veya buyruk altında çalışan kişi, tutumunu ya da çalışmasını yöneticisinin tavrına göre ayarlar. Bu sebeple yönetilen değil yöneten, çalışan değil çalıştırıcı daha önemlidir.

    At yiğidin yoldaşıdır.
    Çok açık olarak bilinen bir şey ki, göçebe bir millet olan Türkler için at, savaşta ya da barışta candan bir dosttur. Hemen her saati onunla geçer. At, Türkler için soyluluğun, yiğitliğin, vefakârlığın, yararlılığın ve inceliğin bir sembolüdür. Silâhsız er düşünülemediği gibi, atsız er de düşünülmemiştir. Dolayısıyla at, Türk`ün edebiyatına girmiş ve önemli bir motif oluşturmuştur. At hakkında şiir, menkıbe, masal, atasözü söylenmiş; risaleler kaleme alınmış, âdeta ona insan gibi muamele edilmiştir.

    Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz.
    Uçsuz bucaksız gökyüzünde uçan, istediği yere ulaşabilen kuşlar bile avlanmak tehlikesinden kurtulamazlar. Hele usta avcılar da varsa tehlike daha da artar. İnsanlar da benzer biçimde tehlikelerden uzak değillerdir. Hiç ummadıkları çeşitli felâketlerle karşılaşabilir, dert ve sıkıntılara düşebilirler. İnsan kendini ne kadar güvenlik alanına çekmeye çalışırsa çalışsın dert, sıkıntı, tehlike, kaza ve türlü işlerden yakasını kurtaramaz.

    Ava giden avlanır.
    Bir çıkar sağlamak için birilerine tuzak kuran, onları aldatan, onlara zarar vermeye çalışan kimse, yapmaya çalıştığı kötülüğe kendisi düşer; zarara uğrar.

    Av avlayanın, kemer bağlayanın.
    Bir uğraş vererek bir şeyi ele geçiren kimse, onu hak eder; o, onundur. Doğrusu ve yakışık alanı da budur. Aksini düşünmek yanlıştır. Bunun yanında, bir şey, onu kullanmasını becerip faydalanmasını bilenindir.

    Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar.
    Kimi becerikli, iyi huylu kadınlar vardır ki, yoksulluk içinde bile olsa onlar eve bir çeki düzen verir; temiz tutar, evi yaşanacak hâle getirirler; içten, samimî davranışlarıyla yuvalarını mutlulukla doldururlar. Kimi kadınlar da vardır ki, huysuzlukları, beceriksizlikleri, kötü davranışlarıyla ailenin düzenini ve mutluluğunu bozarlar. Bolluk içinde bile olsalar, onların tertipsizlikleri, düzensizlikleri, beceriksizlikleri yüzünden ailede huzur kalmaz; onların bu tabiatları yüzünden aile kötüye gider, perişan olur ve sonunda yıkılır.

    Ayağa değmedik taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz.
    Hayat öyle pürüzsüz, gailesiz değildir. İnsanoğlu yaşadığı hayat süresince çeşitli engeller, güçlükler ve olaylarla karşılaşır. Sıkıntılara, çeşitli felâketlere uğrar. Kimi zaman tersi de olmaz değildir, rahata ve mutluluğa da kavuşur.

    Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin.
    Sağlıklı olmak, türlü hastalıklardan korunmak için ayağı sıcak, başı da serin tutmak oldukça faydalıdır. Beden sağlığımızı düşündüğümüz gibi ruh sağlığımızı da düşünmek zorundayız. Bunun için de her sorunu dert etmemeli, olur olmaz şeylere üzülmemeliyiz; sabırlı ve geniş gönüllü olmalı, rahat hareket etmeliyiz.

    Ayağını yorganına göre uzat.
    Dengeli yaşamak isteyen insan mutlaka gelirini, giderine göre ayarlamalıdır. Harcamalar geliri aşmamalı, imkânlar zorlanmamalıdır. Aksine bir hareket bütçeyi sarsar, dengeyi bozar, insanı sıkıntıya sokup rahatsız eder.

    Ayağı yürüten baştır.
    Bedensel hareketlerimizin tümü beynin bulunduğu kafaya bağlıdır, kafaya göre bir yön tutar ve gelişir. Bunun gibi bir işçinin verimli iş yapmasını, bir toplumun dirlik düzenlik içinde yol tutmasını da başta bulunan yöneticiler sağlar.

    Ayı görmeden bayram etme.
    Müslümanlar Ramazan orucuna gökte hilâli (ay`ı) görünce başlarlar; oruç bitince, yani bir ay sonra yine gökte hilâli görünce bayram ederler. Ayı görme işi de son derece dikkat isteyen bir iştir. İnsanlar ayı görmeden nasıl bayram yapamıyorlarsa, sen de bir iş gerçekleşmeden ona oldu gözü ile bakıp de sevinme; dikkatli ol, ola ki bir sebep yüzünden iş gerçekleşmeyebilir, üzülebilirsin.

    Ayıpsız yâr (dost) arayan, yârsız (dostsuz) kalır.
    Hemen her şeyin, her insanın bir kusuru, bir eksiği vardır. Hatasız kul olmaz. Dolayısıyla insanın mükemmel bir dost, arkadaş ve sevgili aramaya çalışması boşunadır. Böyle bir dost bulamayacağı gibi, dostsuz kalması da mümkündür. Bu bakımdan insan bir şey elde etmek, bir dost bulmak istiyorsa onları kusurları ile kabul etmeye hazır olmalıdır.

    Ay ışığında ceviz silkilmez.
    Bir işten iyi, verimli bir sonuç alınmak isteniyorsa, o işin şartları da, araçları da yeterli ve uygun olmalıdır. Aksi takdirde kötü bir sonuçla karşı karşıya kalması mukadder olur.

    Aza demişler: “Nereye?”, “Çoğun yanına” demiş.
    Çok, her zaman azdan daha baskın çıkar. Bu bakımdan genellikle her şeyin azı, çoğa boyun eğer; yahut az, çoğa uyar. Büyük sermaye, küçük sermayeye fırsat vermez; onu idare eder. Bir toplumda çoğun oyu, azın oyunu geçersiz kılar; dolayısıyla az oy sahipleri, çok oy sahiplerine uymak zorunda kalırlar.

    Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
    Kim ki elindekinden hoşnut olmuyor, onu yeter bulmuyor, onunla yetinmiyor, daha fazlasını istiyor ve onu hor görüp geri çeviriyorsa büyük bir hata işliyor demektir. Çünkü çoklar, azların (küçük şeylerin) birikmesiyle meydana gelir. Küçük şeylere sahip çıkmayan, onların birikmesiyle olmuş olan çoğu da kaybetmiş sayılır.

    Azıcık aşım, kaygısız (ağrısız) başım.
    Aralıksız çalışarak, çeşitli sıkıntılara katlanarak, amansız zorluklara göğüs gererek zenginlere özgü bir hayat yaşamaktansa, didişmelerden ve çekişmelerden uzak, gösterişsiz ve sakin bir hayat sürmek daha yeğdir.

    Az söyle, çok dinle.
    Dinlemek, öğrenmenin güzel bir yoludur. Kulak vererek dinleyen insan pek çok şey öğrenebilir. Oysa çok konuşan insanda yanılma payı (özellikle bilmediği konularda) çok olur, hata yapma ihtimalî de artar. Ayrıca kişi yanlış ve çok konuşmalarıyla çevresindekileri rahatsız da edebilir.

    Az tamah çok ziyan getirir.
    Elindekiyle yetinmeyen, daha fazlasını isteyen, isteklerine kavuşmak için çeşitli yollara başvuran insan, bu tutumundan ötürü zarara uğrar. Çünkü aç gözlülüğün sebebiyle ihtiyatsız davranmış ve tehlikenin içine düşmüştür. Bu gibi kişiler kimi zaman ellerindekileri de kaybederler.

    Az veren candan, çok veren maldan.
    Varolalı beri insan, insanın yardımına ihtiyaç duymuştur. Bu bakımdan ihtiyaç sahibine yardımda bulunmak bir insanlık görevi hâline gelmiştir. Kimi yoksul kimseler birilerine yardım ya da armağan olarak bir şey verirlerse (küçük de olsa) bu onlar için bir fedakârlıktır. Çünkü verdikleri şeyden kendilerinde de yok denecek kadar az bulunmaktadır. Dolayısıyla yardımları ya da armağanları yürekten, içten ve candandır. Bunun yanında zengin olanın yapacağı yardım, fakirin yaptığı yardımdan daha fazla olabilir. Ancak bu onun için fedakârlık sayılmaz. Çünkü ihtiyacından fazla olan malından vermiştir. Dolayısıyla verdiği malın yoksulluğunu çekmiyordur o..

     
  • sozlerguzel 6:30 pm on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , , , , , , ,   

    En güzel Ata Sözleri 

    En güzel Ata Sözleri

    Akıl yaşta değil baştadır.
    İnsanın yaşlanması, aklının artması anlamına gelmez. İnsan büyüyebilir fakat aklı (kıt) kalabilir. Biliriz ki, pek çok genç yaşça büyük olanlardan daha akıllıdırlar. İnsanlar yaşlandıkça tecrübe sahibi olabilirler ama tecrübe akıllı olanların işine yarar, akılsızların değil.

    Ak koyunun kara kuzusu da olur.
    1. İyi ana-babadan kimi zaman kötü huylu çocuklar da olabilir. 2. Çok iyi sandığımız bir işin, girişimin veya tavrın kötü yanları da bulunabilir. 3. Arkadaş, dost ve yakınlarımızın kimi kusurlu yanları da bulunabilir.

    Akla gelmeyen başa gelir.
    İnsan her şeyi eksiksiz düşünüp, başına gelebilecekleri önceden kestirip tedbir alacak güçte değildir. Hiç ummadığı, beklemediği bir anda başına öyle şey gelir ki, bu şeyi daha önce hiç düşünmemiştir bile. Bu durumda yapılacak şey endişe ve korkuya kapılmamak, sakin olmaya çalışmaktır.

    Aklına geleni işleme, her ağacı taşlama.
    Aklına geleni hemen gerçekleştirmeye çalışma; önce iyi düşün, taşın, doğabilecek sonuçları hesapla. Bunun aksine hareket edip iş yapmaya kalkar, her önüne gelene çatarsan büyük sıkıntılarla karşılaşır, zarar görürsün.

    Akraba (dost) ile ye, iç, alışveriş etme.
    Hemen her alışverişin temelinde çıkar yatar. Bu çıkarlar insanları çatışmaya sürükleyip tatsızlıklara yol açabilir; sonuçta ortaya kırıcı, incitici davranışlar çıkar. Dolayısıyla alışveriş dostluğu bozucu bir işlev yüklenmiş olur. Bu ise devamlı görüşen insanlar için hoş bir durum değildir. Bu bakımdan özellikle kendine güvenemeyenler, dostluklarının devamını dileyenler alışveriş konusunda dikkatli olmalı, gerekirse birbirleriyle alışverişten kaçınmalıdırlar.

    Akşama karşı gitme, tana karşı yatma.
    Yüce Allah, gündüzü çalışıp rızk kazanma, geceyi de uyku ve dinlenme zamanı olarak yaratmıştır. Bu sebeple erken kalkıp çalışmalı ve erken yatmalıdır. Yola çıkmak için de en uygun zaman seher vaktidir, her şey görünür olduğundan daha güvenlidir. Gece yolculuk yapmaktan mümkünse kaçınmalıdır; gece yolculuğu hem zor, hem de tehlikelidir.

    Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir (iyidir).
    Elden geldiğince işler akşam ya da gece yapılmamalıdır. Sabah görülmesi daha uygundur. Çünkü gece iş yapmak tehlikelidir. İnsanların en yoğun, yorgun ve dalgın oldukları zaman bu zamandır. Çalışanların hata yapmaları, işi eksik görmeleri, verimsiz olmaları gündüze oranla daha fazla olur. Ayrıca gündüz elde edilebilen imkânlar gece elde edilemez. Bu bakımdan sabahleyin yapılacak iş kusurlu da olsa, akşam yapılacak işten daha iyidir.

    Alacağın olsunda da alakargada olsun.
    İnsanlar kolay kolay borçlu olmak istemezler. Çünkü borç ödemek, özellikle sıkıntıda olanlar için hayli zordur. Bu bakımdan borçlu olmaktansa alacaklı olmak daima iyi görülür. Alınması zor da olsa, borçlu olan ödememek için karşı da koysa, insanın alacaklı olması yine de iyi bir şeydir.

    Alacakla verecek (borç) ödenmez.
    Kimilerine borçlu, kimilerinden de alacaklı olabiliriz. Ne var ki, borcumuza karşılık, alacağımıza güvenip onunla borcumuzu ödeyebileceğimizi düşünmemeliyiz. Böyle yaparsak tedbirsiz hareket etmiş oluruz. Borcumuzun ödenme günü geldiğinde, eğer alacağımız bize ödenmemişse zor durumda kalabiliriz. Bu yüzden borcumuzu, alacağımızla öderiz hesabına gitmek doğru değildir; bu bir tedbirsizliktir.

    Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar.
    İnsanların toplum içindeki yerlerini tutum ve davranışları belli eder. Kimi insan vardır ki alçak gönüllüdür, büyüklük taslamaz, insanların mevkilerine göre tavır takınmaz; işte bu kimseler saygı ve sevgi görür, toplum içinde yükselir. Kimi insan da vardır ki kibirlidir, herkesi küçük görür, üstünlük taslar; bu insan da hiç sevilip sayılmaz, toplum içinde de iyi bir yer edinemez.

    Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır.
    İnsan hiçbir işinde aşırılığa kaçmamalı, orta bir yol izlemelidir. Gerek maddî, gerekse manevî yönden kendisine en uygun olanı seçmelidir. Orta bir yol izlemeye yanaşmayan insana hem çok düşük, hem de çok yüksek hayat biçimi zarar verir.

    Alçak yer yiğidi hor gösterir.
    Elindeki imkânları sınırlı olan, basit bir görevde bulunan kimse ne kadar değerli olursa olsun kendini gösteremez; kişiliğini, yeteneğini kanıtlayıp lâyık olduğu yere gelemez. Bu durumda onun önemsiz görülmesine, etkisiz kalmasına, yitip gitmesine sebep olur.

    Al elmaya taş atan çok olur.
    1. Önemli, parlak mevkileri elde etmeye çalışan çok olur. 2. Değerli, güzel ve çekici olan şey herkesin dikkatini çeker. Kimileri onu elde etmeye çalışırken, kimileri de kıskançlığa düşüp onun aleyhinde çalışırlar.

    Alet işler, el övünür.
    İnsan ne iş yaparsa yapsın, ne kadar usta olursa olsun, o iş için gerekli araç-gereç olmadan başarı elde edemez. Durum bu kadar açık olduğu hâlde, araç-gereci bir tarafa atıp kendi ustalığı ile övünmekten geri durmaz insanoğlu.

    Alışmış kudurmuştan beterdir.
    Bir şeye alışkanlık tutkuyu, tutku da tutsaklığı peşinden sürükler. Bir şeye alışkın olan, bir anlamda onun tutsağı olmuştur. Artık onu yöneten alışkanlıklarıdır, kolay kolay bu alışkanlıklardan vazgeçmez. Alışkın olduğu şeyden kopmamak için her yola başvurur, delice davranışlar gösterir.

    Al kaşağıyı gir ahıra, yarası (yağırı) olan gocunsun (gocunur).
    Bir meseleyi halletmek, bir yolsuzluğu soruşturmak, bir haksızlığın önüne geçmek için ne gerekirse yapılıp söylenmelidir. Bu sırada kabahati olan varsın tedirgin olsun, alınıp telâşa kapılsın.

    Allah bir kapıyı kapatırsa ötekini açar.
    İşi büsbütün bozulan, bir çıkmaza düşen insan karamsarlığa kapılıp Yüce Allah`tan umut kesmemelidir. Çünkü Allah rahmetini esirgemez, O`nun rahmeti boldur. Allah hiç umulmadık bir anda bir sebep yaratır ve çare gösterir, bize iyi imkânlar sunar. Yeter ki O`na inanıp güvenelim, O`ndan umut kesmeyelim.

    Allah dağına göre kar verir (verir kışı).
    Yüce Allah, her kuluna kaldırabileceği ölçüde yük, sıkıntı verir. Bu kimine az, kimine çoktur. Herkesin dayanabileceği kadardır.

    Allah doğrunun yardımcısıdır.
    Yüce Allah, insanlara neyin eğri, neyin doğru olduğunu kitapları ve peygamberleri vasıtasıyla göstermiştir. Onun yap dediğini yapan, yapma dediğini yapmayan doğru yoldadır. Onun istediklerini yerine getiren, haram kıldığı şeylerden kaçınan, onu bunu aldatmayan, yalan söylemeyen, doğruluktan sapmayan kişiye Allah yardım eder; o kişi her işte başarı sağlar, kötülük görmez, zarara da uğramaz. O hâlde doğruluktan şaşmamalıdır.

    Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar.
    İşleri kötü giden kişi Allah`tan umut kesmemelidir. Rahmeti bol olan Yüce Allah, kimseyi rızksız koymaz. Allah`ın bir sebeple bizi içine düştüğümüz kötü durumdan çıkarıp, daha iyi ve güzel bir duruma kavuşturacağına inancımız tam olmalıdır.

    Allah`ın bildiği kuldan saklanmaz.
    Bütün insanlar, yaptıkları her şeyden yaratıcıları olan Allah`a karşı sorumludurlar. Allah, kullarının ne yaptıklarını, ne düşündüklerini ve kalplerinden geçenleri bilir. İnsan, eğer bir suç işlemişse, bu suçundan dolayı önce Allah`tan korkmalı ve utanmalıdır. Çünkü, hiçbir şeyin kendisine gizli olmadığı Allah, onun suç işlediğini biliyordur. Bunu gizlemek, o suçu ortadan kaldırmaz. Öyle ise onu kuldan niçin saklamalıdır?

    Allah kulunu kısmeti ile yaratır.
    Her insan dünyaya rızkı ile gelir. Allah, onu mutlaka bir geçim yoluna ulaştırır; bu yol zor ya da kolay olabilir. Yeter ki insanlar birbirinin rızkına el uzatmasınlar.

    Allah sabırlı kulunu sever.
    Acı, yoksulluk, haksızlık ve hastalık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan, olacak veya gelecek bir şeyi telâşa kapılmadan bekleme erdemidir sabır. Bu, insanın sahip olabileceği en değerli huylardandır. Böyle kimseler dayanıklı olur, güçlüklere göğüs gerer, kötülükleri kolay savar, sıkıntıları çabuk atlatır. Cenab-ı Hak da böyle kullarını sever. Öyleyse bu sevgiye lâyık olmak için sabırlı olmaya gayret etmeli insan.

    Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin.
    Birine muhtaç olup ondan bir şey istemek, istediğinin yerine gelmediğini görmek insana çok ağır gelir. Bu yüzden bir de hakarete uğramak, hele en yakınından böyle bir tavır görmek insanı kahreder. Bu sebeple “Allah`a, bizi en yakınımıza dahi muhtaç etmesin” diye dua etmeyi bir görev bilir insan.

    Allah`tan umut kesilmez.
    Allah, kendisine inananları güç durumda bırakmaz. En umutsuz anlarında bile bir sebep yaratıp onları sevindirir, işlerini yoluna kor, durumlarını düzeltir. Bu bakımdan Müslümanlar en kötü ve umutsuz durumlarında bile karamsarlığa düşüp yalnızlık korkusuna kapılmazlar. Yüce Allah`ın onlara lütufta bulunacağına, onları koruyacağına gönülden inanırlar.

    Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.
    Kiminin gücü az, kiminin yeteneği sınırlıdır. Allah, bu insanlara da durumlarına göre imkânlar verir; kolaylıklar gösterir; onların da bir hayat düzeni kurmalarına, geçim yolu bulup barınmalarına yardım eder.

    Almadan vermek, Allah`a mahsus (yaraşır).
    Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, ama ihtiyaç sahiplerinin muhtaç olduğu tek varlık, şanı yüce olan Allah`tır. Karşılık beklemeden yardım yapmak sadece ve sadece Allah`a mahsustur. Bu sebeple insanlar yardımlaşırken bir karşılığı gözetirler. Bir şey verirken almaya gereklilik duyarlar. Öyleyse siz başkasına yardımcı olunuz ki, başkası da size yardımcı olsun.

    Almadığın hayvanı kuyruğundan tutma.
    Hiçbir zaman alamayacağın bir mala alacakmış gibi, yapamayacağın bir işe yapacakmış gibi, yanında çalıştıramayacağın bir kişiye çalıştıracakmış gibi yakın ilgi gösterme. Bu, karşı tarafa boş yere umut vermek olur ki, doğru bir hareket değildir.

    Alma mazlumun âhını, çıkar âheste âheste.
    Zalim olma, kötülük yapıp da can yakma. Yoksa mazlumların bedduasını alır, yaptığın kötülüklerin cezasını feci şekilde çekersin.

    Altın anahtar her kapıyı açar.
    Para güçlü bir araçtır. Paranın halledemeyeceği, ortadan kaldıramayacağı engel ya da mesele yok gibidir. Çünkü insanlar çıkarlarına, nefislerine düşkündürler. Bu düşkünlük onları zayıf bırakır. Para da bu zayıf insanları kolayca elde eder. Dolayısıyla karşılığını para ile ödediğinizde, insanlar pek çok engeli önünüzden kaldırır; istediğiniz şeyi kolayca elde edersiniz.

    Altın eli bıçak kesmez.
    1. Zengin kişi para ile pek çok meselesini halleder, paranın gücü sebebiyle ona zarar vermek zorlaşır. 2. Hünerli, işinin ehli kimseyi hayat zorlukları kolay kolay etkileyemez. Bir an zorluklar onu sarssa bile, o yılmadan çalışır; işlerini yoluna kor ve hayatını sürdürür.

    Altın eşik, gümüş eşiğe muhtaç olur.
    Ne varlığa, ne makama güvenmemeli; hiç kimseye yukarıdan bakılmamalıdır. Gün gelir insan elindeki varlığı yitirip yoksullaşabilir, bir zamanlar kendisinden daha yoksul olan bir kişiye muhtaç olabilir. Mevkisini de kaybedebilir ve kendisinden daha önce altta olan insanların emrinde çalışmaya mecbur kalabilir.

    Altın yere düşmekle pul olmaz.
    Yetenekli, dürüst ve değerli bir kişi bulunduğu yüksek yeri (makam-mevki) yitirip önemsiz bir yerde bulunmak zorunda kalsa bile değerinden bir şey kaybetmez.

    Altı olur, yedi olur, hep Allah`ın dediği olur.
    İnsanoğlu ne tür hesaplar ve plânlar yaparsa yapsın, ne tür ihtimalleri göz önüne alırsa alsın, sonuçta Allah ne dilemişse o olur. Bunun için “takdir, tedbiri bozar” demişlerdir.

    Aman diyene kılıç kalkmaz (Eğilen baş kesilmez).
    Yiğitliğinize, mertliğinize güvenerek teslim olan kişi size sığınıyor; canının da sizin tarafınızdan korunmasını istiyor demektir. Böyle bir durumda ona kötülük yapmak ya da onu öldürmek doğru değildir. Aksi bir tavır insanlık dışı bir hareket olur, meğer ki sığınan kişi düşman bile olsa.

    Ana evlâdını atmış, yar başında tutmuş.
    Biliriz ki, çocuğu en fazla seven, ona en fazla emeği geçen, onu en fazla koruyan, onunla en fazla bütünleşen genellikle annedir. Bu sebeple ona ne kadar kızarsa kızsın, ondan ne kadar nefret ederse etsin, bu durumunu devamlı sürdürmesi düşünülemez. Çocuğun tehlikeye düştüğü bir anda, annelik içgüdüleri harekete geçer ve onu korumaya çalışır.

    Ana gibi yâr, Bağdat gibi diyar olmaz.
    Şehirler içinde Bağdat öteden beri güzel, önemli ve gözde şehirlerden biridir. İnsanı kendine çeken, pek çok şehirde bulunmayan özelliklere sahiptir. Annenin de diğer insanlar içinde ayrıcalıklı bir yeri vardır. Onun kadar çocuğunu seven, çocuğuna gönülden bağlı bir yakın, bir dost yoktur insanlar içinde. Ne zaman başımız dara düşse hemen o koşar, elimizden tutmaya o çalışır.

    Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
    Kimi meseleleri üstü kapalı, bazı ipuçları vererek şöyle bir anlatmak zorunluluğu hasıl olur. Anlayışlı kimseler bu tür konuşmadan ne denmek istendiğini kolayca anlarlar. Ama kavrayışı kıt kimseler ne kadar açık anlatılırsa anlatılsın, ne kadar tekrar edilirse edilsin ne denmek istendiğini bir türlü anlayamazlar.

    Araba devrilince (teker kırılınca) yol gösteren çok olur.
    İnsanlar her nedense her şey olup bittikten, işler bozulduktan, ortaya kötü bir sonuç çıktıktan sonra “niçin böyle yaptın, şöyle yapsaydın, bu yolu tutmalıydın” gibi sözler söylemeyi alışkanlık edinmişlerdir. Önemli olan yapma biçimindeki yanlışlığı, tutulan yoldaki tehlikeyi önceden görmek ve uyarıda bulunmaktır.

    Araba ile tavşan avlanmaz.
    Hemen her iş ayrı bir araç, yol ve yöntemi gerekli kılar. Başarıya ulaşılmak isteniyorsa o iş için uygun olanlar seçilmelidir. Eğer bunun dışına çıkılırsa başarıdan söz edilemez.

    Arabanın ön tekeri nereden geçerse arka tekeri de oradan geçer.
    1. Büyükler nasıl bir davranış veya yaşayış yolu tutmuşlarsa çocuklar da onları taklit eder, onların izinden gider. 2. Yönetenlerin tavır biçimi, zamanla yönetilenlere geçer.

    Ar dünyası değil kâr dünyası.
    1. Yaptığı iş eğer namusuna dokunmuyor, onurunu zedelemiyorsa geçim için şu ya da bu işi yapmalı insan; utanıp sıkılmadan para kazanmalıdır. 2. Kimi insanlar vardır ki, namus ve onur denen değerleri bir tarafa fırlatmış, çıkar için her türlü işi yapmaktadırlar.

    Arı bal alacak çiçeği bilir.
    Bazı kimseler, açıkgöz insanlar ve işinin uzmanı olanlar, çıkar sağlayabilecekleri, kazanç elde edecekleri yerleri gayet iyi bilirler.

    Arı, kızdıranı sokar.
    Hiçbir insan durup dururken çoklukla birinin canını yakmaz. Kişi ancak kendisini kızdırıp bunaltana, sataşıp ilişene, kötülük yapana karşı ister istemez eyleme geçer; saldırır ve zarar verir.

    Arık öküze bıçak çalınmaz.
    Güçsüz, zayıf, kendisini zor ayakta tutan kimselerden yararlanmaya çalışmak, onlara eziyet edip çile çektirmek doğru değildir; bu yiğitliğin ve insanlığın şaşına yakışmaz.

    Arpa eken buğday biçmez.
    1. Kötü bir davranışta bulunan insan iyilik göremez. 2. Yapmaya çalıştığı işin üzerinde lâyıkıyla durmayan ondan iyi sonuç alamaz.
    Arsızın yüzüne tükürmüşler, “yağmur yağıyor” demiş.
    Arsız insan kişiliğini, saygınlığını, utanma duygusunu yitirmiş insandır. Dolayısıyla o ne kadar ağır hareket görse, söz işitse yine de aldırış etmez; pişkinliğe vurup iyi bile karşılar.

    Arslan yatağından (yattığı yerden) bellidir (belli olur).
    İnsanların kişilikleri ile sürekli bulundukları yerler arasında bir özdeşlik kurmak mümkündür. Bir kimsenin kişiliği çalıştığı iş yerinin niteliğinden; yatıp kalktığı evin temizliğinden, düzeninden anlaşılır.

    Asil azmaz, bal kokmaz (kokarsa yağ kokar, çünkü aslı ayrandır).
    Kendine has özellikleri bulunan bir nesne ne denli biçim değiştirirse değiştirsin, aslî özelliğini yitirmez. Bu durum insan için de söz konusudur. Soylu bir aileden gelen insanlar ne denli büyük bir sarsıntı geçirirlerse geçirsinler, bayağı bir duruma düşüp yozlaşmazlar; soyluluklarını yitirmezler. Ama mayalarında kötülük, noksanlık bulunan kimseler için böyle bir şeyden söz edilemez; onlar eninde sonunda bir açık verirler, olumsuz yanlarını dışa vururlar.

    Aslını inkâr eden (saklayan) haramzadedir.
    Bir insan çarpık bir ailenin üyesi olabilir; yoksul, eğitim görmemiş kaba bir aileden gelebilir. Bu durumunu birilerinden saklamak ve onlara karşı bir utanç kaynağı olarak görmek son derece yanlıştır. Çünkü insan, böyle bir aileden gelmekle değersiz olamaz. Kendisini değerli ya da değersiz kılmak kendi elindedir. Böyle bir tavrı da ancak zayıf karakterli insanlar gösterebilir ya da bu tavır ancak piçlere yaraşır.

    Âşığa Bağdat sorulmaz (ırak değildir).
    Kim ki bir şeyi elde etmek ister, ona taşkın bir kavuşma isteğiyle yanıp tutuşur, o kimseye zor şartlar ağır gelmez; o, her türlü çabayı gösterir; her türlü fedakârlığa katlanır.

     
  • sozlerguzel 6:27 pm on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , , , , , , ,   

    Ata Sözleri 

    Ata Sözleri En güzel ve en sevilen ata szleri arşivi smsler yazılar hepsi asksiirleirmde

    kadri yağmurda bilinir.
    Her şeyin bir değeri vardır. Bir şeyin gerçek değeri (kadri) ise, ona gerçekten ihtiyaç duyulduğu zaman ortaya çıkar.

    Abdala “kar yağıyor” demişler, “titremeye hazırım” demiş.
    Yoksulluk ve sıkıntı içinde yaşayıp eziyet çekmekte olan kimseler, karşılaşacakları zor şartlardan endişe duymazlar. Çünkü onlar bu şekilde yaşamaya alışıktırlar.

    Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.
    Kimi görgüsüz ve eğitimsiz kimseler bir rastlantı sonucu lâyık olmadıkları önemli bir işin başına geçseler ya da bir mevki elde etseler, aptalca davranmaya, o yerin adamı gibi görünmeye ve böbürlenmeye başlarlar. Dahası, bunun kendi hakları olduğunu da ileri sürerler.

    Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
    Kimi insanlar yaptıkları işten zevk duyarlar ve onu bırakmak istemezler; bu işi sürekli olarak, tekrar tekrar yapmaktan da hiç bıkkınlık duymazlar.

    Abdalın dostluğu köy görünceye kadar.
    Çıkarı için yakınlık gösterip dostluk kuran kimse, beklediği yararı elde ettikten, işini yürütecek başka yollar bulduktan sonra sizinle olan ilişkisini keser.

    Abdal (derviş) tekkede, hacı Mekke`de bulunur.
    Hemen herkesin ilgi duyduğu bir alanı, kendine özgü bir işi vardır. İlgi duyduğu alan ya da iş neredeyse kişi de orada bulunur.

    Acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlık.
    Telâşla, sabırsızca ve ivedilikle yapılan işler genellikle kötü sonuçlar doğurur; kişiyi pişmanlığın içine iter.

    Acele ile menzil alınmaz.
    Telâşlanıp ivmekle, sabırsız davranmakla daha çabuk sonuç alacağımız, başarı kazanacağımız sanılmamalıdır. Bilinmelidir ki her işin bir süresi vardır.

    Acele işe şeytan karışır.
    Düşünüp taşınmadan, çabuk davranılarak yapılan işten iyi sonuç beklenmemelidir; o iş ya yanlış ya da bozuk olur.

    Acemi katır kapı önünde yük indirir.
    Bir işin yabancısı olan, bir işe alışmamış, beceriksiz ya da anlayışsız kişi, kendisinden beklenen işi eksik yapar ve istenildiği gibi yerine getiremez; daha başlangıç anında veya en önemli yerinde işi bırakıverir.

    Acıkan doymam (sanır), susayan kanmam sanır.
    Uzun süre bir şeyin yokluğunu çekip ona ihtiyaç duyan kimse, o şeyden ne kadar çok elde ederse etsin tatmin olmaz; kendisine yetmeyeceği duygusu içinde bulunur.

    Acıkmış kudurmuştan beterdir.
    Bir şeyden uzun süre yoksun kalan kimse, onu gördüğü anda ele geçirmek ister; kendinden geçercesine ona saldırır, sanki kudurmuş gibidir, gözü hiçbir şeyi görmez, tek düşündüğü uzun süre yokluğunu çektiği o nesnedir.

    Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.
    Bir kimsenin acınmasına yol açar, başkalarını ona merhamete getirirseniz, o kimse yerli yersiz yardım dilemeye başlar ve gittikçe arsızlaşır; bunun yanında kimilerinin hakkını kısar, emeklerinin karşılığını vermez ve onları aç-yoksul bırakırsanız, onlar da hırsızlık yapmaya başlarlar.

    Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
    Kötü durumda olan bir kimseyi, ortaya çıkacak yeni kötü durumlar etkilemez; pek çok zorluğa katlanabilir; çünkü o, böylesi kötü durumlara alışmıştır. Ayrıca, işe yaramayacak hâle gelmiş kimseler de, tutar bir yanları olmadığı için felâketlerden çekinmezler.

    Acı (kötü) söz insanı (adamı) dininden (çıkarır), tatlı söz (dil) yılanı deliğinden (ininden) çıkarır.
    Onur kırıcı, sert, kötü sözler insanı öfkelendirir; sabrını taşırır, çileden çıkarır, hoş olmayan davranışlara sürükler. Bunun aksine yumuşak, tatlı, hoş sözler de öfkeli, geçimsiz, saldırgan insanları yatıştırabilir; zarar vermelerinin önüne geçip onları doğru yola sokabilir.

    Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez.
    Aç, yemek yeme ihtiyacı olan, yemesi gereken kimsedir. Bu insanın düşüncesi de karnını doyurmaktır. Onun bu isteği kimi özürlerle giderilip geçiştirilemez, böyle yapılmak istenirse kimi anlamsız ve aşırı davranışlara kaymasına neden olunur. Çocuklar da bir şey istediler mi hemen onun yerine getirilmesini isterler, beklemek nedir bilmezler.

    Aç (arık) at yol almaz, aç (arık) it av almaz.
    İş gördürülen kimselerden verim umuluyorsa onlar aç, yoksul ve zaruret içinde bırakılmamalı, her yönden tatmin edilmelidirler.

    Aç ayı oynamaz.
    Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir; insan ya da hayvan olsun, çalışan mutlaka doyurulmalıdır.

    Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.
    Yönetiminde bulunan, gözetiminde olan kimseleri maddî ve manevî yönden tatmin etmelisin. İnsanları bu yönlerden sıkıntıya düşürür, emeklerinin karşılığını vermez, kötü muameleye maruz bırakırsan yanlış yola saparlar; söz dinlemez olurlar, arsızlaşırlar.

    Aç doymam, tok acıkmam sanır.
    Uzun süre yokluk içinde olan aç insan elde ettiğinden çoğunu ister, tatmin olmaz, yetmeyeceği duygusunu taşır. Tok, yani varlıklı insan ise var olanla yetinir gibidir, elindekilerin bir gün gelip tükeneceğini düşünmez, yeni kazanç yollarına başvurmaz, dahası elindekileri bilinçsizce harcamaya devam eder.

    Aç elini kora sokar.
    Aç ve yoksul insan, zorunlu ihtiyaçlarını gidermek için canı pahasına bile olsa her türlü tehlikeye atılmaktan çekinmez.
    Aç gözünü, açarlar gözünü.
    Uğraşılarında, giriştiğin işlerinde uyanık bulunup dikkatli olman gerekir; yoksa umulmadık, beklenmedik bir anda büyük zararlarla karşı karşıya kalabilirsin. Bu belâdan sonra aklın başına gelir ama iş işten geçmiş olur.

    Açık ağız aç kalmaz.
    Çalışan, didinen, ne istediğini bilen, bıkmadan usanmadan bunu dile getiren kişi geçim yolunu bulur; muhtaç duruma düşmez, aç kalmaz.

    Açık yaraya tuz ekilmez.
    Acısı ve derdi taze olan bir kimsenin üzüntüsünü artıracak söz ve davranışlardan kaçınmak gereklidir.

    Açık yerde tepecik kendini dağ sanır.
    Kıymetli, yetenekli kimselerin bulunmadığı veya az bulunduğu bir yerde, kendinde az da olsa bir şey bulunan kimse böbürlenmeye, büyüklük taslamaya başlar.

    Açılan solar, ağlayan güler.
    Hayatta hemen her şey bir değişimin içindedir, olduğu gibi kalmayıp tersine dönebilir, güzel çirkinleşebilir; mutsuz mutlu, yoksul da zengin olabilir.Msn Öğretmen öss kpss Gazeteler Sohbet hazır mesajlar ders izle Belirli Gün ve Haftalar Çanakkale savaşı şiir

    Açın gözü ekmek teknesindedir (olur).
    İnsanın tek amacı, öncelikle kendisi için gerekli, yaşaması için zorunlu olan, yokluğunu çektiği şeyi elde etmektir.

    Açın karnı doyar, gözü doymaz.
    1. Bir şeyin uzun süren yokluğu açlık ve doyumsuzluk duygusuna iter insanı; bu insan hiç doymamış, aç kalacakmış gibi davranır; gözü nesnelerde kalır, o nesneleri kaybedecek sanısına kapılır. 2. İhtiraslı kişi elindekiyle yetinmez, daha fazlasını ister.

    Aç kurt bile komşusunu dalamaz.
    Komşu hakkı çok yücedir. Komşuya hangi şartlarda olursa olsun, aç ya da zengin iyi davranılmalıdır. Çünkü toplumun dirlik ve düzenliği bir yönüyle buna bağlıdır.

    Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.
    Sır özeldir ve gizli tutulmalıdır. Onun gerçekten duyulup yayılması istenmiyorsa, dosta bile açılmamalıdır. Açılırsa o da ağzından kaçırabilir ya da yakınına anlatabilir, bunu başkaları duyabilir, saklamaya çalıştığın şey sır olmaktan çıkar, yayılır.

    Aç ne yemez, tok ne demez.
    Yoksul kişi ihtiyaç duyduğu şeyin en kötüsüne bile razı olur; iyisini, kötüsünü arayacak durumda değildir. Oysa varlıklı kişi için durum farklıdır, o her zaman daha iyisini ister, en güzel şeylerde bile bir kusur bulur, mırın kırın eder.

    Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır (görür).
    Yoksulluk çeken, varlık yüzü görmeyen kişi sürekli ihtiyaç duyduğu şeylerin hasretini çeker; kendisini onları elde etme hayaline kaptırır, olmayacak düşler kurar.

    Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.
    Hoşuna gitmeyecek sözler söylenmesine, hakkında kötü şeylerin ortaya çıkmasına yol açmak istemiyorsan karşındakini kızdırma.

    Aç tokun yüzüne bakmakla doymaz.
    İnsan ihtiyaç duyduğu, sürekli yokluğunu çektiği şeyleri varlıklı kimselerde görmekle onlara sahip olmuş sayılmaz. Tatmin olabilmek için onları gerçekten elde etmelidir.

    Adalet ile zulüm bir yerde barınmaz.
    Bu iki şey tamamen bir birinin karşıtıdır. Hak, hukuk ve doğruluğun bulunduğu yerde zulüm olamaz, zalimler bulunamaz. Zulmün bulunduğu yerde ise hak yeme, sömürü, eğrilik, azgınlık vardır ve orada da ne adalet ne de âdil vardır.

    Adam adama her daim muhtaç (gerek olur).
    Tek başına yaşamak oldukça zor olduğundan insanlar bir arada yaşarlar, dayanışmaya gerek duyarlar. İhtiyaçlar bu sayede karşılıklı olarak giderilir. Bu bakımdan hiçbir insanı küçümseyip yararsız saymamalı; olur ki bir gün, hiçlenen o insanın yardımına gerek duyulabilir.

    Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil (Adam adama yük olmaz).
    Birileri gelip konuğumuz olabilir, evimizde kalabilir. Bu konuk tıpkı can gibidir; can nasıl gövdeye geldiği gibi gidiyorsa, konuk da günün birinde geldiği gibi gidecektir. Bu sebeple yanımıza gelen arkadaş, dost, yakın ve konuklarımızdan yaka silkmemeliyiz.

    Adam adamdan korkmaz, utanır (hatır sayar).
    Bir kimse kendisine yapılan kabalık, kötülük karşısında sert tepki göstermiyor, benzer bir şekilde karşılık vermiyorsa, bu korktuğundan değildir; hatır saydığındandır, utandığındandır, duygularına egemen olduğundandır.

    Adam adam denmekle adam olmaz.
    Değerleri olmadığı hâlde değer verip saygı duyarak, bazı unvanlar vererek, överek, pohpohlayarak bir kimseyi iyi yetişmiş, değerli bir kimse yapamayız. Gerçek şahsiyet, olgunluk, insana yakışacak durum, tutum ve davranış insanın kendinde bulunmalıdır.

    Adam adamdır, olmasa da pulu; eşek eşektir, olmasa da çulu.
    Bir kimsenin toplumdaki seçkin yeri ve önemi zengin ya da yoksul hâliyle ölçülemez. Kimi insanlar son derece yoksuldurlar ama kendilerinde bir adamlık vardır. Kimileri de zengindir ama insanlıktan nasiplerini almamışlardır. Dolayısıyla yoksul olmak insanın değerini düşürmez, zengin olmak da değerini artırmaz.

    Adam adamı bir kere (defa) aldatır.
    Bir kimse, huyunu suyunu bilmediği bir kişiye bir kez aldanır; bir daha aldanmaz. Çünkü bir kez aldanmış ve ders almıştır. Artık kendini ona göre ayarlar, karşı tarafın düzenbaz olduğunu bildiği için tedbir alır, düzenbaz ne derse desin inanmaz ve tuzağına düşmez.

    Adama dayanma ölür, duvara (ağaca) dayanma yıkılır (kurur).
    İnsanlar hayatları boyunca birbirlerine destek verirler, yardımcı olurlar. Ne ki her destek ve yardım sürekli olmaz. O hâlde insan, yapacağı işlerde başkalarının yardımına ve desteğine değil, öncelikle kendi gücüne, bilgi ve becerisine dayanmalı ve güvenmelidir.

    Adam ahbabından bellidir (Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu diyeyim).
    İnsan daha çok anlaştığı, huyunu suyunu bildiği, sevdiği, yanında bulunmaktan hoşlandığı kimselerle arkadaşlık kurar; dostluk eder. Dolayısıyla bir kimsenin iyi ya da kötü olduğu, arkadaşlık kurduğu kimsenin kişiliğine bakılarak anlaşılabilir.

    Adamak kolay, ödemek güçtür.
    Bir işi yerine getireceğim demek, davranışıyla ya da tutumuyla o işi yapacağım duygusu uyandırmak, umut vermek kolaydır. Ne var ki yerine getirmek ve yapmak güçtür. Çünkü bu, bir çabaya, bir maddeye ya da bir paraya dayanır; bunlar da zor sarf edilir şeylerdir.

    Adamın (insanın) adı çıkacağına (çıkmaktansa) canı çıksın (çıkması yeğdir).
    Toplumun bir insan hakkında verdiği yargı kolay kolay değişmez. Eğer bir adamın adı kötüye çıkmış, bu yanıyla şöhret bulup tanınmışsa, bu durum onun için katlanılmazdır. Nereye gitse kötü yanı yüzüne vurulacak, itilip kakılacak, aşağılanıp toplum dışına itilecektir. Böyle bir hayatı yaşamak, o insan için yaşarken ölmek demektir.

    Adamın iyisi alış verişte belli olur.
    Alışveriş bir insanın karakterini, iyi ya da kötü oluşunu belirleyen en önemli ölçütlerden biridir. Alışveriş her şeyden önce çıkara dayanır. Birçok insan da çıkarı için ahlâk kurallarını çiğnemekten kaçınmaz. Bunu anlamanın en iyi yolu da kişiyi alışverişte denemektir. Alışveriş sırasında hileye başvurmayan, hakkı gözeten, yalan söylemeyen, ahlâksız yollara sapmayan kimse iyi insandır.

    Adamın iyisi iş başında belli olur.
    İnsanı gösteren sözü değil, işidir. Bir insanın gerçek değeri; becerikli mi beceriksiz mi, çalışkan mı tembel mi, başarılı mı başarısız mı, iyi mi kötü mü olduğu yaptığı işlerle, çevresindekilere karşı takındığı tutumla ölçülür.

    Adamını yere bakanından, suyun ağır (sessiz) akanından kork (sakın).
    Genellikle sessiz akan sular derin ve tehlikeli olurlar. Bir olay karşısında duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan, niyetini belli etmeyen, sessiz kalan kimseler de ağır akan suya benzerler. Sinsidirler, içlerinde besledikleri kötülükleri hissettirmezler, bu bakımından sakıncalıdırlar.

    Adam olana bir söz yeter.
    İyi yetişmiş, kişilikli, anlayışlı, duyarlı kişiler kendilerine söylenen sözü, ilk söylenişinde anlarlar ve sözün gereğini yerine getirirler. Bir sözü defalarca söyleten, söyleyeni zorlayan, çıkmaza sokan kimselerde ise, bir kavrayış noksanlığı, bir ahlâk eksikliği var sayılabilir.

    Âdemoğlu (insanoğlu) çiğ süt emmiştir.
    Başlangıcından bu yana nankörlük insanoğlunun değişmez bir sıfatı olagelmiştir. Yapılan bir iyiliğe karşı, çokluk kötülükle cevap vermek, insanın atamadığı huylarındandır. Sanki bu, insanda değişmez bir hâldir. Bu bakımdan insanoğlu güvensizdir, ona karşı daima dikkatli olunmalıdır.

    Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur.
    Büyüklerin küçükler üzerinde büyük bir etkisi vardır. Çocuklar, çokluk büyüklerini örnek alırlar. Onlardan ne görürlerse onu yapmaya çalışırlar. Bu sebeple, anne-babanın çocuklar, büyüklerin de küçükler üzerindeki etkisi, eğitim açısından oldukça önemlidir.

    Ağacı kurt, insanı dert yer.
    Ağaç kurdu, içine yerleştiği bir ağacı veya tahtayı özünden, içten içe yiyerek çürütür ya da kurutur. Dert ve üzüntü de tıpkı ağaç kurdu gibidir. İnsanı içten içe yıpratır, perişan eder, dayanıksız kılar, yiyip bitirir.

    Ağaç kökünden yıkılır.
    Ağacı ayakta tutan, onu toprağa bağlayan kökleridir. Onun bütün dallarını kesebilirsiniz, ancak yıkamazsınız. Yıkmak için köklerini topraktan çıkarmak zorundasınız. Bir aile, toplum ya da düzen de tıpkı ağaç gibidir. Onu da ayakta tutan bir temel (kök) vardır. Kimi ayrıntılarını (dallarını) yok edebilirsiniz, ancak yıkıp bozamazsınız; yıkmak için temelini sarsmak, ana noktalarını bozmak zorundasınız.

    Ağaç yaprağı ile güzeldir (gürler).
    Bir ağacı güzel gösteren, verimli kılan, canlı tutan yaprakları, çiçekleri ve meyveleridir. Varlığını ancak bunlarla kanıtlar. İnsanlar da böyledir. İnsan ailesi, çocukları, yakınları ve dostları ile bir bütün oluşturup varlık gösterebilir. Eğer bunlardan mahrum olursa yapraksız, çiçeksiz ve meyvesiz bir ağaç gibi kalır ortada; cansız, kurumuş gibi, güçsüz ve verimsizdir.

    Ağaç yaş iken eğilir.
    Çocuklar mutlaka küçük yaşta eğitilmelidirler. Bu yaşlarda işlenmeye, her türlü bilgiyle donatılmaya elverişlidirler. Zaman geçip de büyüdükçe eğitilmeleri zorlaşır. Yaşlı insan kolay kolay eğitilmez. Onlar tıpkı kuru bir ağaç gibidirler. Eğilmezler, buna zorlanırlarsa kırılırlar. Bu sebeple onlara yeni bir davranış kazandırmak imkânsız gibidir.

    Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter.
    Yüce Allah, her canlıyı yaratırken onunla birlikte rızkını da yaratır. Ancak insanlar aç gözlülük edip kimilerinin hakkını gasbederler, rızklarına el koymaya çalışırlar. Dolayısıyla kimileri aç ve yoksul kalır. İnsanlar bu tavırlarından vazgeçmiş olsalar, herkesin rızkının kendisine yeter olduğu apaçık ortaya çıkacaktır.

    Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır.
    Gittiğimiz yolda, tuttuğumuz işte ilerlemek istiyorsak acele edip telâşa düşmemeliyiz. Yavaş yavaş ama güvenli, gerekli bir tempoda, emin adımlarla yürümeliyiz. Böyle hareket etmezsek, aceleciliğimiz yüzünden sürçebilir, yolumuzu şaşırabilir, sonuca da ulaşamayız.

    Ağır kazan geç kaynar.
    1. Herkesin anlayış yeteneği bir değildir, öğrenme kabiliyetleri de farklıdır. Kimi kalın kafalı kimseler bir meseleyi oldukça geç ve zor kavrarlar. 2. Bazı beceriksiz, tembel kişiler işlerini geç yaparlar ve zamanında yetiştiremezler. 3. Ağırbaşlı, olgun kimseler bir olay karşısında hemen öfkelenip telâşlanmazlar.

    Ağır ol, batman gelesin.
    Temkinli, ağırbaşlı, ölçülü ol ve dengeli hareket et ki, itibar göresin; sevilip sayılasın. Çünkü hafif meşrep, sulu, çabuk kızıp taşkınlık gösteren, aceleci kimseler toplumda pek sevilip yer edinemezler.

    Ağır taş batman döver (yerinden oynamaz).
    Tutarlı, ölçülü, ağırbaşlı, temkinli kimselerin toplumda etkin bir yerleri, ayrıcalıklı bir kişilikleri vardır. Bu ayrıcalıkları sebebiyle onlara kolay kolay kimse ilişmeye cesaret edemez, onları hırpalamaya öyle herkesin gücü yetmez, dolayısıyla ister istemez saygı görür ve yerlerini korurlar.

    Ağır yongayı yel kaldırmaz.
    Davranışları ölçülü, sözleri yerinde, temkinli ve ağırbaşlı olan insanlara dış etkenler, niyeti bozuk kimseler kolay kolay zarar veremezler.

    Ağız yer, yüz utanır.
    İkram kabul eden, armağan alan kişi, bunları kendisine sunan kimsenin istediğini yerine getirme zorunluluğunu duyar; bir borçluluk duygusuyla bu isteği reddetmeye utanır, istemese de işi yapar.

    Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
    Hakkımızın yendiği yerde susup sonuca katlanmak doğru değildir. Susar, sesimizi çıkarmaz, hakkımızı aramazsak kimse bize yardım elini uzatmaz; hakkımızı vermez. Onun için hakkımızı arama yoluna gitmeli ve bu yolda sesimizi duyurmalıyız.

    Ağlatan gülmez.
    Başkalarına zulmeden, sıkıntı veren, çile çektiren kimselerin kötülükleri karşılıksız kalmaz; günün birinde bu dünyada ya da öteki dünyada kendisine döner, yaptıklarının cezasını mutlaka çeker, o da ağlar.

    Ağrısız baş mezarda gerek (olur).
    Yaşayan her insan dertten, çileden yakasını kurtarabilmiş değildir. Yaşadıkça da kurtaramayacaktır. Dolayısıyla dertsiz insan ancak mezarda bulunur. Bu demektir ki, insan dertten ancak ölünce kurtulacaktır.

    Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovar.
    Vakit ve fırsat varken (yazın) çalışmayan, tembel tembel oturan, keyfini düşünen kimse, fırsat kaçtıktan sonra, çalışmanın zor olduğu günlerde (kışın) geçim sıkıntısı çeker; perişan olur, aç kalıp yoksul düşer.

    Ah alan onmaz.
    Zulmeden, hak yiyen, kötülük yapan ve bu sebeple birilerinin bedduasını alan kimse iflâh olmaz; onun sonu iyi değildir, yaptıklarının cezasını mutlaka görür.

    Ahlatın (armudun) iyisini ayılar yer.
    Değerli, güzel ve iyi şeyler çoklukla onlara lâyık olmayan kimselerin eline geçer ve onlarca kullanılırlar. Bu da gösteriyor ki, insanlar gelişen olaylara çok kez engel olamazlar.

    Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.
    Anlayışı kıt, beceriksiz, yüzsüz ve yılışık, çıkarcı kimselere gereksiz yere yakınlık gösterilmemelidir. Yoksa bu yakınlığı kötüye kullanabilir. Yerli yersiz karşınıza çıkıp sizi rahatsız ve huzursuz edebilir. Bu gibi kimselerle kurulacak ilişkilerde dikkatli olunmalıdır.

    Ahmak iti yol kocatır.
    Bazı insanların girişimleri, uğraşıları, didinmeleri, yaptıkları işleri ahmaklıkları yüzünden sonuçsuz kalır; yıpranmalarına yol açar. Bunun böyle olmasının sebebi, işe iyi düşünmeden, plân yapmadan girmiş bulunmaları, karşılarına çıkacak aksilikleri hesaplamamış olmalarıdır. İşte böylesi bir giriş, onları tekrar tekrar yapmak zorunda bırakmış, zaman kaybettirmiş, yormuş ve yıpratmıştır.

    Akacak kan damarda durmaz.
    “Takdir, tedbiri bozar” derler. Bir zarara uğramak, önemli bir şeyimizi kaybetmek kaderimizde varsa, ne yaparsak yapalım, ne önlem alırsak alalım bunun önüne geçemeyiz. Bugün ya da yarın, er veya geç olan olacaktır.

    Ak akçe kara gün içindir.
    Emek vererek, alın teri dökerek kazandığımız para, sıkıntılı anlarımız ve zor günlerimiz içindir; bizi darlıktan bu para çekip kurtarır, rahata erdirir. Dara düşülen günlerimizde bu parayı harcamaktan da geri durmamalı, çekinmemeliyiz.

    Akan su yosun (pislik) tutmaz.
    Bilinen bir şey ki, devamlı akan su kendini ve yatağını temiz tutar; hareketsiz ve birikinti hâlinde olan su da aksine mikrop ve pisliği bünyesinde taşır. Denebilir ki hareketlilik, canlılık ve çalışkanlık insanı canlı ve üretken yapar; iyimser kılar, kötülükten uzak tutar, düşkünlüğünü önler; böylece de o insan hem kendine, hem de başkalarına yararlı olur.

    Akar su çukurunu kendi kazar.
    Azimli olan, bir şey yapma isteği ve gücünü taşıyan, gayretli ve atak kimseler zorluklara boyun eğmezler; amaçlarını gerçekleştirmek için imkân ararlar, yollarını ne yapıp edip bulurlar.

    Akan suya inanma, el oğluna güvenme.
    Kimi akar sular yavaş aktığı için tehlikesiz görünebilir, ancak yine de güvenmemelidir. Bir an o suya kapılıp sürüklenebilir, derinlere ve burgaçlara çekilip boğulabiliriz. El oğlu da tıpkı bu akar sular gibidir, kimi yanlarına bakarak onlara güven duyamayız. Çıkarı için bizi tuzağa düşürebilir, başımıza olmadık işler açabilir, zor durumda bırakıp zarara uğratabilir. Bunun için temkinli olmalıyız.

    Akıl akıldan üstündür.
    Her insan aynı anlayış, bilgi ve düşünme gücüne sahip değildir. Bizim akletmediğimizi, bir başkası akledebilir. Biri bizden daha iyi düşünüp karanlık bir noktada bize ışık tutabilir. Bu bakımdan önemli işlerimizde güvenli, geniş düşünce sahibi kimselere danışmaktan, onların bilgi ve tecrübesine başvurmaktan kaçınmamalıyız.

    Akıl için tarik (yol) birdir.
    Bir mesele ancak akıl yoluyla çözülebilir. Bu yol ise tektir. Doğru düşünenlerin, mantıklı olanların bu yolu izlediklerinde vardıkları sonuç hep aynı olacaktır.

    Akıl kişiye (adama) sermayedir.
    Giriştiğimiz hemen bütün işlerde başarılı ya da başarısız olmamızdaki en büyük etken akıldır. O, yapmaya çalıştığımız işte baş aracımızdır. Onu gerektiği gibi, yerinde kullanırsak iyi sonuç almamız kolaylaşır. Hemen her işte bir sermayeye gerek duyulduğu açıktır. Bu sermaye de paradır. Ama unutmayalım ki, paranın da işe yarar şekilde kullanılması akılla olur.

    Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır (Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun).
    Düşüncesiz ve yersiz davranan, gerçeği görmeyen, anlayışı kıt kimseler yaptıkları işlerin, söyledikleri sözlerin ne gibi sonuçlar doğuracağını hesap edemezler. Bu yanlarıyla, iyi niyetli de olsalar dostlarına bilmeyerek zarar verebilirler. Bunun aksine, akıllı düşmanın neler yapabileceği, hangi yollara başvuracağı önceden tahmin edilip sezilebilir; dolayısıyla kişi tedbirini alır, kendisine gelebilecek zararları önlemeye çalışır.

    Akıllı hırsız, şaşkın ev sahibini bastırır.
    Aklını kullanmasını bilen, açık göz, uyanık ve düzenbaz kimseler düşüncesiz, kavrayışı kıt, ahmak ve şaşkın kimseleri aldatmakta bir zorlukla karşılaşmazlar. Hatta bu kimseler, karşılarındaki bu aptal insanları, haklı da olsalar haksız çıkarabilirler; kendilerini suç işlememiş gibi gösterebilirler.

    Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer.
    Önlem almaya, hazırlıklı olmaya alışmış kimi tedbirli kimse, hemen her şeyde bir sonuca ulaşmak için sağlam bir yol arar. Bunun için de düşünüp taşınır, kolay kolay karar veremez. Dolayısıyla da epey zaman harcamış ve sonuca ulaşmakta gecikmiş olur. Oysa gözü pek atak ve yeterince düşünmeden karar veren kimse, tehlikeyi göze alıp işe girişir ve sonuca daha çabuk ulaşır.

    Akıllıyı arkada tutma, akılsızı kılavuz etme.
    Hangi işte, hangi yönetimde olursa olsun sağlıklı bir sonuca gidilmek isteniyorsa, mutlaka iyi ve doğru düşünenlere, işinin ehli ve akıllı kimselere öncelik verilmelidir; onlar takipçi değil, takip edilenler olmalıdır. Eğer bunun tersi yapılıp akılsız, ahmak, beceriksiz, anlayışı kıt kimselere öncelik verilir, onlar iş başına getirilirse yapılan işten olumlu bir sonuç elde edilemez; elde kalan yalnızca zarar olur.

    Akıl para ile satılmaz.
    İnsanlar akılca eşit değillerdir. Kimileri akıllı, kimileri aptaldır. Bunu değiştirmek mümkün değildir, böyle de sürüp gidecektir. Üstelik akıl, somut bir şey de değildir. Sonradan da elde edilemez, parayla da alınıp satılamaz. Etrafımıza şöyle bir baktığımızda delice işler yapan varlıklı insanlar, akıllıca işler yapan yoksul insanlar görürüz. Eğer akıl parayla satın alınmış olsaydı zenginlerin dilece işler yapmadıklarına tanık olabilirdik.

    Akılsız başın zahmetini (cezasını) ayaklar çeker.
    1. İyi düşünüp taşınmadan, eni konu hesaplamadan verdiğimiz kararlar, yaptığımız girişimler bizi kötü sonuçlarla karşı karşıya bırakır, çıkmaza sokup oraya buraya koşturur, yorgun düşürür. Hemen her şeyi yeni baştan yapmak durumuyla yüz yüze getirir. 2. İşin başında olanların akletmeden verdikleri yanlış karar ve ortaya koydukları tutumların doğurduğu kötü sonuçların sıkıntılarını, zahmetini buyruk altında çalışanlar çeker.

     
  • sozlerguzel 1:57 pm on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: ALdatma nickleri, ALdatma resimleri, Aldatma Sözleri, ALdatma Smsleri, duygusal ALdatma sözleri, en güzel ALdatma Sözleri, Güzel ALdatma Sözler, Güzel ALdatma Yazıları, güzel yeni ALdatma sözleri, Kısa ALdatma sözleri   

    Aldatma Sözleri 

    Aldatma Sözleri En güzel Aldatma Sözleri

    вαşкαѕıηı αℓ∂αтαяαк ѕαηα gєℓмє∂ιм,ѕєηι αℓ∂αтαяαк вαşкαѕıηα gιтмєм!…”

    ѕυѕмα çσк ѕσяυ ѕσямα,α∂αмı вυηαℓтмα,нєѕαρѕız уєяє ѕσяυη уαяαтмα,∂ιηℓє αηℓα νє уαяgıℓαмα…!!!

    Aldatma Sözleri

    єтιкєтє gєяєк уσк єѕкιℓєя тαηıя вιzι

    ∂ση’т ƒσяgєт мє ηє σℓυя вєηι тєякєтмє..

    ~~вєηι вιя ѕєη αηℓα∂ıη , ѕєη ∂є уαηℓış αηℓα∂ıη. ~~

    ~~~ηαѕıℓ вιя ѕєν∂αуѕα вυ “кαяşı” кσуαмαм~~~

    ѕαηмα ѕαкıη ѕєη∂єη, вєη кєη∂ιм∂єη ναzgєçтιм !!

    “ѕєηι ѕєνιуσяυм” ∂єякєη, αѕℓıη∂α öуℓє υzυη кσηυşυуσя∂υм кι вιя вιℓѕєη..

    вιя ιηѕαηı ƒαяк єтмєує вιя ∂αкιкα,тαηıмαуα вιя ѕααт,αηℓαмαуα вιя güη,ѕєνмєує вιя нαƒтα уєтєя;αмα υηυтмαуα вιя öмüя уєтмєz….

    вιя тαтℓı αşк güℓüşü özℓє∂ι gözℓєяιм, νє ѕєη нαηgι αℓєм∂є нαηgι ∂üşℓєя∂є ιѕєη gєℓ, çüηкü güℓüşüηü çσк özℓє∂ιм

    ●●•нєяşєуι öğяєη∂ιğιη кα∂αя вιℓιяѕιη.вυηυ ∂α öğяєη ѕєν∂ιğιη кα∂αя ѕєνιℓιяѕιη●●•

    Benim için giden gider, gittiği gün biter!

    єภ Ŧєςเ ๏lคא אคlภเzlเк єภคςเ ๏lคא ๏lย๓ єภ ยzยภtยlย ๏lคא ยภยtยl๓คк єภ ร๏ﻮยк ςєשคק ђคאเг Ŧคкคt єภ รเςคк кєlเ๓є รєภเ รєשเא๏гย๓

    ‘Gitmeye de bilirim. Gitmeyi de bilirim…’

    ∂υяυмυм çєνяιм ιçι/вєуηιм мєşgυℓ/яυнυм нємєη ∂öηє¢єк/αкℓıм ∂ışαяı∂α/єℓιм тєℓєƒση∂α/кαℓвιм çєνяιм∂ışı

    Harcadınız Beni Artıq yeter,Her yeni Sevgili Daha da Beter,Teker Teker gelin ULan Teker teker Sizi Bana Sayıyla mı Verdilerr??

    уα кαℓ вєηιмℓє ѕöz єтмє gι∂ιşℓєя∂єη уα∂α ѕιℓιηѕιη ιѕмιη∂є ¢ιѕмιη∂є

    ѕєηι ѕєηιηℓє уαşαмαк ναякєη ѕєηѕιz уαşαмαк zσяυмα gι∂ιуσя

    % – YaLnızıM ELmA ŞekeriM SensiN ßeniM TeK NefesiM..- %

    ßasiTLEr iftira EdeR ! / AcizLeR ŞikayeT EdeR.! / AsiLLEr De İdare EdeR..!

    AvriL’in de Dediği Gibi –> [ Don’T TeLL Me..]😥 :@

    кüℓℓєяℓєη ∂σğ∂υм ηє ιℓктιм ηє ѕση∂υм

    Hεя ℓįмαήα Uğяα αмα Dεмįя αŦмα ßu ßεήįм Ŧεκ hαŦαм

    +*¨^¨*+ αуηι нαтαуι ιкι кєz уαρмα +*¨^¨*+

    “кσηυѕмαк ιнтιуα¢ σℓαвιℓιя, αмα ѕυѕмαк вιя ѕαηαттιя…”

    •°o.O α¢ι çєкмєуєηℓєя, вαѕкαℓαяιηιη α¢ι çєкєвιℓє¢єgιηι αкιℓℓαяιηα вιℓє gєтιяємєzℓєя O.o°

    ιℓєяℓє∂ιgιηιz уσℓ∂α нι¢ вιя zσяℓυкℓα кαяѕιℓαѕмιуσяѕαηιz, вιℓιηкι σ уσℓ αѕℓα ѕιzι ∂σgяυуα υℓαѕтιямαz…!”

    αѕℓα вιяιℓєяιηιη υмυ∂υηυ кιямα. вєℓкι ∂є ѕαнιρ σℓ∂υкℓαяι тєк ѕєу σ∂υя؟؟؟

    •?•??•?• Öyle Bir Sevdiki kalbim Unutmaz Artik Bir An »» Seni ==>> …. «« .!!•?•??•?•

    öLüм öиcєsi yorguиLuк vαr gözLєriмdє….göLgєм вiLє вoğмαк içiи fırsαт кoLLuyor

    Bir GözLerim Wardı GözyaŞım KaLdı..😥 Son İLacım Wardı O da Sensiz KaLdı..Bitti Yüreğimde Acısı KaLdı

    — / DöN! NasıL KimLE NerdeyseN.. DöN! ßenİ ßiraZ SevdiyseN ../ —

    kenardan be geçeyim yol senin olsun ben zehir içeyim su senin olsun bir tane sewgili bulmuşsun hayırlı olsun bir tanede bende war haberin olsun…

    HAYATTA KİMSEYE DEĞERİNDEN FAZLA DEĞER VERME ÇÜNKÜ HAYAT ACIMASIZDIR İNSANLAR İKİ YÜZLÜ

    NEDEN GİTTİN GÕZBEBEĞİM SENİ ÇOK SEWMİŞTİM SANA DEĞER VERMİŞTİM.BEN SENDEN ÕĞRENDİM YANLIZLIĞI!

    Kir Kalbimi Gönlün Olsun, Al Herseyim Senin olsun…Simdi Baska Kollardayim, Bude Sana \”KAPAK OLSUN\” !!!

    Hayatta kimse için aglamaya degmez Aglamaya degenler zaten aglatmaz Birgün aglaman gerekirse basini dik tut ki Gözyaslarin seni aglatan kisi kadar alçalmasin

    zarf pulu zampara dulu ALLAH kulu sever

    BENİ ALDAT AMA KENDİNİ ALDATMA

    Aldatmanın erkeklere has bir davranış olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Kadınlar da artık eşlerini aldatıyorlar ama nedenleri farklı…

    Aldatma düşüncesi bile tüylerimizi diken diken ederken bunun eyleme dönüşmesi kimi zaman kaçınılmaz oluyor. Eşinden / sevgilisinden ilgi görmeyen kadının gözleri dışarıda gezmeye başlıyor ve aradığı sevgiyi / ilgiyi yakaladığı anda kendini kaybedebiliyor.
    İşte kadınların aldatma sebepleri:
    • Aslında beni hiç sevmemişâ€¦
    • Meğer beni aldatıyormuş!
    • Son zamanlarda bana kötü davranıyordu.

    Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
    Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz???
    Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
    Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
    Rus : Evi terk ederim.
    Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
    Italyan : Kadini vururum.
    Ispanyol: Kocami vururum.
    Yunanli : Her ikisini de vururum.
    Türk : Benim kocam yapmaz!

    beni sözde çok seviyordu hatta benim için ölüyordu ama neymiş eteğim uzunmuş yok saçlarım uzun muş yok elini tutmuyormuşum ama doğru söylüyo benim gibi namuslu kız ona yaramaz ona namusuz kız lazım(bu gerçek

     
  • sozlerguzel 10:04 am on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: AyrıLık nickleri, AyrıLık resimleri, Ayrılık Sözleri, AyrıLık Smsleri, duygusal AyrıLık sözleri, en güzel AyrıLık Sözleri, Güzel AyrıLık Sözler, Güzel AyrıLık Yazıları, güzel yeni AyrıLık sözleri, Kısa AyrıLık sözleri   

    Ayrılık Sözleri 

    Ayrılık Sözleri En güzel ayrılık nickleri

    umutları yok ettiği anda, umutları yeşertecek bir sevgiye ihtiyaç duyarsan ben hep o bildiğin adresteyim

    Adını kalbime aşkla kazımıştım boş ver aldırma belki bir gün silerim.Güzel bir rüyayı gerçek sanmıştım. Seni sevdiğim için özür dilerim.

    Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz. Her şeyi unuturda şu gönlüm bir seni unutamaz.

    Ağlayışım terk edip gidisine değil.Ben; sensizken senden diye sensizi ligi de sevmiştim.Sen; seninle birlikte sensizliği de alıp gittin.

    Ağzımın Tadı Yoksa, Hasta Gibiysem, Boğazımda Düğümleniyorsa Lokmalar, Buluttan Nem Kapıyorsam İnan Hep Güzel Gözlerinin Hasretindendir.

    Akılsız adam mutluluğu uzaklarda, Akıllı ise O’nu ayaklarını altında arar… Seninle olmak varken;Sensiz kalmak, Yaşamak dururken ölmek demektir…

    Allahım beni öyle bir son bahar ayazında canımı al ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamasın…

    Almak istedim , ellerini alamadım Bakmak istedim, gözlerine bakamadım Sarmak istedim, kollarıma saramadım Görmek istedim, son defa göremedim çünkü aramıza ölüm girdi…

    An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış. Kahkaha bir maske derler birimisin?İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış.

    Aramıza yollar, yabancı kollar,zor yıllar girdi,ümitlerimi,saf sevinçlerimi derken seni kaybettim Bir iki sözle bir kaç şarkıyı, adaletsiz yargıyı Birde bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim.

    Araya koskoca yıllar girse de kalbim seninle bu can seninle koskoca dağlar girse de araya ben seni unutmam unutamam ki ben sana kocaman bir can verdim sen bana sevgi dürüstlük verdin ben seni nasıl unuturum ki sen bana bir can bir sevgi verdin..

    Artık günlerim günlerden uzun gecelerim gecelerden yalnız seni sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileyi gördüm hayatın her cilvesine alıştım yalnız senin yokluğuna alışamadım şimdi anlıyorum acıdan hasretten gözyaşından başka hiç bir şey vermemişsin bana yıkılan hayallerime yok olan geçmişime kaybolan geleceğime Ağladım Ağladım çocuklar Gibi Ağladım..

    Aşkım ne zaman dağlar sahili, mehtap geceyi dünya dönmeyi unutursa, bende seni o zaman unutacağım…

    Aşkımız su üzerine yazılan bir masaldı, göz kirpimi kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.

    Aşkın bitmiş olsa da hiç sevmesen de Beni çok aldattın hoş görmesem de Bir şeyler bulmuştum ben o sevginde Bekliyorum bir gün dönersin diye.

    Ay doğarken bir söğüdün arkasından,gül yüzünde sisli bir esintiyle,akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…

    Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgarın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle…

    Bak yine soldu güneş yine akşam oluyor ömrümün kadehine sensiz bir gün doluyor sen yoksun diye inan dertliğim kederliğim gelmezsen kahrolurum yıkılırım sevgilim seni çok seviyorum.

    Bana bir günün yirmi dört saat, bir saatin atmış dakika ve bir dakikanın atmış saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her anında birlikte olmamız dileğiyle sevgilim.

    Batık bir gemiymiş aşk limanında. Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.

    Bekleyiş bir özleyiş gönüldeki güzeli bir süsleyiş bin bir hisle sevmeli neden o çok sevene unut bekleme derler oysa seven ümitsiz olsa da bekler

    Ben ne Aşklar yaşadım ne vedalar ettim,ne kızgın çöllerinde yürüdüm aşkın,Senin kor dudakların vız gelir Güzelim…

    Ben senin yaşadığın gizli bir macerayım, Anlatılmaz bir roman, kapanmaz bir yarayım, Sığındığın limanlar unutturamaz beni, Ben senin yüreğinde en büyük FIRTINAYIM !

    Ben sensiz geçen günlerime yanarken, belki sen bensizliğe sevineceksin.. Ama şunu unutmak bir tanem; bir gün sen de SEVECEKSİN !!!

    Ben Sensizdim..! akşamın yaklaştığı saatlerde. kahrolursun görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır ansızın her gün batımı..

    Beni sensiz bıraktığın gün geliyor aklıma , düşünüyorum da çok acı çekmiştim, ama şu anda daha da çok çekiyorum ama biliyorum ki sen bu acıya hiçbir zaman değmedin beni hiç bir zaman sevmedin sen sevsen de sevmesen de ben seni sevdim hep de öyle kalacak..

    Beni terk ettiğin gün, saçlarından bir tel koparıp asacağım kendimi. Beni terk ettiğin gün, kirpiklerinden birini koparıp saplayacağım kalbime.

    Bir akşam yanımızda kimse olmaz ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir…

    Bir birimize söz vermiştik, Bütün ömür boyu ayrılmayacaktık, Yeminler etmiştik, Asla ayrılmayacaktık, Ama ne oldu Bir kış günü, yıldızların bakışlarında, Ayrılığımızı söyledik..

    Bir çiçeğim vardı, adını aşk koydum; KOPARDILAR, Bir çiçeğim vardı, adını sevgi koydum; SOLDURDULAR, şimdi yine bir çiçeğim var, adını izdi rap koydum; NE KOPARAN VAR, NE SOLDURAN…

    Bir daha görüşmemekti senin seçimin Seni severken kaybetmek niçin Anlamsız bir öfkeyle doldu için seni kırdım biliyorum bir hiç için Ayrılık nedenini hissediyorum Artık dönüşü yok biliyorum Her gün seni düşünüyorum Ama artık sensiz yaşıyorum Neyse canım sen son değildin Ama bil ki son olabilirdin Böyle olmasını da sen istedin Beni zaten hiç sevmedin.

    Bir eski dost gibi hatırla beni.Bir selam ver yeter.Unutmuş olsan da eski günleri.Adımı ara sıra an yeter.

    Bir Gece Ay Bana Sordu neden Seni Ağlatan Bir Kızla Berabersin? Aya Baktım Ve Dedim ki Sen Hiç Gökyüzünden Vazgeçebilircisin…

    Bir gece yarısı titreyerek uyanırsan bil ki resmini öptüğüm gündür, bir gün sebepsiz yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden bil ki yokluğundan öldüğüm gündür…

    Bir gün bir köşede sızıp kalırsam, El tanımasa da sen tanır mısın? Sorsalar sana kim bu diye, Bakıp yaptığından utanır mısın?

    Bir Gün Bu Köşede Sessiz Sedasız Hıçkıra Hıçkıra Ağlayacağım , şu Lanet kaderime Sitemler Edip , Tanrıya Son Kez Yalvaracağım , Güzel Gözlerin Gelecek Aklıma , Solup Gideceğim En Güzel çağımda , Sensizlik Beni çağırdığında , Boş Sokaklara Haykırdığında , Artık Burada Olmayacağım.

    Bir gün hayatın tüm güzelliklerinden vazgeçip sessiz sedasız ölüme gitmek istersen yanıma gel de sana sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim.

    Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.

    Bir gün yağmura yakalanırsan benden kaçtığın gibi yağmurdan da kaç.çünkü bulutların arkasında kaybolan aşkı için ağlayan benim.

    Bir mültecinin vatanı yada bir kölenin hürriyeti kadar uzak olsan da; sende hep gurbeti yaşasam da olsun: yeter ki beni yüreğinden sürgün etme…

    Bir ömür boyu seninleyim desende istemem artık.çünkü sen rüzgarın coşturduğu bir toz bulutusun.Bugün bana esersin yarın ellere…

    Bir ses beklemek senden. Soluk beklemek. Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Hiç bu kadar uzun susmadın sevdiğim. Hiç bu kadar uzun gitmedin bilmediğim yerlere, gözlerimi götürmeden yanında!

    Bir sevgilim var uzakta Yüzünü göremediğim, sesini duyamadığım Bir sevgilim var uzakta Elini tutamadığım, saçına dokunamadığım Ama gün gelir sevgilim bana dünden yakın olur.

    Bir soluk kadar yakın yıldızlar kadar uzak derler sevgi için.uzanır yetişemezsin,yetişir dokunamazsın,dokunur vazgeçemezsin vazgeçer ama asla unutmazsın.

    Bir umuttu yalnızlık bir şeyleri paylaşamamaktı belki,gözler dalıp giderken, yaralı bir serçeye ağlayan bir buluttu belki de,belki bel kilerle dolu bir hayattı bu..

    Bırak bu sevgimiz tertemiz kalsın sen benim içimde kanayan yarasın.bir gün gelir belki beni anlarsın dönüp te yüzüme nasıl bakarsın.

    Bırak yanın da olayım, sana sevgimi anlatayım. baktın olmadı,ölümüm kanıtlayacaksa sana olan sevgimi,senin için ölmeye ben çoktan razıyım.

    Biraz buruk bir duygu yüklenirse yüreğine gözlerin takılır kalırsa uzaklara hele kulakların deli gibi çınlarsa zamansız,bil ki bir yerlerde özleniyorsun.

    Bir gün bensiz bir yerde ağlarsan her düşen göz yaşında beni hatırla hafifçe yağan bir yağmurda saçlarını okşayan her damlada beni hatırla hiç aşık oldun mu diye soran olursa olmadım derken beni hatırla seni sevdiğimi daima hatırla..

    Bir gün sende seversin Bir gün sende ağlarsın O zaman ben gelirim aklına Belki geri dönmek bile istersin Ama vakit çok geç olacak Elimde değil seviyorum, özlüyorum Hep de öyle olacak.

    Bir gün sevgilim sordu Aşk nedir diye biraz zaman istedim düşüneyim diye. Ertesi gün gördüm onu bir başkası ile.Kulağına fısıldadım AŞK izdi raptır diye.

    Birlikte yaşayabileceğin biriyle değil, onsuz yaşayamayacağın biriyle ol. Geldiği zaman boşluk dolduran değil gittiğinde yeri doldurulmayan biriyle ol.

    Bitmesin isterdim umutlarımız.Bitmesin isterdim duygularımız.Ne çıkar sel olsa göz yaşlarımız.Her şey bitti artık bil bundan sonra..

    Biz ayrıldık ama şunu unutma yaşadığın şehirde beni sana hatırlatacak çok şey var.Baktığın her yer,gördüğün her nokta ve ayak bastığın her toprakta benden bir şeyler var.İşte unutamamamın sebebi de bu.çünkü bu şehrin her noktasında bizim anılarımız yaşıyor.

    Bu duvarlar duysa hıçkırığımı belki beni anlardı kalbimde bir umut gönlümde bir alev beni unutana söyleyin beni unutanı ben unutmadım elbet dönecek ya dönecek yada bu kalp onsuz ölüp gidecek.

    Bu gece rüyama gir gizlice sımsıkı sar öp kokla iyice sonra isyanlar savur küfret güzelce ve sonra çek git gitmen gereken yere yolun açık olsun.

    Bu gül sana vereceğim son hediyem maalesef ben sana bu gülü verecek kadar alçağım; ama yine biliyorum ki sen bu gülü alacak kadar alçak gönüllüsün..

    Bu yaşamdaki her şey yalan ve sen benim için bulutlar arkasındaki dokunulmamış bembeyaz bir sevgi yumağısın,ve şunu da biliyorum ki tüm sevgime rağmen bu yaşamda sevgisine layık olmadığım tek insan sensin.Sen ki en güzel sevgilere ve en muhteşem duygulara layıksın.

    Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün,bu ayrılık şarkılarını kurşuna düzeceğim.Seni benden ayrığı için kaderimi mahkemeye vereceğim. çok şey mi istedim senden hiç farkında olmadan bir çiçeğin bile kıymeti var sararıp ta solmadan bıktım artık bıktım hep sana hep bana hep bu umutsuz aşka ağlamaktan tek korkum Allah tan birde sensiz kalmaktan…

    Dağlara duman duman, hasret çöker, dağlara göz yaşlarım yağmur olur, yollara gönlümde bin yel eser, uzar gider daha sonlara… Ağlama, ağlama sen gözbebeğim, ağlama yalnız seni seveceğim, unutma ölsem bile döneceğim, inan gülüm sen ağlama…

    Denizin dibinden bir avuç sevgi çıkarırken vurgun yedi dalgıç ciğer bitse de yürek atmakta çünkü sevgi dipte hala ışıldamakta..

    Dilde söylenecek şarkımı kaldı mecnundan keremden farkım kalmadı artık ecelden de korkum kalmadı beni paramparça kırda öyle git.. Mutluluk hakkımdır diyemem artık nasibim ağlamak gülemem artık Senden başkasını sevemem artık kalbime kilit vur da öyle git..

    Dilerim tanrıdan yüzün hiç gülmesin Yıllarca benim gibi sevip sende acı çekesin sevgimi bilmedin suç bende mi! seven çeker acıyı sevmeyen ne bilsin.. Bana aşktan bahsetme sevmek kim sen kimsin.

    Doğan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak.

    Dostluk kolay kurulur ama devam ettirmek zordur. Bugün kırdım seni. Ama inan istemeden oldu. Bu nedenle senden çok, çok özür dilerim.

    Dün Gece Yine Aklımdaydın Saatlerce, önce ölümü Sonra Sensizliği Düşündüm. Hiç Farkı Yoktu Biberinden, çünkü ölüm Sensizlikse, Sensizlik Zaten ölümdü…

    Dün gökyüzüne bir avuç yıldız fırlattım. Karanlığında aydınlığım olsun diye. Şimdi sensizliği kalbime fırlatıyorum, bıraktığım yerden dönesin diye. Vazgeçilmezim sıra sende gururu bir yere fırlat ve pişmanlığımla sızlayan şu kalbimi mükemmelliğinle donat.

    Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler. Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler… Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden dönen yok seferinden…

    Düşlerim vardı görmekten korktuğum, hislerim vardı söylemekten korktuğum, şiirlerim vardı yazmaktan korktuğum, şimdi sen varsın kaybetmekten korktuğum…

    Duygular vardır elletilmeyen,sevgiler vardır kelimelere sığmayan,bakışlar vardır insanı ağlatan,insanlar vardır ki asla unutulmayan,işte sende onlardansın !!!

    Eğer beni bu sokakta, bu mahallede, bu şehirde bulamazsan, sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.

    Eğer bir gün beni unutursan öyle biriyle unut ki sana savurduğum KURŞUNLARIN önüne geçecek kadar cesur olsun..

    Eğer bir gün gökyüzünün kara mavi çizgisinde bir kırlangıç sürüsü görürsen bil ki kanatlarındaki buruk gülümsemelerle ıslak tebessümler benden sana kalanlardır.

    Eğer birini unutmak istiyorsan, onun adını kumlara yaz, Sabahleyin dalgaların ve fırtınanın onu sildiğini göreceksin. Eğer birini seviyorsan, onu kalbine yaz ki hiçbir fırtına ya da dalga onu silemesin.

    Elbet mutluluk elimi tutacak bir gün, elbet şans bana bir kıyak geçecek ve ben güleceğim. ne yazık ki sen sadece ardımdan bakacaksın kaybına göz yaşı dökeceksin ama merak sen üzülme gülüm acı da sevgin kadar geçicidir..

    En değerli şey sen oldun Ve birden en değersiz.. İkisini de sen istedin Geldin ve gittin Sadece izlemekle yetindim.

    En güzel yarınlar senin olsun,ömrün mutlulukla dolsun çünkü sen buna layıksın.eğer gün gelirde beni unutursan inan ki gülüm canın sağ olsun.

    En mutlu gününde yanında yoksa onunlayken bile onsuzluğu yaşıyorsan bil ki terk edilmişsindir yalnızlığı yaşıyorsun ama bilmeden.

    En sevdiğim seni özlemekti,en sevdiğim kendimi özletmekti,en sevdiğim ellerim arasındaki parmaklarını sımsıkı tutmak,bir yaprak dökümü gibi hafif ürkek üşüyerek seninle orada yürümek.

    Gece bir başka giyer siyahını, yıldızlar daha bir sönük olur, yakamozlar başka çizer denize kendini ve hayat daha bir kahpe oynar oyununu sen yanımda yoksan eğer!

    Gecemidir insanı hüzünlendiren insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen .gecemidir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen.

    Geçenlerde bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında.Bir gün beni ararsan ya meyhanedeyim yada tam karşısında.

    Geceyi deniz tutmuş, kalbimi hasret, hangi sularda ayak izlerin, hangi kaptanın seyir defterinde kalmış gözlerin.

    Geleceği benimle karanlık görüyorsan,umutların solmuş yüreğinde. Hadi git beni hiç düşünme eğer mutlu olacaksan çeker giderim,sen mutlu olacaksan ben çekerim.

    Gidersen kim sular fesleğenleri,kuşlar nereye sığınır akşam olunca.Gidersen kar yağar avuçlarıma,gidersen kuşlarda ölür bende.

    Gidişinle beni boş bir sedaya bıraktın, şimdiden sayıyorum sensizlik günlerini ve geleceğin günü bekliyorum sabırsızlıkla, o günün sevgisiyle avutuyorum bir parçacık kalbimi.

    Gitmek mümkün olsa gitsem uzaklara, sevmesem seni yaksam yüreğimi, savursam küllerimi dağlara denizlere ,yeşerirdi küllerim sana olan sevgimle..

    Gittin… Şimdi bir mevsim değil, bir hayat girdi aramıza. Ne sen dönebilirsin artık geriye, ne de ben kapıyı açabilirim sana.

    Gökte rahmet olsan umudum değilsin seninde yağmurunda ıslanmıyor bedenim kızgınlığım sana değil kendime senin mevsiminde açmıyor açamıyor çiçeklerim..

    Gökyüzü yıldızlarla doluydu, ben hep seni düşünürken. Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyor diye. Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın. Göz kırpardın uzaklardan sessizce. Bense hep seni bekledim, kırık kalbim, yaşlı gözlerimle

    Gözlerim seni rahatsız ediyorsa kapatırım bir daha açmam,sözlerim seni rahatsız ediyorsa susarım bir daha konuşmam , varlığım seni rahatsız ediyorsa ölürüm bir daha karşına çıkmam, sevgim seni rahatsız ediyorsa üzgünüm çünkü ona engel olamam.

    Gözlerim yollarda bekletme ne olur,bu aşka bir hüzün ekletme ne olur,bana sensizliği öretme ne olur,yokluğun cehennem,cennetim sensin…

    Gözlerin sözlerini örtecek kadar masum, düşüncelerin duygularını bastıracak kadar acımasız,ellerinde ellerimi tutamayacak kadar uzaksa benim suçum ne bir tanem.

    Gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun, her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun, isterim sen de ben gibi yan ömrüne hep ağla,,hep ağla, bu benden son dua, bu benden ayrılık hediyesi olsun..

    Gül filizlendiği günden itibaren güneşe aşıktır. Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kapılıp gülü bıraksa da, gül yıldızlara kanıp güneşi unutmaz.

    Güller anlatsın sana olan sevgimi. Güller anlatsın yalnızlığımı, çaresizliğimi,yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın.Ben anlatamadım güller anlatsın.

    Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. “Sana Seni Yazmak”.

    Güneşin her doğuşunda ben biraz daha batıyorum.Bu hayatı anlamsız,sensiz yaşıyorum.Her gün sanki ölümü bekliyorum.çünkü ben sensiz yapamıyorum..

    Güzelsin, şirinsin, şahanesin.çektiğim çileye tek bahanesin.Melek mi şeytan mı bilmem ki nesin.Tuzaktan tuzağa atsan da olur.Ben seni seviyorum ya sen beni sevmesen de olur.

     
  • sozlerguzel 9:34 am on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , AnLamLı nickler, AnLamLı resimler, , AnLamLı Smsleri, duygusal AnLamLı sözler, en güzel AnLamLı sözler, , Güzel AnLamLı sözler, Güzel AnLamLı Yazılar, güzel yeni AnLamLı sözler, , Kısa anlamlı güzel msn sözleri, Kısa Anlamlı Sözler, , nick, nicki, , sözü, ,   

    Kısa anlamlı güzel msn sözleri 

    Kısa anlamlı güzel msn sözleri

    SözlerSahiller dalgayı nasıl beklerse,
    Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse,
    Kuru topraklar suya nasıl hasretse,
    Sende benim hasretimsin…

    Mutlu olmayi biliyorsan, sevmeyi bileceksin
    Gerçekten seviyorsan, ömrünü vereceksin.

    Ben seni dün sevmedim çünkü dün bitti.
    Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek.
    Ben seni yarın sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek

    Doğan güneşi bana doğsa, her mutluluk beni bulsa,
    Bütün dünya benim olsa sensiz hayat yaşanmıyor.

    Sen benim gökyüzümdün, denizim, topragimdin,
    Simdi bir hatira olamazsin belirsiz, uzak
    Biliyorsun bazi seyler vardir elimizde olmayan
    Iste öyle imkansiz birsey seni unutmak.

    Kuyruklu yıldızlar vardır;
    Yetmiş yılda bir yaklaşır dünyaya…
    İnsan ömrü boyunca ya bir defa görür ya hiç…
    Ben gördüm, O da sensin bitanem…

    Seni yıldızlara benzetiyorum.
    Onlar kadar pırıl pırıl ve yine onlar kadar ışıl ışılsın.
    Ama aranızda tek bir fark var,
    Onlar bin tane sen bir tanesin.

    Ufukta bir gemi görsem seni taşıyan,
    Mavi denize dalardım geriye bakmadan,
    Uçsuz bucaksız mavilikte arardım beni,
    Ta ki beni sende bulana kadar.

    Başını göğsüme yasladığımda tek bir düşmanım vardır; Geçip giden zaman.

    Hayatımın hem anlamı hem neşesi oluverdin,
    Seni gördüğüm günden beri,
    Şarkılarda seni düşündüm,
    Gecelerimin parlayan yıldızı oldun..

    Aşkım var dağlar bilemez,
    Sevgim var kimsenin aklı alamaz,
    Birde sen varsın ya bir tanem,
    Dünyada kimse böyle sevilemez…

    Alaca Karanlığı Sevmem ben
    Ya gece olmalı ya gündüz
    Kurşun ya vurmalı yada namluda durmalı
    Sevgili dediğin ya senin gibi olmalı
    Yada hiç olmamalı..

    Hayalin hafızamdan silinene kadar,
    Izdırabın saçlarım dökülene kadar,
    Ağlamaktan gözlerim kör oluncaya kadar
    Her dakika Seni Seveceğim…

    Ne senden vaz geçerim, ne düşlerimden,
    Nede gözlerimi kaparım hayalinle yaşarken,
    İnan hayatı seni bana verdiği için,
    Seni ise hayatıma anlam verdiğin için seviyorum!!

    Ne zaman tutsam ellerini,
    Gözlerimin önünden mevsimler geçer.
    Ne zaman gözlerin gözlerime değse
    Samanyolundan bir yıldız düşer…

    Aşkım yatağın, sevgim yorganın,
    Yüreğim yastığın olsun iyi uyu BİRTANEM !!

    En koyu mavilikleri avucuna,
    En içten mutlulukları gözlerine,
    En derin sevgileri kalbine usulca bırakıyorum.
    Her zaman sevgiyle kal.

    Sahiller dalgayı nasıl beklerse,
    Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse,
    Kuru topraklar suya nasıl hasretse,
    Sende benim hasretimsin…

    Ömrüme yetecek bir aşk ararken seni buldum.
    Şimdiyse aşkıma yetecek bir ömür arıyorum.
    Seni çok seviyorum…

    Ben senin gözbebeklerinde kaybolmayı sevdim,
    Seninleyken sana doyamamayı,
    Sensizkense doyasıya seni yaşamayı sevdim..

    Gün aşırı özlemek güzel,
    Seni anımsayıp gülümsemek güzel,
    Seni senle yaşamak bambaşka bir güzel.

    En koyu mavilikleri avucuna,
    En içten mutlulukları gözlerine,
    En derin sevgileri kalbine usulca bırakıyorum.
    Her zaman sevgiyle kal.

    Uçsuz bucaksız gökyüzünde kanat çırpan martıların.
    Sonsuz huzuru anlatan denizin maviliğinde gördükleri,
    Kendi yansımaları kadar eşsiz hayat…..
    Gülümsedikçe ve umut ettikçe yaşamaya değer…

    Her aşk bir yüreğin sesidir ve sabırla büyür!
    İçindeki sevgiyle, acıyla, inançla, öfkeyle,piser!
    Şarap gibi gün geçtikçe güzelleşir..

    Bugün yeni bir meyhane kesfettim mezarligin karsisinda. Bir gün beni arar da bulamazsan ya meyhanedeyim ya da tam karsisinda.

    Dün kopan bir yaprakti,düsen bir kuru daldi
    Bugünden güzel degil bulacagin yarinda
    Aç ellerini bir bak yanan avuçlarinda
    Dün gitmis yarin yok bize bir bugün kaldi.

    Birgün biri çıkıpta güneşe adını buzla yazarsa ,
    Bilki o seni benden daha çok seviyor…

    Eğer birgün bulusacağımız yere gelemezsem.
    Dünyanın bütün renklerinden oluşan bir demet çiçek yaptır.
    Çünkü beni senden ayıracak olan tek kuvvet,
    Ölüm beni yakalamış demektir.

    Kendimi kör düşündüm, kötü oldum,
    Sağır olsaydım ne yapardım bilmem,
    Birde dilsiz hissettim , kalbim sızladı,
    Sensiz olsam ne yapardım dedim ve düşünürken öldüm!!

    Sen benim hayatimda oldugun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir…
    Çünkü sen benim için daima teksin!

    Seni yildizlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erisilmezsin
    Ama bir farkin var; onlar bin tane sen bir tanesin.

    Önceleri hasreti hiç tatmadim, yarimden hiç ayri kalmadim, biter diye takvimlere baktim. Zor geldi ayrilik alisamadim.

    Bir daha dünyaya gelsem
    Yine seni severdim
    Beni üzesin diye
    Beni deli divane edesin diye

    Beni çagirdigini bir defa duyabilsem
    Avuçlarimda ates, yorgun gözlerimde nem
    Aşarak denizleri bir gün kapina gelsem
    Basimi duvarlara vurup ölsem diyorum

    Her sey sagir içimde, ne siir ne musiki
    Dünyadan bezginligim dünyalar kadar eski
    Öylesine çözülmüs, öyle dagilmisim ki
    Bu ne bitmez ayrilik bu ne özlem diyorum

    Istemem sevgili yüzüme gülme
    Eger ki sonunda aglatacaksan
    Istemem sevgilim ümitler verme
    Sonunda dünyamı karartacaksan

    Yatagini gül yapraklariyla, rüyalarini papatyalarla süsledim, üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarini da ben aldim ki sen rahat uyu birtanem!

    Askim yatagin, sevgim yorganin, yüregim yastigin olsun iyi uyu birtanem.

    Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime degse samanyolundan bir yildiz düser.

    Seni unutmak zor, anlatmaksa imkansız,
    Sen unutuldukca hatırlanan,
    Anlattıkca bitmeyensin meleğim..

    Ben sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi tutuyorum aklımda
    İçimi seninle ısıtıyorum bir yaşamak düşünsem “sus” deyip adınla başlıyorum.

    Ağlasam çizgi çizgi,
    Gözyaşlarım sana değilmiş gibi, beklesem,
    Zamansız, dünsüz, yarınsız gelmeyişini, Silinmiyor hüzünlerim,
    Seni seviyorum…

    İki yıldız gibi parlayan gözlerine bakıp da, senin ruhunu tüm içtenliğiyle görebilenler anlar ki sen bir ömre bedelsin !!

    Hafif hafif çiseleyen yağmurda kalırsan;
    Saçlarını okşayan her tanede
    BENİ HATIRLA !

    Senin için ağlarken gözümden düşen yaşlar denize dökülseydi eğer,
    Karaya vuran dalgalar “seni seviyorum” yazardı.

    Hep bir yıldız olmanı bekledim.
    Gün gelir kayıp bana ulaşırsın diye,
    Sonra vazgeçtim,
    Yıldız olursan ben ulaşamam diye…

    Bu gece pencereni açık bırak,
    Bir kuş uçurdum, biraz yorgun biraz ıslak,
    Başucuna bir tutam sevgi bırakacak.

    Haritaya bakıyorum izin yok,
    Kitaplara bakıyorum yüzün yok,
    Sözlüklere bakıyorum ismin yok,
    Birde dönüp kendime bakıyorum,
    Senin benden başka adresin yok.

    Bugünü yaşıyorsam eğer,
    Gelecek günlerin seni getireceğine inandığım içindir.

    Bulutlara yükledim özlemimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi,
    Yağmurları yağdırdım gözyaşlarımla,
    Küçücük melekler gönderdim,
    Seni öpmeye gelmediler mi?

    Birgün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip,
    Ölüme sessiz sedasız gitmek istersen,
    Yanıma gel ki sana sensiz yaşamanın,
    Sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim.

    Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek,
    Gündüzleri yıldızları görebilmek marifet,
    Aşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet

    Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı,
    Ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın,
    İnanki bir tanem hergün yağmur yağardı…

    Elimde denizde buldugum bir midye var,
    Denizden o kadar uzak ki tıpkı seninle benim gibi.
    Ama arada tek fark var o denize sen bana aitsin.
    Dün kalbime atılmış bir tohum idin,
    Bugün ise köklerinle kalbimi saran bir çiçek.

    Elbet rüzgar ve deniz taşır emanetlerini,
    Bekle gün gelir güneşim bulacaktır seni,
    Akşamları balkona çık, gözlerini kapat,
    Rüzgar benim yerime öpecek seni…

    Seni tanımadan önce yanlızlığı,
    Seni tanıdıktan sonra varlığımı,
    Seni sevdikten sonra yaşadığımı,
    Seni kaybettikten sonra bir hiç olduğumu anladım…

    Adını gökyüzüne yazdım bulutlar sildi
    Kumsala yazdım dalgalar sildi
    En sonunda kalbime yazdım kimse silemedi.

    Yeniden doğdu güneş dünyaya, yeniden batacak karanlığa
    Ama sen bir kere doğdun kalbime, hiçbir zaman batmayacaksın.

    Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım…

    Günesin dogdugu da bir gerçek battigi da… Kalbimin attigi da bir gerçek, günün bittigi de…
    Ne çikar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, iste o en büyük gerçek…

    Dünde, bugünde, yarinda… Yüregin kadar yanindayim. Kendini yalniz hissettiginde elini kalbine koy; ben hep ordayim!

    Sen var ya sen ayni sigaram gibisin. Dumani gözlerin… Külü dudaklarin…
    Yalniz aranizda bir fark var sigarami ben, beni ise sen yakiyorsun…

    Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok sevecegim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin…

    Ben sevdanin sokaginda oturuyorum… Geceler hiç bitmiyor, ben hiç uyumuyorum.

    Hasret kapimda nöbetler tutuyor. Sevgilim uzak bir sehirde gözlerim onu ariyor…
    Ne zaman seni düsünsem güzel bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
    En karanliklarda bile uzanir bir el, kendiliginden açar sabaha perdeleri

    Gecenin en karanlık ve en derin anında,
    Kızıl bir ay karşımda karanlığa yükseliyor,
    Ve bir yıldız bana göz kırpıyor.
    EMİNİM Kİ SENSİN ! !

    Yanlızlıksa eğer seni korkutan korkma! ben yanındayım,
    Yok eğer yanlız kalmaksa istediğin kork!
    Çünkü seni bensiz bırakmıyacağım.

    Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana
    Bir fırça koydum kutuya,
    Cennet resmi yapıp içine gir diye,
    Düşler serpiştirdim içine,
    Düş kurmayı unutma diye.

    Umut yazıyorum bir kır çiçeğinin taç yaprağına.
    Nice soğuklara dayanıyorda
    Bir sözünle kırılıverir diye korkuyorum…

    Bir Dilenci gibi Kapına Geleceğim.
    Beni görünce tanıyamayacaksın.
    Para vereceksin; Param var diyeceğim!
    Ekmek vereceksin; Karnım Tok Diyeceğim!
    “Öyleyse ne istiyorsun?” diye sorduğunda:
    “Bir zamanlar Sana Verdiğim Kalbimi” Diyeceğim!

    Seni bir goncayken sevdim, şimdi gül oldun.
    Seni bir yağmur damlasıyken sevdim şimdi göl oldun.
    Ben mi? Ben bu çöldeyim şimdi,
    Sende serabım hiç dokunamadığım.

    Yine sıçrayarak uyandım uykumdan, ağlayasıya özlemiştim seni,
    Bir özlemki birikmişti gözkapaklarımda, dokunsalar ağlayacaktım inan,
    Neye yarar gökyüzünde güneş, Sen yokken yanımda…

    Neden zor bu kadar seni sevmek ve bulamamak,
    Dokunmak istedikçe uzaklaşmak,düşündükçe unutmak,
    Neden bu kadar zor seni sevdiği halde söyleyememek,
    Hep bir şeyler gizlemek,sana sahip olacağım yerde seni KAYBETMEK.

    Zaman geçtikçe daha çok bağlanıyorum sana,
    Birgün bir yerde bir şekilde yollarımızın ayrılacağını bilsemde,
    Nerede olduğunu öğrenmesemde,
    Yaşayacaksın hep içimde..

    Senden ayrılacağımı her hatırladığımda,
    Dünya ayaklarımın altından kayar gibi oluyor.
    Çünkü sen benim için bir nefessin.
    Nefes almadan yaşayamam ki…

    Mutluluğun gökyüzünden dökülen yağmur damlaları kadar bol olsun
    O kadar mutlu ol ki gözlerindeki mutluluk
    Mutluluğu arayan mutsuzların umut ışığı olsun..

    Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu.
    Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun…
    Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun
    ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.

    Gün birgün sevdalanmış geceye.
    Gecede yakamoz düşürmüş denize.
    O günden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş,
    Ta ki güneş tutulup, gölge düşürene dek sevdalarına.

    Sen herzaman nerede olursam olayım,
    Ne düşünürsem düşünüyüm her an kalbimdesin,
    Seni ne kadar sevdiğimi kelimeler ile anlatamam,
    Ama şunu bil SENİ SEVİYORUM !!!!!!

    Yıllardır sevgimin öyle çok muhafızı
    Ve öyle çok düşmanı oldu ki,
    inan ben seninle onları aştım.
    Ve inanki seni seviyor olmak bile,
    Büyük bir nimet benim için…

    Üzüntülerin kumsaldaki ayak izleri kadar hafif,
    Sevinçlerin okyanuslar kadar derin olsun,
    Canım ağlamak istiyor yazmak bahane,
    Batan güneş umudumuz doğan güneş tesellimiz olsun.

    Ilık bir rüzgar esti,
    Nereden geldi bilmiyorum… nereye gidiyorsun diye sordum..
    Özlenen herşeye dedi.. Aklıma sen geldin..
    Çünkü özlenen bir tek sendin…

    Birgün zaman kayar elimden tutamam.
    Sel gibi akan gözyaslarımı kurutamam.
    Öylesine sendeyim öylesine bendesin,
    Unutmak istesemde artık unutamam.

    Sanma ki yerin dolacak,
    Senden başka biri benim olacak,
    Ne bana senin gibi bir sevgili,
    Ne sana benim kadar seven bulunacak…

    Bir su gibi berrak,
    bir çiçek gibi sevgi yüklü,
    gökyüzü gibi yalın, okyanus kadar derin,
    kelimelere sığmayacak kadar büyük bir sevgim var sana.

    Aşkın Kalbindeyse..
    Mutluluğun elindeyse,
    İstediğin iki kelimeyse
    SENİ SEVİYORUM…

    Belki birgün beni unutturacak biri çıkacak karşına,
    Belki özlemeyeceksin beni,
    Gözyaşı da dökmeyeceksin belki ,
    Ama bil ki bu gece yüreğimdesin,
    Her zaman ki gibi..

    Günü gece olsun diye yaşıyorum,
    Çünkü gece hayallerime geliyorsun,
    Seni beklemiyorum çünkü sen hep benimlesin,
    Hayallerimde ve kalbimdesin.

    Rüyaların en güzelini görürken,
    Tanrının seni korumak için gönderdiği
    Meleklerin kanatları öyle büyük olsun ki
    En masum anında bile kimse sana zarar veremesin.
    Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde,
    Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar ,
    Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm,
    Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var
    .

    Hayatta en güzel şeyler hep senin yoluna çıksın,
    Ama içimden bir yerlerde sana ait zavallı kalbim ister ki,
    Bu güzelliklerden birtaneside ben olayım.

    Dünyadaki bütün ağaçlar kalem,
    Denizler mürekkep olsa,
    Sana olan sevgimi yazamazlar.

    Sevgim sonsuz ama anlayana,
    Aşkım sonsuz ama yaşayana,
    Dostluğum gerçek ama paylaşana,
    Dertlerim sıradan ama unutturabilene,
    Sen “Birtanemsin”, her zaman da öyle kalacaksın.

    İnsanı uyandığında bin pişman eden,
    Geriye dönmek isteyip ama dönemeyince çaresizlikten delirten,
    Hayatta sadece bir kere görülecek harika bir rüyasın sen.

    Ne varsa aradığım bilki sende bulmuşum
    senden öncesi yoktu seninle var olmuşum
    sende bütün umutlar sende bütün özlemler
    beni sende arama, ben artık senin olmuşum.

    Özlemek güzel şeydir, özlüyorsa Özlenen
    Beklemek güzel seydir, gelecekse beklenen
    Sevmek güzel seydir, seviyorsa sevilen…

    Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa,
    ben üzerinden geçerken ipler kopsa
    ve düştüğüm yer dudakların olsa.

    Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen,
    bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.

    Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın
    çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum.
    Ama bir şeyi bil ki seni çok seviyorum?

    Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler.
    İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler.
    Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem?

    Hani gözler vardir sözleri anlatir, hani sözler vardir gözleri anlatir, bir de ask vardir seni anlatir…

    Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarinda mutluluk, yüreginde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasinda iyi geceler öpücügü, yanagini uzat.

    Bir insanin idealleri olmali, sonsuzluk gibi. Bir insanin özlemi olmali, özlemle açan çicekler gibi.
    Bir insanin bir tanesi olmali, tıpkı senin gibi.

    Yüregimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yasatan tek duygu sensin bebegim…

    Yanlızlık gecelerin, ümit bekleyenlerin,
    Hayal çaresizlerin, yağmur sokakların,
    Tebessüm dudakların, hüzün ellerin,
    Sen ise sadece benimsin B İ R T A N E M !!

    Önceleri hasreti hiç tatmadım,
    Yarimden hiç ayrı kalmadım,
    Biter diye takvimlere baktım.
    Zor geldi ayrılık, alışamadım.

    Sana nasil hitap etmeliyim bilmiyorum. Hayatim desem hayat çok kisa, çiçegim desem çiçek soluyor.
    Sana canim demeliyim, çünkü bu can sen oldukça yasiyor…

    Seni sevdigim kadar yasasaydim; ölümsüzlügün adini ask koyardim…

    Bir kus olup gitsem, assam su enginleri, varsam senin yanina. Öpsem doyasiya, koklasam seni…

    En güzel yarinlar senin olsun, sen buna layiksin ömrün mutluluklarla dolsun.
    Eger gün gelir de sen beni unutursan, inan ki tatlim canin sagolsun.

    Bir gün dudaklarin kurursa okyanusu getiririm sana, aksam ayazinda titrersen günesi getiririm sana,
    eger gönlün bir sevgi ararsa kalbimi söküp getiririm sana…

    Bir yudum zehir olsan, bir an bile düşünmeden seni içerdim,
    Sırf seninle bir olmak ve seni içimde hissetmek için.

    Sen bazen en zifiri karanlık, bazen gecemin güneşi,
    Sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı,
    Sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni…
    Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak,
    Mutluluk ise gözbebeğin kadar yakın olsun,
    Umutların gerçek gerçeklerin, mutlulukların sonsuz olsun..

    Güneşin bile buz tuttuğu bir yerde, eğer ateş görürsen,
    Bilki o ateş senin için yanan kalbimdir.

    Artık bulutlara yazıyorum hasretimi,
    Yağmur yağınca anlarsın seni ne çok özlediğimi!…

    Sesini duysamda heran yüzünü görmek gibi değil
    Özlediğimi bil heran hiçbir şey seni sevmek gibi değil.

    Bunca çilenin sonu değilmi bir avuç toprak,
    Ölümden yana korkum yok,
    Tek korkum unutulmak.
    Küçük bir özlem yakarsa yüreğini
    Ve acı çekersen hasretten yana beni an .
    Çünkü ben, içimde yüzbinlerce özleminle,
    Hergün seni anarak yaşıyorum.

    Denizler mürekkep gökyüzü kalem oldu,
    Yıldızlara binlerce kez seni seviyorum yazdım, sende inandın .
    Ben seni sevmedim sana taptım..

    Beni özlersen gökyüzüne bak.
    Yıldızların kuyruğuna kalbimin parçaları takılı.
    Yalnızlık seni üzerse elini kalbine koy gözlerini kapa.
    Ruhum orada çakılı….

    Her aşkın gökyüzünde bir meleği varmış.
    Yeryüzünde biten her aşk için gökyüzünde bir melek ağlarmış…
    İnan ki aşkım bizim meleğimiz hiç ağlamayacak

    Seni ne yağmurlar, seller koparabilir kalbimden,
    Ne de deli gibi esen fırtına,
    Çünkü bir ağacın toprağa kök salması gibi bağlandım sana..

    Kulaklarim sessizlige, gözlerim sensizlige,
    Gönlüm katlanirsa derde,
    Anlami yok yasamanin..
    Nefes almak boşuna..
    Senin olmadigin yerde …

    Seni dağlara yazsam yağmurlar,
    Göklere yazsam bulutlar,
    Gözlerime yazsam göz yaşlarım siler.
    Seni kalbime yazdım artık kimse silemez..

    Dün kalbime atılmış bir tohum idin,
    Bugün ise köklerinle kalbimi saran bir çiçek.

    Benim için seni görmek suya benzer,
    Seninle yaşamak ise nefes almaya…
    Susuz üç gün yaşarım ama nefes alamadan asla…

    Sana bir sır söyleyeyim mi?
    Bu sır ki sırların en güzeli, geceden sessiz,
    Getir kulağına söylüyorum,
    SENİ ÇOK SEVİYORUM..

    Sessiz akşamlarda sesini
    Soğuk gecelerde nefesini,
    Yanlızlığımda bedenini,
    Sakinliğinde öfkeni,
    Isssız sokaklarda gölgeni,
    Ben sadece seni özledim BİRTANEM…

    Kuraklık çöksede denizlerine gönlünün
    İnan gözyaşlarımla sulardım seni sonuna değin ömrümün.

    Güller hep ellerinde açsın, ama dikenleri batmasın.
    Sevda hep seni bulsun, ama seni yaralamasın.
    Mutluluk hep yüreğine dolsun, ama beni unutturmasın

    Bir kez sevdiğini unutmaz bu yürek ,
    Devran kiri isyan pası tutmaz bu yürek ,
    Birgün bu muhabbetten eser kalmazsa ,
    Ancak o zaman yaşamaz bu yürek …

    Seni bir serçenin gözyaşları kadar sevdiğimi biliyor muydun?
    Bu sevgim sana az gelecek ama, bilmediğin bir şey var.
    Serçeler ağladığı zaman ölürler…

    Alaca Karanlığı Sevmem ben
    Ya gece olmalı ya gündüz
    Kurşun ya vurmalı yada namluda durmalı
    Sevgili dediğin ya senin gibi olmalı
    Yada hiç olmamalı..

    Eğer birgün beni unutturacak öyle biriyle unut ki,
    Sana savurduğum kurşunların önüne geçebilecek,
    O gün seninle ölebilecek kadar seni seviyor olsun.

    Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim,
    Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel,
    Çünkü gülüşünü çok özledim…

    Kimine göre ateştim cayır cayır yanan,
    Kimine göre bir yıldız hep parlayan,
    Kimi çiçeğe benzetirdi hiç solmayan,
    Ama ben senin için su olmak isterdim hep muhtaç olunan.

    Senden ayrılacağımı her hatırladığımda,
    Dünya ayaklarımın altından kayar gibi oluyor.
    Çünkü sen benim için bir nefessin.
    Nefes almadan yaşayamam ki…

    Dünde, bugünde, yarın da hep yanındayım,
    Yanlızlığı hissettiğinde elini yüreğine koy,
    Ben hep oradayım…

    An gelir insan gülerken ağlarmış.
    Gözyaşları sel olup kalbine akarmış,
    Kahkaha bir maske derler bilirmisin?
    İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış..

    Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim
    bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim
    ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

    Güller anlatsın sana olan sevgimi,
    güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi?
    Yavaş yavaş eriyen yüreğimi
    güller anlatsın ben anlatamadım

    Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı öğrendim,
    sevmeyi, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!

    Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana,
    uzakta olduğun için tutkunum sana!
    Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana,
    imkansız olduğun için tutkunum sana.
    Seni dağlara yazsam yağmurlar,
    Göklere yazsam bulutlar,
    Gözlerime yazsam göz yaşlarım siler.
    Seni kalbime yazdım artık kimse silemez..

    Gecelerin deyişiyle eğlence kadar,
    Yaşlıların deyişiyle gençlik kadar,
    Çocukların deyişiyle dünyalar kadar,
    Benim deyişimle CANIM kadar seviyorum seni…

    Hasret, özlenen sen olunca,
    Sevmek, sevilen sen olunca
    Sevilmek, seven sen olunca; anlamını buluyor…

    Hayallere dalıp gitmem ben,
    Çünkü tek hayalim sensin benim!
    Hiçbirşey isteyemem ben
    Çünkü birtek istediğim sensin benim.

    Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde,
    Kalbin içimde ve ruhun Bedenimde olduğu sürece
    Seni sonsuza kadar seveceğim..

    Dünya unutursa dönmeyi,
    Rüzgar unutursa esmeyi,
    Aşıklar unutursa sevmeyi,
    Belki o zaman unuturum seni

    Sen ; bir damla şarap gibisin içtigim anda beni sarhoş edecek …
    Sen ; masmavi bir deniz gibisin, dokundugum anda beni titretecek
    Sen ; harika bir insansın, sonsuza dek sevilecek
    Sen ; sevgi dolu bir insansın hep sürecek ….

    Semadaki tüm yıldızlar sönünce,
    Gözlerinde gecenin yalnızlığını hissedince,
    İçten içe muhtaç olunca bir dost sohbetine,
    Unutma ki seni düşünen bir var bu şehirde….

    Hasretin bu kadar acı vereceğini bilmezdim. öğrendim…
    Çünkü benim her saniyem hasret….
    Severken, özlerken ve hep yalandan gülerken, bilmediler ki
    İÇİMDE SEN VARDIN VE HEP SEN OLACAKSIN……..

    Ne dünden daha az,
    Ne yarından daha çok,
    Seni bugünde dün olduğu gibi,
    Yarın olacağı gibi çok seviyorum

    Kimi ağaçlara kimi camlara yazar sevdasını,
    Bense ağaçlara yazmadım kurur diye,
    Camlara da yazmadım buğulanır diye,
    Seni kalbime yazdım sonsuza dek kalasın diye..

    Hiç yüz vermedim güneşe bugün..
    Resmini gösterip hava attım çiçeklere..
    Adını zıpkınla kazdım göğün en yüksek yerine…
    Bir de SENİ SEVİYORUM diye bağırdım duydun mu?

    Bir yürek nelere yeterse,
    Bir can bir canı ne kadar severse,
    Bir damardan ne kadar çok kan geçerse,
    Yaşam bir ölüme nasıl değerse,
    Sende benim için o kadar değerlisin.

    Gecenin karanlığındasın, güneşin ışığında,
    Suyun damlasında, selin coşkusunda
    Kimi yanımdasın kimi rüyamda
    Ama hep aklımdasın sakın unutma…

    Sanırım seni çok sevdim ki ayrılamıyorum.
    Bağlandım ki unutamıyorum,
    Yakınlardasın ki hissediyorum,
    Gizlemiyorum çünkü seni çok seviyorum.

    Rüzgarın kemanını çaldığı ve yağmur damlalarının pencerene vurduğu soğuk
    bir gecede yatağına uzanıp hayalini kurduğun ve keşke dediğin bütün
    güzellikler senin olsun..

    Beyaz bir güvercin gönderiyorum sana,
    Kanatlarında mutluluk yüreğinde sevgi ve şevkat,
    Kar beyaz tüylerinde kokun,
    Ve gagasında iyi geceler öpücüğü
    Ona iyi bak.

    Yatağını gül yapraklarıyla,
    Hayallerini papatyalarla süsledim
    Üzerini sevgimle örtüp kabuslarını da ben aldım ki
    En tatlı rüyalar seninle olsun.

    Şimdi daha iyi anlıyorum ki,
    Nefes almak değilmiş, yaşamak.
    Ateşlerde yanmak gibi bir şey,
    Seni severken,sensiz olmak…

    Biliyorum bugün kulakların bir başka çınlayacak,
    anlayacaksın seni yine nasıl andığımı, özlediğimi.
    Ellerin titreyecek, gözlerin yollarda kalacak,
    sende hissedeceksin yüreğimde neler hissettiğimi!

    Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun.
    Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun…

    Bulutların gözyaşları pencerene vururken,
    Düşlere daldığın bir gecede,
    Hangi hayaller sana uyumayı unutturuyorsa,
    Gelecek sana onları yaşatsın…

    Şimdi tek bir yıldız gibiyim gökyüzünde,
    Ve her gece bir öpücük hissedersen yüzünde
    Sil yüzünü ve gülümse……

    Yapraklar sararip dökülürken yere,
    yasli gözlerini çevirip göklere,
    her gün istemem yilda bir kere,
    adimi anmayi sakin unutma!
    Bütün mevsimleri bir günde, bütün yillari bir mevsimde yasamaya raziyim seninle…
    Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.

    Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultani oldun, gece gökyüzünde parlayan yildizim, sabah ise ruhuma dogan günesim oldun…

    Aci ve hüzün bir yildiz kadar uzak, mutluluk gözbebegin kadar yakin olsun.
    Umutlarin gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutluluklarin sonsuz olsun…

    Zannetme ki hersey bitti sevdigim; Birgün yeserecek su sararmis yapraklar.
    Ve bundan sonra kim severse dünyada; Seni ve beni hatirlayacaklar.

    Seni görmedigim günler
    Karanliktayim, katran gecelerdeyim
    Cehennem misali bir yerdeyim
    Bir demir nasil paslanir, bir elma nasil çürürse
    Iste öyleyim…
    Seni seviyorum kelimesini sana benden başka kimse söylemesin,
    Yalnız bana sakla dudaklarını seni benden başka kimse öpmesin,
    Ne olurdu her seven sevilse sanki, bu dünyada aşktan güzel ne var ki,
    Gel kollarıma öyle sarıl ki kimsenin çözmeye gücü yetmesin.

    Ya gel yada gozlerini gonder
    Martilarin ucustugu bir tutam mavi gonder
    Zumrutlerin oynastigi bir yudum yesil gonder
    Ya da yokluguna denk gri gonder kursuni gonder
    Dedim ya, ya gel yada gozlerini gonder bebegim .

    Birgün zaman kayar elinden tutamazsın.
    Sel gibi akan gözyaslarını kurutamazsın.
    Öylesine sendeyim öylesine bendesin ki
    Unutmak istesekte artık unutamayız!!!

    Sana ne demeliyim bilmiyorum. güneşim desem güneş batıyor,
    Hayatım desem hayat kısa, gülüm desem oda soluyor,
    Sana canım demeliyim, çünkü bu can seninle yaşıyor…

    Yanağına konan kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde,
    Hissettiğin o bir damla serinliği benimle paylaşmak istersen,
    Yönünü rüzgara dön ben o rüzgardayım…

    Duygular vardır anlatılamayan..sevgiler vardır kelimelere sığmayan…
    Bakışlar vardır insanı ömür boyu ağlatan…yollar vardır aşılması güç olan.
    Kalpler vardır acılarla parçalanan, ve insanlar vardır hiç unutulmayan.
    Sanma beni sevipte bırakanlardan. Benim sevgim mezara kadar olanlardan…

    Seni yüreğimden atabilsem atamıyorum,
    Seni gözlerimden silebilsem silemiyorum
    Sensizlik acısını çekemiyorum,
    İnan seni çok, çok seviyorum..
    Eğer bir gün o, sevdiğin yağmur insafsızca seni ıslatırsa, bilki ben sana ağlıyorum.
    Eğer bir gün aşkımızın şarkısı kulaklarını tırmalarsa bilki ben o şarkıyı sana söylüyorum.
    Eğer bir gün elinde bir demet gül mezarıma gelirsen bilki mutluyum mezarımda uyuyorum…

    Ne seni unutacak kadar zaman geçecek,
    Nede geçen zaman seni unutturmaya yetecek,
    Bırakıp gitsemde unuturum sanma,
    Zaman alışmayı öğretir, unutmayı ASLA ! !

    Gözlerin dolarsa bir gün, bilki ben seni anıyorum.
    Kalbin yanarsa bir gün, bilki ben ağlıyorum.
    Bir gün ağlamak gelirse içinden, bilki bende YAŞAMIYORUM

    Bir ilk gibi yaşayacağım içimde,
    Kalan son sevgi parçasını seninle,
    Sakın ayrılmayalım aşkım ölsem bile ellerinde…

    En güzel yarınlar senin olsun,
    Sen buna layıksın ömrün mutluklarla dolsun,
    Eğer gün gelirde sen beni unutursan,
    İnan ki tatlım canın sağolsun.

    Yüreğim umulmayan yaralarla başedemezken,
    Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim,
    Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel,
    Çünkü gülüşünü çok özledim…

    Bir sen varsın dünyamda beni anlayan,
    Birde sevmek var içimde sıcaklığınla yanan..

    Sen Tanrıya dilenen dilek göklere uzanan ellerimsin,
    Sen gözümde süzülen yas tek düsüncem hasretimsin,
    Sen yaşadığım ömür en güzel günlerimsin,
    Sen her gece rüyama giren BİRİCİK SEVGİLİMSİN

    Yıldızlar vardır geceyi güzelleştirmek için,
    Çiçekler vardır: kırları süslemek için,
    Sevgiler vardır: kalpleri birleştirmek için,
    Bitanem vardır aşkımı yaşatmak için…

    Ömrüme yetecek bir aşk ararken seni buldum.
    Şimdiyse aşkıma yetecek bir ömür arıyorum.
    Seni çok seviyorum…

    Sözlerin aklımda yada aklımın ardında,
    Hayalin karşımda yada sesin kulağımda,
    Ya ben çıldırıyorum, yada çok özlüyorum,
    Hem özlemek güzel, hem özlenen özel..

    Belki hatıralar unutulup gidecek,
    Belki bu sevgiler yok olup eriyecek,
    Ama şunu unutma,
    Bu kalp sonsuza dek seni sevecek…

    Güneş için aydınlatmak,
    Kuş için uçmak,
    Rüzgar için esmek ne ise,
    Benim için de seni sevmek aynisi..
    SENİ SEVİYORUM..

    Geceleri Uzaklara çıglık Olur Sesim,
    Denizden çıkan Yosun Kokusundan Keskin Sana Olan özlemim,
    Bugece Sırf Senin İçin Kapanıyor Gözlerim.
    İyi Geceler Herşeyim!

    Böyle bir dünyada seninle yaşamak varken,
    Böyle uzak kalmak gücüme gidiyor,
    Senin verdiklerini seninle paylaşmak varken,
    Seni sensiz yaşamak içime sinmiyor…

     
    • admin 11:43 am on Kasım 4, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Rica ederiz ne demek önemli diel kısa anlamlı farklı şekil her türlü msn nickleri artık sitemizde sizler için😀

  • sozlerguzel 7:54 am on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: anlamlı aşk iletileri, anlamlı güzel aşk nickleri, , , kısa aşk şiirleri,   

    anlamlı sözler, msn nickleri 

    Anlamlı sözler anlamlı nickleri

     

    Güzel SözlerSahiller dalgayı nasıl beklerse,
    Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse,
    Kuru topraklar suya nasıl hasretse,
    Sende benim hasretimsin…

    Mutlu olmayi biliyorsan, sevmeyi bileceksin
    Gerçekten seviyorsan, ömrünü vereceksin.

    Ben seni dün sevmedim çünkü dün bitti.
    Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek.
    Ben seni yarın sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek

    Doğan güneşi bana doğsa, her mutluluk beni bulsa,
    Bütün dünya benim olsa sensiz hayat yaşanmıyor.

    Sen benim gökyüzümdün, denizim, topragimdin,
    Simdi bir hatira olamazsin belirsiz, uzak
    Biliyorsun bazi seyler vardir elimizde olmayan
    Iste öyle imkansiz birsey seni unutmak.

    Kuyruklu yıldızlar vardır;
    Yetmiş yılda bir yaklaşır dünyaya…
    İnsan ömrü boyunca ya bir defa görür ya hiç…
    Ben gördüm, O da sensin bitanem…

    Seni yıldızlara benzetiyorum.
    Onlar kadar pırıl pırıl ve yine onlar kadar ışıl ışılsın.
    Ama aranızda tek bir fark var,
    Onlar bin tane sen bir tanesin.

    Ufukta bir gemi görsem seni taşıyan,
    Mavi denize dalardım geriye bakmadan,
    Uçsuz bucaksız mavilikte arardım beni,
    Ta ki beni sende bulana kadar.

    Başını göğsüme yasladığımda tek bir düşmanım vardır; Geçip giden zaman.

    Hayatımın hem anlamı hem neşesi oluverdin,
    Seni gördüğüm günden beri,
    Şarkılarda seni düşündüm,
    Gecelerimin parlayan yıldızı oldun..

    Aşkım var dağlar bilemez,
    Sevgim var kimsenin aklı alamaz,
    Birde sen varsın ya bir tanem,
    Dünyada kimse böyle sevilemez…

    Alaca Karanlığı Sevmem ben
    Ya gece olmalı ya gündüz
    Kurşun ya vurmalı yada namluda durmalı
    Sevgili dediğin ya senin gibi olmalı
    Yada hiç olmamalı..

    Hayalin hafızamdan silinene kadar,
    Izdırabın saçlarım dökülene kadar,
    Ağlamaktan gözlerim kör oluncaya kadar
    Her dakika Seni Seveceğim…

    Ne senden vaz geçerim, ne düşlerimden,
    Nede gözlerimi kaparım hayalinle yaşarken,
    İnan hayatı seni bana verdiği için,
    Seni ise hayatıma anlam verdiğin için seviyorum!!

    Ne zaman tutsam ellerini,
    Gözlerimin önünden mevsimler geçer.
    Ne zaman gözlerin gözlerime değse
    Samanyolundan bir yıldız düşer…

    Aşkım yatağın, sevgim yorganın,
    Yüreğim yastığın olsun iyi uyu BİRTANEM !!

    En koyu mavilikleri avucuna,
    En içten mutlulukları gözlerine,
    En derin sevgileri kalbine usulca bırakıyorum.
    Her zaman sevgiyle kal.

    Sahiller dalgayı nasıl beklerse,
    Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse,
    Kuru topraklar suya nasıl hasretse,
    Sende benim hasretimsin…

    Ömrüme yetecek bir aşk ararken seni buldum.
    Şimdiyse aşkıma yetecek bir ömür arıyorum.
    Seni çok seviyorum…

    Ben senin gözbebeklerinde kaybolmayı sevdim,
    Seninleyken sana doyamamayı,
    Sensizkense doyasıya seni yaşamayı sevdim..

    Gün aşırı özlemek güzel,
    Seni anımsayıp gülümsemek güzel,
    Seni senle yaşamak bambaşka bir güzel.

    En koyu mavilikleri avucuna,
    En içten mutlulukları gözlerine,
    En derin sevgileri kalbine usulca bırakıyorum.
    Her zaman sevgiyle kal.

    Uçsuz bucaksız gökyüzünde kanat çırpan martıların.
    Sonsuz huzuru anlatan denizin maviliğinde gördükleri,
    Kendi yansımaları kadar eşsiz hayat…..
    Gülümsedikçe ve umut ettikçe yaşamaya değer…

    Her aşk bir yüreğin sesidir ve sabırla büyür!
    İçindeki sevgiyle, acıyla, inançla, öfkeyle,piser!
    Şarap gibi gün geçtikçe güzelleşir..

    Bugün yeni bir meyhane kesfettim mezarligin karsisinda. Bir gün beni arar da bulamazsan ya meyhanedeyim ya da tam karsisinda.

    Dün kopan bir yaprakti,düsen bir kuru daldi
    Bugünden güzel degil bulacagin yarinda
    Aç ellerini bir bak yanan avuçlarinda
    Dün gitmis yarin yok bize bir bugün kaldi.

    Birgün biri çıkıpta güneşe adını buzla yazarsa ,
    Bilki o seni benden daha çok seviyor…

    Eğer birgün bulusacağımız yere gelemezsem.
    Dünyanın bütün renklerinden oluşan bir demet çiçek yaptır.
    Çünkü beni senden ayıracak olan tek kuvvet,
    Ölüm beni yakalamış demektir.

    Kendimi kör düşündüm, kötü oldum,
    Sağır olsaydım ne yapardım bilmem,
    Birde dilsiz hissettim , kalbim sızladı,
    Sensiz olsam ne yapardım dedim ve düşünürken öldüm!!

    Sen benim hayatimda oldugun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir…
    Çünkü sen benim için daima teksin!

    Seni yildizlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erisilmezsin
    Ama bir farkin var; onlar bin tane sen bir tanesin.

    Önceleri hasreti hiç tatmadim, yarimden hiç ayri kalmadim, biter diye takvimlere baktim. Zor geldi ayrilik alisamadim.

    Bir daha dünyaya gelsem
    Yine seni severdim
    Beni üzesin diye
    Beni deli divane edesin diye

    Beni çagirdigini bir defa duyabilsem
    Avuçlarimda ates, yorgun gözlerimde nem
    Aşarak denizleri bir gün kapina gelsem
    Basimi duvarlara vurup ölsem diyorum

    Her sey sagir içimde, ne siir ne musiki
    Dünyadan bezginligim dünyalar kadar eski
    Öylesine çözülmüs, öyle dagilmisim ki
    Bu ne bitmez ayrilik bu ne özlem diyorum

    Istemem sevgili yüzüme gülme
    Eger ki sonunda aglatacaksan
    Istemem sevgilim ümitler verme
    Sonunda dünyamı karartacaksan

    Yatagini gül yapraklariyla, rüyalarini papatyalarla süsledim, üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarini da ben aldim ki sen rahat uyu birtanem!

    Askim yatagin, sevgim yorganin, yüregim yastigin olsun iyi uyu birtanem.

    Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime degse samanyolundan bir yildiz düser.

    Seni unutmak zor, anlatmaksa imkansız,
    Sen unutuldukca hatırlanan,
    Anlattıkca bitmeyensin meleğim..

    Ben sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi tutuyorum aklımda
    İçimi seninle ısıtıyorum bir yaşamak düşünsem “sus” deyip adınla başlıyorum.

    Ağlasam çizgi çizgi,
    Gözyaşlarım sana değilmiş gibi, beklesem,
    Zamansız, dünsüz, yarınsız gelmeyişini, Silinmiyor hüzünlerim,
    Seni seviyorum…

    İki yıldız gibi parlayan gözlerine bakıp da, senin ruhunu tüm içtenliğiyle görebilenler anlar ki sen bir ömre bedelsin !!

    Hafif hafif çiseleyen yağmurda kalırsan;
    Saçlarını okşayan her tanede
    BENİ HATIRLA !

    Senin için ağlarken gözümden düşen yaşlar denize dökülseydi eğer,
    Karaya vuran dalgalar “seni seviyorum” yazardı.

    Hep bir yıldız olmanı bekledim.
    Gün gelir kayıp bana ulaşırsın diye,
    Sonra vazgeçtim,
    Yıldız olursan ben ulaşamam diye…

    Bu gece pencereni açık bırak,
    Bir kuş uçurdum, biraz yorgun biraz ıslak,
    Başucuna bir tutam sevgi bırakacak.

    Haritaya bakıyorum izin yok,
    Kitaplara bakıyorum yüzün yok,
    Sözlüklere bakıyorum ismin yok,
    Birde dönüp kendime bakıyorum,
    Senin benden başka adresin yok.

    Bugünü yaşıyorsam eğer,
    Gelecek günlerin seni getireceğine inandığım içindir.

    Bulutlara yükledim özlemimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi,
    Yağmurları yağdırdım gözyaşlarımla,
    Küçücük melekler gönderdim,
    Seni öpmeye gelmediler mi?

    Birgün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip,
    Ölüme sessiz sedasız gitmek istersen,
    Yanıma gel ki sana sensiz yaşamanın,
    Sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim.

    Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek,
    Gündüzleri yıldızları görebilmek marifet,
    Aşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet

    Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı,
    Ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın,
    İnanki bir tanem hergün yağmur yağardı…

    Elimde denizde buldugum bir midye var,
    Denizden o kadar uzak ki tıpkı seninle benim gibi.
    Ama arada tek fark var o denize sen bana aitsin.
    Dün kalbime atılmış bir tohum idin,
    Bugün ise köklerinle kalbimi saran bir çiçek.

    Elbet rüzgar ve deniz taşır emanetlerini,
    Bekle gün gelir güneşim bulacaktır seni,
    Akşamları balkona çık, gözlerini kapat,
    Rüzgar benim yerime öpecek seni…

    Seni tanımadan önce yanlızlığı,
    Seni tanıdıktan sonra varlığımı,
    Seni sevdikten sonra yaşadığımı,
    Seni kaybettikten sonra bir hiç olduğumu anladım…

    Adını gökyüzüne yazdım bulutlar sildi
    Kumsala yazdım dalgalar sildi
    En sonunda kalbime yazdım kimse silemedi.

    Yeniden doğdu güneş dünyaya, yeniden batacak karanlığa
    Ama sen bir kere doğdun kalbime, hiçbir zaman batmayacaksın.

    Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım…

    Günesin dogdugu da bir gerçek battigi da… Kalbimin attigi da bir gerçek, günün bittigi de…
    Ne çikar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, iste o en büyük gerçek…

    Dünde, bugünde, yarinda… Yüregin kadar yanindayim. Kendini yalniz hissettiginde elini kalbine koy; ben hep ordayim!

    Sen var ya sen ayni sigaram gibisin. Dumani gözlerin… Külü dudaklarin…
    Yalniz aranizda bir fark var sigarami ben, beni ise sen yakiyorsun…

    Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok sevecegim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin…

    Ben sevdanin sokaginda oturuyorum… Geceler hiç bitmiyor, ben hiç uyumuyorum.

    Hasret kapimda nöbetler tutuyor. Sevgilim uzak bir sehirde gözlerim onu ariyor…
    Ne zaman seni düsünsem güzel bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
    En karanliklarda bile uzanir bir el, kendiliginden açar sabaha perdeleri

    Gecenin en karanlık ve en derin anında,
    Kızıl bir ay karşımda karanlığa yükseliyor,
    Ve bir yıldız bana göz kırpıyor.
    EMİNİM Kİ SENSİN ! !

    Yanlızlıksa eğer seni korkutan korkma! ben yanındayım,
    Yok eğer yanlız kalmaksa istediğin kork!
    Çünkü seni bensiz bırakmıyacağım.

    Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana
    Bir fırça koydum kutuya,
    Cennet resmi yapıp içine gir diye,
    Düşler serpiştirdim içine,
    Düş kurmayı unutma diye.

    Umut yazıyorum bir kır çiçeğinin taç yaprağına.
    Nice soğuklara dayanıyorda
    Bir sözünle kırılıverir diye korkuyorum…

    Bir Dilenci gibi Kapına Geleceğim.
    Beni görünce tanıyamayacaksın.
    Para vereceksin; Param var diyeceğim!
    Ekmek vereceksin; Karnım Tok Diyeceğim!
    “Öyleyse ne istiyorsun?” diye sorduğunda:
    “Bir zamanlar Sana Verdiğim Kalbimi” Diyeceğim!

    Seni bir goncayken sevdim, şimdi gül oldun.
    Seni bir yağmur damlasıyken sevdim şimdi göl oldun.
    Ben mi? Ben bu çöldeyim şimdi,
    Sende serabım hiç dokunamadığım.

    Yine sıçrayarak uyandım uykumdan, ağlayasıya özlemiştim seni,
    Bir özlemki birikmişti gözkapaklarımda, dokunsalar ağlayacaktım inan,
    Neye yarar gökyüzünde güneş, Sen yokken yanımda…

    Neden zor bu kadar seni sevmek ve bulamamak,
    Dokunmak istedikçe uzaklaşmak,düşündükçe unutmak,
    Neden bu kadar zor seni sevdiği halde söyleyememek,
    Hep bir şeyler gizlemek,sana sahip olacağım yerde seni KAYBETMEK.

    Zaman geçtikçe daha çok bağlanıyorum sana,
    Birgün bir yerde bir şekilde yollarımızın ayrılacağını bilsemde,
    Nerede olduğunu öğrenmesemde,
    Yaşayacaksın hep içimde..

    Senden ayrılacağımı her hatırladığımda,
    Dünya ayaklarımın altından kayar gibi oluyor.
    Çünkü sen benim için bir nefessin.
    Nefes almadan yaşayamam ki…

    Mutluluğun gökyüzünden dökülen yağmur damlaları kadar bol olsun
    O kadar mutlu ol ki gözlerindeki mutluluk
    Mutluluğu arayan mutsuzların umut ışığı olsun..

    Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu.
    Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun…
    Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun
    ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.

    Gün birgün sevdalanmış geceye.
    Gecede yakamoz düşürmüş denize.
    O günden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş,
    Ta ki güneş tutulup, gölge düşürene dek sevdalarına.

    Sen herzaman nerede olursam olayım,
    Ne düşünürsem düşünüyüm her an kalbimdesin,
    Seni ne kadar sevdiğimi kelimeler ile anlatamam,
    Ama şunu bil SENİ SEVİYORUM !!!!!!

    Yıllardır sevgimin öyle çok muhafızı
    Ve öyle çok düşmanı oldu ki,
    inan ben seninle onları aştım.
    Ve inanki seni seviyor olmak bile,
    Büyük bir nimet benim için…

    Üzüntülerin kumsaldaki ayak izleri kadar hafif,
    Sevinçlerin okyanuslar kadar derin olsun,
    Canım ağlamak istiyor yazmak bahane,
    Batan güneş umudumuz doğan güneş tesellimiz olsun.

    Ilık bir rüzgar esti,
    Nereden geldi bilmiyorum… nereye gidiyorsun diye sordum..
    Özlenen herşeye dedi.. Aklıma sen geldin..
    Çünkü özlenen bir tek sendin…

    Birgün zaman kayar elimden tutamam.
    Sel gibi akan gözyaslarımı kurutamam.
    Öylesine sendeyim öylesine bendesin,
    Unutmak istesemde artık unutamam.

    Sanma ki yerin dolacak,
    Senden başka biri benim olacak,
    Ne bana senin gibi bir sevgili,
    Ne sana benim kadar seven bulunacak…

    Bir su gibi berrak,
    bir çiçek gibi sevgi yüklü,
    gökyüzü gibi yalın, okyanus kadar derin,
    kelimelere sığmayacak kadar büyük bir sevgim var sana.

    Aşkın Kalbindeyse..
    Mutluluğun elindeyse,
    İstediğin iki kelimeyse
    SENİ SEVİYORUM…

    Belki birgün beni unutturacak biri çıkacak karşına,
    Belki özlemeyeceksin beni,
    Gözyaşı da dökmeyeceksin belki ,
    Ama bil ki bu gece yüreğimdesin,
    Her zaman ki gibi..

    Günü gece olsun diye yaşıyorum,
    Çünkü gece hayallerime geliyorsun,
    Seni beklemiyorum çünkü sen hep benimlesin,
    Hayallerimde ve kalbimdesin.

    Rüyaların en güzelini görürken,
    Tanrının seni korumak için gönderdiği
    Meleklerin kanatları öyle büyük olsun ki
    En masum anında bile kimse sana zarar veremesin.
    Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde,
    Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar ,
    Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm,
    Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var.

    Hayatta en güzel şeyler hep senin yoluna çıksın,
    Ama içimden bir yerlerde sana ait zavallı kalbim ister ki,
    Bu güzelliklerden birtaneside ben olayım.

    Dünyadaki bütün ağaçlar kalem,
    Denizler mürekkep olsa,
    Sana olan sevgimi yazamazlar.

    Sevgim sonsuz ama anlayana,
    Aşkım sonsuz ama yaşayana,
    Dostluğum gerçek ama paylaşana,
    Dertlerim sıradan ama unutturabilene,
    Sen “Birtanemsin”, her zaman da öyle kalacaksın.

    İnsanı uyandığında bin pişman eden,
    Geriye dönmek isteyip ama dönemeyince çaresizlikten delirten,
    Hayatta sadece bir kere görülecek harika bir rüyasın sen.

    Ne varsa aradığım bilki sende bulmuşum
    senden öncesi yoktu seninle var olmuşum
    sende bütün umutlar sende bütün özlemler
    beni sende arama, ben artık senin olmuşum.

    Özlemek güzel şeydir, özlüyorsa Özlenen
    Beklemek güzel seydir, gelecekse beklenen
    Sevmek güzel seydir, seviyorsa sevilen…

    Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa,
    ben üzerinden geçerken ipler kopsa
    ve düştüğüm yer dudakların olsa.

    Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen,
    bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.

    Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın
    çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum.
    Ama bir şeyi bil ki seni çok seviyorum?

    Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler.
    İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler.
    Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem?

    Hani gözler vardir sözleri anlatir, hani sözler vardir gözleri anlatir, bir de ask vardir seni anlatir…

    Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarinda mutluluk, yüreginde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasinda iyi geceler öpücügü, yanagini uzat.

    Bir insanin idealleri olmali, sonsuzluk gibi. Bir insanin özlemi olmali, özlemle açan çicekler gibi.
    Bir insanin bir tanesi olmali, tıpkı senin gibi.

    Yüregimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yasatan tek duygu sensin bebegim…

    Yanlızlık gecelerin, ümit bekleyenlerin,
    Hayal çaresizlerin, yağmur sokakların,
    Tebessüm dudakların, hüzün ellerin,
    Sen ise sadece benimsin B İ R T A N E M !!

    Önceleri hasreti hiç tatmadım,
    Yarimden hiç ayrı kalmadım,
    Biter diye takvimlere baktım.
    Zor geldi ayrılık, alışamadım.

    Sana nasil hitap etmeliyim bilmiyorum. Hayatim desem hayat çok kisa, çiçegim desem çiçek soluyor.
    Sana canim demeliyim, çünkü bu can sen oldukça yasiyor…

    Seni sevdigim kadar yasasaydim; ölümsüzlügün adini ask koyardim…

    Bir kus olup gitsem, assam su enginleri, varsam senin yanina. Öpsem doyasiya, koklasam seni…

    En güzel yarinlar senin olsun, sen buna layiksin ömrün mutluluklarla dolsun.
    Eger gün gelir de sen beni unutursan, inan ki tatlim canin sagolsun.

    Bir gün dudaklarin kurursa okyanusu getiririm sana, aksam ayazinda titrersen günesi getiririm sana,
    eger gönlün bir sevgi ararsa kalbimi söküp getiririm sana…

    Bir yudum zehir olsan, bir an bile düşünmeden seni içerdim,
    Sırf seninle bir olmak ve seni içimde hissetmek için.

    Sen bazen en zifiri karanlık, bazen gecemin güneşi,
    Sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı,
    Sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni…
    Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak,
    Mutluluk ise gözbebeğin kadar yakın olsun,
    Umutların gerçek gerçeklerin, mutlulukların sonsuz olsun..

    Güneşin bile buz tuttuğu bir yerde, eğer ateş görürsen,
    Bilki o ateş senin için yanan kalbimdir.

    Artık bulutlara yazıyorum hasretimi,
    Yağmur yağınca anlarsın seni ne çok özlediğimi!…

    Sesini duysamda heran yüzünü görmek gibi değil
    Özlediğimi bil heran hiçbir şey seni sevmek gibi değil.

    Bunca çilenin sonu değilmi bir avuç toprak,
    Ölümden yana korkum yok,
    Tek korkum unutulmak.
    Küçük bir özlem yakarsa yüreğini
    Ve acı çekersen hasretten yana beni an .
    Çünkü ben, içimde yüzbinlerce özleminle,
    Hergün seni anarak yaşıyorum.

    Denizler mürekkep gökyüzü kalem oldu,
    Yıldızlara binlerce kez seni seviyorum yazdım, sende inandın .
    Ben seni sevmedim sana taptım..

    Beni özlersen gökyüzüne bak.
    Yıldızların kuyruğuna kalbimin parçaları takılı.
    Yalnızlık seni üzerse elini kalbine koy gözlerini kapa.
    Ruhum orada çakılı….

    Her aşkın gökyüzünde bir meleği varmış.
    Yeryüzünde biten her aşk için gökyüzünde bir melek ağlarmış…
    İnan ki aşkım bizim meleğimiz hiç ağlamayacak

    Seni ne yağmurlar, seller koparabilir kalbimden,
    Ne de deli gibi esen fırtına,
    Çünkü bir ağacın toprağa kök salması gibi bağlandım sana..

    Kulaklarim sessizlige, gözlerim sensizlige,
    Gönlüm katlanirsa derde,
    Anlami yok yasamanin..
    Nefes almak boşuna..
    Senin olmadigin yerde …

    Seni dağlara yazsam yağmurlar,
    Göklere yazsam bulutlar,
    Gözlerime yazsam göz yaşlarım siler.
    Seni kalbime yazdım artık kimse silemez..

    Dün kalbime atılmış bir tohum idin,
    Bugün ise köklerinle kalbimi saran bir çiçek.

    Benim için seni görmek suya benzer,
    Seninle yaşamak ise nefes almaya…
    Susuz üç gün yaşarım ama nefes alamadan asla…

    Sana bir sır söyleyeyim mi?
    Bu sır ki sırların en güzeli, geceden sessiz,
    Getir kulağına söylüyorum,
    SENİ ÇOK SEVİYORUM..

    Sessiz akşamlarda sesini
    Soğuk gecelerde nefesini,
    Yanlızlığımda bedenini,
    Sakinliğinde öfkeni,
    Isssız sokaklarda gölgeni,
    Ben sadece seni özledim BİRTANEM…

    Kuraklık çöksede denizlerine gönlünün
    İnan gözyaşlarımla sulardım seni sonuna değin ömrümün.

    Güller hep ellerinde açsın, ama dikenleri batmasın.
    Sevda hep seni bulsun, ama seni yaralamasın.
    Mutluluk hep yüreğine dolsun, ama beni unutturmasın

    Bir kez sevdiğini unutmaz bu yürek ,
    Devran kiri isyan pası tutmaz bu yürek ,
    Birgün bu muhabbetten eser kalmazsa ,
    Ancak o zaman yaşamaz bu yürek …

    Seni bir serçenin gözyaşları kadar sevdiğimi biliyor muydun?
    Bu sevgim sana az gelecek ama, bilmediğin bir şey var.
    Serçeler ağladığı zaman ölürler…

    Alaca Karanlığı Sevmem ben
    Ya gece olmalı ya gündüz
    Kurşun ya vurmalı yada namluda durmalı
    Sevgili dediğin ya senin gibi olmalı
    Yada hiç olmamalı..

    Eğer birgün beni unutturacak öyle biriyle unut ki,
    Sana savurduğum kurşunların önüne geçebilecek,
    O gün seninle ölebilecek kadar seni seviyor olsun.

    Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim,
    Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel,
    Çünkü gülüşünü çok özledim…

    Kimine göre ateştim cayır cayır yanan,
    Kimine göre bir yıldız hep parlayan,
    Kimi çiçeğe benzetirdi hiç solmayan,
    Ama ben senin için su olmak isterdim hep muhtaç olunan.

    Senden ayrılacağımı her hatırladığımda,
    Dünya ayaklarımın altından kayar gibi oluyor.
    Çünkü sen benim için bir nefessin.
    Nefes almadan yaşayamam ki…

    Dünde, bugünde, yarın da hep yanındayım,
    Yanlızlığı hissettiğinde elini yüreğine koy,
    Ben hep oradayım…

    An gelir insan gülerken ağlarmış.
    Gözyaşları sel olup kalbine akarmış,
    Kahkaha bir maske derler bilirmisin?
    İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış..

    Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim
    bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim
    ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

    Güller anlatsın sana olan sevgimi,
    güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi?
    Yavaş yavaş eriyen yüreğimi
    güller anlatsın ben anlatamadım

    Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı öğrendim,
    sevmeyi, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!

    Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana,
    uzakta olduğun için tutkunum sana!
    Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana,
    imkansız olduğun için tutkunum sana.
    Seni dağlara yazsam yağmurlar,
    Göklere yazsam bulutlar,
    Gözlerime yazsam göz yaşlarım siler.
    Seni kalbime yazdım artık kimse silemez..

    Gecelerin deyişiyle eğlence kadar,
    Yaşlıların deyişiyle gençlik kadar,
    Çocukların deyişiyle dünyalar kadar,
    Benim deyişimle CANIM kadar seviyorum seni…

    Hasret, özlenen sen olunca,
    Sevmek, sevilen sen olunca
    Sevilmek, seven sen olunca; anlamını buluyor…

    Hayallere dalıp gitmem ben,
    Çünkü tek hayalim sensin benim!
    Hiçbirşey isteyemem ben
    Çünkü birtek istediğim sensin benim.

    Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde,
    Kalbin içimde ve ruhun Bedenimde olduğu sürece
    Seni sonsuza kadar seveceğim..

    Dünya unutursa dönmeyi,
    Rüzgar unutursa esmeyi,
    Aşıklar unutursa sevmeyi,
    Belki o zaman unuturum seni

    Sen ; bir damla şarap gibisin içtigim anda beni sarhoş edecek …
    Sen ; masmavi bir deniz gibisin, dokundugum anda beni titretecek
    Sen ; harika bir insansın, sonsuza dek sevilecek
    Sen ; sevgi dolu bir insansın hep sürecek ….

    Semadaki tüm yıldızlar sönünce,
    Gözlerinde gecenin yalnızlığını hissedince,
    İçten içe muhtaç olunca bir dost sohbetine,
    Unutma ki seni düşünen bir var bu şehirde….

    Hasretin bu kadar acı vereceğini bilmezdim. öğrendim…
    Çünkü benim her saniyem hasret….
    Severken, özlerken ve hep yalandan gülerken, bilmediler ki
    İÇİMDE SEN VARDIN VE HEP SEN OLACAKSIN……..

    Ne dünden daha az,
    Ne yarından daha çok,
    Seni bugünde dün olduğu gibi,
    Yarın olacağı gibi çok seviyorum

    Kimi ağaçlara kimi camlara yazar sevdasını,
    Bense ağaçlara yazmadım kurur diye,
    Camlara da yazmadım buğulanır diye,
    Seni kalbime yazdım sonsuza dek kalasın diye..

    Hiç yüz vermedim güneşe bugün..
    Resmini gösterip hava attım çiçeklere..
    Adını zıpkınla kazdım göğün en yüksek yerine…
    Bir de SENİ SEVİYORUM diye bağırdım duydun mu?

    Bir yürek nelere yeterse,
    Bir can bir canı ne kadar severse,
    Bir damardan ne kadar çok kan geçerse,
    Yaşam bir ölüme nasıl değerse,
    Sende benim için o kadar değerlisin.

    Gecenin karanlığındasın, güneşin ışığında,
    Suyun damlasında, selin coşkusunda
    Kimi yanımdasın kimi rüyamda
    Ama hep aklımdasın sakın unutma…

    Sanırım seni çok sevdim ki ayrılamıyorum.
    Bağlandım ki unutamıyorum,
    Yakınlardasın ki hissediyorum,
    Gizlemiyorum çünkü seni çok seviyorum.

    Rüzgarın kemanını çaldığı ve yağmur damlalarının pencerene vurduğu soğuk
    bir gecede yatağına uzanıp hayalini kurduğun ve keşke dediğin bütün
    güzellikler senin olsun..

    Beyaz bir güvercin gönderiyorum sana,
    Kanatlarında mutluluk yüreğinde sevgi ve şevkat,
    Kar beyaz tüylerinde kokun,
    Ve gagasında iyi geceler öpücüğü
    Ona iyi bak.

    Yatağını gül yapraklarıyla,
    Hayallerini papatyalarla süsledim
    Üzerini sevgimle örtüp kabuslarını da ben aldım ki
    En tatlı rüyalar seninle olsun.

    Şimdi daha iyi anlıyorum ki,
    Nefes almak değilmiş, yaşamak.
    Ateşlerde yanmak gibi bir şey,
    Seni severken,sensiz olmak…

    Biliyorum bugün kulakların bir başka çınlayacak,
    anlayacaksın seni yine nasıl andığımı, özlediğimi.
    Ellerin titreyecek, gözlerin yollarda kalacak,
    sende hissedeceksin yüreğimde neler hissettiğimi!

    Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun.
    Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun…

    Bulutların gözyaşları pencerene vururken,
    Düşlere daldığın bir gecede,
    Hangi hayaller sana uyumayı unutturuyorsa,
    Gelecek sana onları yaşatsın…

    Şimdi tek bir yıldız gibiyim gökyüzünde,
    Ve her gece bir öpücük hissedersen yüzünde
    Sil yüzünü ve gülümse……

    Yapraklar sararip dökülürken yere,
    yasli gözlerini çevirip göklere,
    her gün istemem yilda bir kere,
    adimi anmayi sakin unutma!
    Bütün mevsimleri bir günde, bütün yillari bir mevsimde yasamaya raziyim seninle…
    Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.

    Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultani oldun, gece gökyüzünde parlayan yildizim, sabah ise ruhuma dogan günesim oldun…

    Aci ve hüzün bir yildiz kadar uzak, mutluluk gözbebegin kadar yakin olsun.
    Umutlarin gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutluluklarin sonsuz olsun…

    Zannetme ki hersey bitti sevdigim; Birgün yeserecek su sararmis yapraklar.
    Ve bundan sonra kim severse dünyada; Seni ve beni hatirlayacaklar.

    Seni görmedigim günler
    Karanliktayim, katran gecelerdeyim
    Cehennem misali bir yerdeyim
    Bir demir nasil paslanir, bir elma nasil çürürse
    Iste öyleyim…
    Seni seviyorum kelimesini sana benden başka kimse söylemesin,
    Yalnız bana sakla dudaklarını seni benden başka kimse öpmesin,
    Ne olurdu her seven sevilse sanki, bu dünyada aşktan güzel ne var ki,
    Gel kollarıma öyle sarıl ki kimsenin çözmeye gücü yetmesin.

    Ya gel yada gozlerini gonder
    Martilarin ucustugu bir tutam mavi gonder
    Zumrutlerin oynastigi bir yudum yesil gonder
    Ya da yokluguna denk gri gonder kursuni gonder
    Dedim ya, ya gel yada gozlerini gonder bebegim .

    Birgün zaman kayar elinden tutamazsın.
    Sel gibi akan gözyaslarını kurutamazsın.
    Öylesine sendeyim öylesine bendesin ki
    Unutmak istesekte artık unutamayız!!!

    Sana ne demeliyim bilmiyorum. güneşim desem güneş batıyor,
    Hayatım desem hayat kısa, gülüm desem oda soluyor,
    Sana canım demeliyim, çünkü bu can seninle yaşıyor…

    Yanağına konan kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde,
    Hissettiğin o bir damla serinliği benimle paylaşmak istersen,
    Yönünü rüzgara dön ben o rüzgardayım…

    Duygular vardır anlatılamayan..sevgiler vardır kelimelere sığmayan…
    Bakışlar vardır insanı ömür boyu ağlatan…yollar vardır aşılması güç olan.
    Kalpler vardır acılarla parçalanan, ve insanlar vardır hiç unutulmayan.
    Sanma beni sevipte bırakanlardan. Benim sevgim mezara kadar olanlardan…

    Seni yüreğimden atabilsem atamıyorum,
    Seni gözlerimden silebilsem silemiyorum
    Sensizlik acısını çekemiyorum,
    İnan seni çok, çok seviyorum..
    Eğer bir gün o, sevdiğin yağmur insafsızca seni ıslatırsa, bilki ben sana ağlıyorum.
    Eğer bir gün aşkımızın şarkısı kulaklarını tırmalarsa bilki ben o şarkıyı sana söylüyorum.
    Eğer bir gün elinde bir demet gül mezarıma gelirsen bilki mutluyum mezarımda uyuyorum…

    Ne seni unutacak kadar zaman geçecek,
    Nede geçen zaman seni unutturmaya yetecek,
    Bırakıp gitsemde unuturum sanma,
    Zaman alışmayı öğretir, unutmayı ASLA ! !

    Gözlerin dolarsa bir gün, bilki ben seni anıyorum.
    Kalbin yanarsa bir gün, bilki ben ağlıyorum.
    Bir gün ağlamak gelirse içinden, bilki bende YAŞAMIYORUM

    Bir ilk gibi yaşayacağım içimde,
    Kalan son sevgi parçasını seninle,
    Sakın ayrılmayalım aşkım ölsem bile ellerinde…

    En güzel yarınlar senin olsun,
    Sen buna layıksın ömrün mutluklarla dolsun,
    Eğer gün gelirde sen beni unutursan,
    İnan ki tatlım canın sağolsun.

    Yüreğim umulmayan yaralarla başedemezken,
    Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim,
    Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel,
    Çünkü gülüşünü çok özledim…

    Bir sen varsın dünyamda beni anlayan,
    Birde sevmek var içimde sıcaklığınla yanan..

    Sen Tanrıya dilenen dilek göklere uzanan ellerimsin,
    Sen gözümde süzülen yas tek düsüncem hasretimsin,
    Sen yaşadığım ömür en güzel günlerimsin,
    Sen her gece rüyama giren BİRİCİK SEVGİLİMSİN

    Yıldızlar vardır geceyi güzelleştirmek için,
    Çiçekler vardır: kırları süslemek için,
    Sevgiler vardır: kalpleri birleştirmek için,
    Bitanem vardır aşkımı yaşatmak için…

    Ömrüme yetecek bir aşk ararken seni buldum.
    Şimdiyse aşkıma yetecek bir ömür arıyorum.
    Seni çok seviyorum…

    Sözlerin aklımda yada aklımın ardında,
    Hayalin karşımda yada sesin kulağımda,
    Ya ben çıldırıyorum, yada çok özlüyorum,
    Hem özlemek güzel, hem özlenen özel..

    Belki hatıralar unutulup gidecek,
    Belki bu sevgiler yok olup eriyecek,
    Ama şunu unutma,
    Bu kalp sonsuza dek seni sevecek…

    Güneş için aydınlatmak,
    Kuş için uçmak,
    Rüzgar için esmek ne ise,
    Benim için de seni sevmek aynisi..
    SENİ SEVİYORUM..

    Geceleri Uzaklara çıglık Olur Sesim,
    Denizden çıkan Yosun Kokusundan Keskin Sana Olan özlemim,
    Bugece Sırf Senin İçin Kapanıyor Gözlerim.
    İyi Geceler Herşeyim!

    Böyle bir dünyada seninle yaşamak varken,
    Böyle uzak kalmak gücüme gidiyor,
    Senin verdiklerini seninle paylaşmak varken,
    Seni sensiz yaşamak içime sinmiyor

     
  • sozlerguzel 7:44 am on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Sevgi Nickleri, , Sevgi sözleri ve sevgi nickleri, sevgili nickleri, ,   

    Sevgi sözleri ve sevgi nickleri 

    Sevgi sözleri ve sevgi nickleri

    Güzel Sözler Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.

    Hadi uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.

    Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.

    Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

    Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım

    Rüzgar alabildiğine hırçın,yağmur alabildiğine inatçı, yüreğin ise onlara inat sanki bir liman… Tıpkı gözlerindeki huzur gibi…

    Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana.

    Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım…

    Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!

    Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun…

    Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni

    BİR İNSANI FARK ETMEYE BİR DAKİKA,TANIMAYA BİR SAAT,SEVMEYE BİR HAFTA YETER.AMA UNUTMAYA BİR ÕMÜR BİLE YETMEZ.HELE O İNSAN SENSEN….!!!!

    Gecenin karanlığında, güneşin ışığında, Suyun damlasında, selin coşkusunda Kimi yanımdasın kimi rüyamda Ama hep aklımdasın sakın unutma

    yağmurla yarıştım bu gece ben ağladım o yağdı,o gökyüzünü,güneşi,bulutları, bense çocukluğumun gülüşünü anlattım ,o güneşi özlemiş bende bu mesajı okuyanı….

    gözlerı nehir kasları köprü olsa tam ortasından gecerken ipler kopsa yanaklarından süzülüp dudaklarında duraklasam beni öpermisın yoksa göz yaşı gibi silermisin

    güneşin rengine benzemez gecenin rengi üşütür ayaz korkutur karanlık bugün bi gariplik bi hüzün var yüreğimde ya ben fazlayım bu şehirde yada sen eksik……….

    gece yarısı baslıorsa cığlıklarım duyulsun die diil_ caırmalarımsa artık gelmen icin diil_ duyurmadan seslenmei biliorsa bu yürek_ görmeden sewmeide bilir____

    Şu vefasız fani dünyada Acıları kederleri sen yaşatın bana Yarınlarım ümitlerim hayalerim vardı Zehir ettin işte en sonunda Elimde değil seviyorum Resmimine bakıp avutuyorum kendimi Farkında olmadan sevmişim seni Ellerin sözüne inanıpta bırakma beni Delliler gibi seviyorum seni Lanetler olsun anlayamadın beni İnanki canımdan bile çok seviyorum seni

    bu gece yıldızlara anlattım seni? sordum o da beni severmi diye? denizdeki yakamoz cevap verdi bana! o sevmesede sevilmeye deger diye….

    sen benim hayatımda yaşadığım en güzel aşk sen uğruna ölünebilecek kadar değerli bir sevgilisin benim için

    Seni seven ben degil K-A-L-B-I-M Seni arayan ben degil E-L-L-E-R-I-M Seni hasret özlemiyle arayan ben degil G-Õ-Z-B-E-B-E-G-I-M Sana dokunmak icin yanan ben degil Y-Ü-R-E-G-I-M

    Beni hatırla yıldızlar parlamaya başlayınca, Gökyüzüne uzat elini, Perde perde aç hayalini, Beni Düşün, Belleğine akan bir nehrin içinde başı boş sandal gibi yüzüşümü, Kıyılara vura vura gör kalbimin dibe çöküşünü Duyur sesini, Taşı karanlık rüyalarımı kalbinin o güvenli sığnağına ve Beni SEVDİĞİNİ söyle Yanağıma Küçük bir BûSE kondurur gibi…….

    sevgi inançlar uğruna savaşmaktır;sevgi sevdiğin herşeyi geleceğe taşımaktır.sevgi ne yerde,ne de gökte.sevgi küçücük bu yürekte senin için atmaktadır…

    gecenin karanlığında sabahın aydınlığında hep aklımdasın bu ufacık kalbimin en büyük yerindesin ve tek sahibisin…

    merhaba ben geldim ama sıradan bir msj degilim.gönderen tarafından sevgiyle yüklendim,gelene kadar canım cıktı bol bol tembihlendim sizi coook özlemiş

    bir gece ay bana sordu neden seni ağlatan bir kızla beabersin?? aya baktım ve dedimki sen kiç gök yüzünden vazgeçe bilirmisin?

    BEYAZ PAPATYALAR ARASINDA BİR GÜLSÜN SENÕYLESİNE GÜZEL ÕYLESİNE CANLI DOKUNURSAM YAPRAKLARINA SOLARSIN SANDIMONUN İÇİN YANINDA HEP SESSİZ HEP SOLUK KALDIM

    Hani uzaktaki yıldız parlak gelirya insana uzakta olduğun için aşığım sana Hani en güzel aşklar imkansız gelirya insana imkansız olduğun için tutkunum sana..

    Duygular vardır anlatılamayan sevgiler vardır kelimelere sığmayan bakışlar vardır insanı ömür boyu ağlatan yollar vardır aşılması güç olan kalpler vardır acılarla parçalanan ve insanlar vardır hiç unutulmayan sanma beni sevipte bırakanlardanbenim sevgim mezara kadar olanlardan!!!

    ELİN TELEFONDA HARFLER ÜZERİNDE DUYGULAR KALPTE DÜŞÜNCELER YAZIDA AY GÕKYÜZÜNDE YILDIZLAR DAHA ÕTEDE…AMA EN ACISI SEN ORDA BEN BURDA…

    yağmur damlası yılanın ağzına duserse zehır mıdyenın ağzına duserse ıncı olurmus Sen neyın yagmurusun kı benım yureyıme dusunce herseyım oldun

    elimde olsa rüzgara karışır yanına gelir ellerinden tutar gözlerine bakar seni sevdiğimi söyler yanağına bir buse kondurur ve yüreğine nehir gibi akarım AŞKIM

    sana bir gül veriyorum kokla ama soldurma sana bir şarap veriyorum iç ama sarhoş olma sana kalbimi veriyorum sev ama aldatma

    yağmurlu bir günde ellerini aç tutamadığın yağmurlar kadar çok seviyorum seni

    senin yüreğin yeddi beni sevmeye ama gücün yedmedi beni kaldırmaya ağlamı bilmiyosan sevmeyide bilemezssin

    ölümümü olur senini uzaklara gidişin neolur inan bana seni ölümüne sevmişim bırakma ne olur korkuyorum karanlıktan bugunum yok yarınlarımda düşman

    Sana bir şiir yazacağım içinde güllerin güzelliği olacak kokuları etrafını saracak ama;hasretin özlemin benimle SABAHLAYACAK

    Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erişilmezsin ama bir farkın var onlar bin tane sen bir tanesin.

    bedenimde bir can avuc ici kadar o canda bir kalp var! dünya kadar. o kalpte bir sevgi var sonsuza kadar!o sevgide sen varsin ölene kadar….

    GÕZLERİN=ALEV SÕZLERİN=BEDEL VARLIĞIN=HAYAT YOKLUĞUN=ÕLÜM SEVGİN=CENNET HASRETİN=CEHENNEM SENİNLE=MUTLULUK SENSİZLİK=SONUMDUR…

    Kıpkızıl Bir Güneşin Õnünde Masmavi Yelken Gibidir Hayat; Alır Götürü Seni Bilinmeyen Uzaklıklara; Sevda Mavidir; Mavi ise Umut; Gölgeler Düşsede Yüreğimin Üstüne O Güneşi Sakın Söndürme; Eğer Umut Yoksa; Yarınlar Uzak Kalır İnsana; UNUTMAKİ; Bir \”SEN\” Daha Yok Bu Dünyada……

    sevmenin iki yolu var ya sever gülersin ya sever ölürsün sen sevmeyi dene ölüm nasıl olsa gelir biliyormusun geceleri hiç sevmiyorum geceler seni bana souyor o nerde diye uzakta olduğunu anlatmaya çalıştıkça kalbimin daha fazla acı çektiyini görüyorum ama her şeye rahmen seni seviyorum

    EĞER BİR GÜN AĞLAMAK İSTERSEN BENİ ARA SENİ GÜLDÜREMEM AMA SENİNLE AĞLAYABİLİRİM EĞER BİR GÜN ÕLMEK İSTERSEN BENİ ARA SENİ DÕNDÜREMEM AMA SENİNLE BİRLİKTE ÕLEBİLİRİM

    aşk tatlı bir rüya ufak bir dünya…gözlerde başlar,kalplerde yaşar.aşk şiiri gibi güzel,film gibi geçer.bir rüzgar gibi eser masal gibi biter

    birgün bana beni mi daha çok seviyorsun yoksa Tanrıyı mı diye soracaksın ben hiç düşünmeden Tanrıyı diyeceğim ve sen hemen küsüp gideceksin ama nerden biliceksin içimdeki Tanrının sen olduğunu

    SEVMEK YAŞAMAK KADAR TATLI İSE UNUTULMAK ÕLMEK KADAR ACIDIR.SEN UNUTMA UNUTTURMA GÜZELİM…Bayram UZUN 01.09.2006

    Eger seni nasil ve ne kadar sevdigimi ögrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalisin çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamiyorum. Ama bir seyi bil ki seni çok seviyorum…

    beni sevmek özveri tecrübe güven ister ama en önemlisi yürek ister arkadaş yürek ister

    eyer benim biir mesaj lık ömrüm olsaydı vesen bana bir mesaj gönderecek olsaydın ve benim o mesajı okuduktan sonra öleceyimi bilseydin bana bir mesajda neyazardın.

    Sevmekmi? Hiç Tatmadım?Ya Gülmek?Çoktan Unuttum?Yaşamakmı?Boş!Ver Aşk Nemi?Büyük Bir Yalan!Mutsuzlukmu?İşte O Benim Dünyam?

    Gökten bi yıldız sec senin için ama içlerinden en güzeli en tatlısı olsun. Gökten bide benim için yıldız sec güzelliği önemli değil senin yıldızının yanında olsun BEBEĞİm

    alo!orası öbür dünyamı?(evet)cenneti baglayın lütfen(buyrun)hani bir yer ayırtmıştımya iptal ediyorum.ÇÜNKÜ GERCEK BİR SEVGİ BULDUM YAŞAMAK İSTİYORUM

    umut edipte bekledigim özledikçe özledigim sevdikçe sevdigim sen benim tek göz bebegimsin…!

    Sevmek ellerini tuttugumda dertlerimi unutmaksa dizlerine yattığımda mutluluk duymaksa,seninle ölümü göze almaksa o zaman seni seviyorum HAYATIM

    RÜYALARIN EN GÜZELINI GÕRÜRKEN ALLAH\’IN SENI KORUMASI IÇIN GÕNDERDIGI MELEGIN KANATLARI ÕYLE BÜYÜK OLSUN KI;EN MASUM ANINDA SANA KIMSELER ZARAR VEREMESIN.. DALGALAR KIYIYA ÇARPARKEN SU SÕZÜ SÕYLER;SENI SEVIYORUM GONLUMUN BOSLUGUNDAN YAKNINIYORDUM, MUTSUZLUGUM ASKSIZLIKDAN ZANNEDIYORDUM, NEDEN BENIMDE BIR SEVGILIM OLMASIN DIYORDUM, OYLE BIR ASKA DUSTUM KI BIN PISMAN OLDUM! GUL KOKLAMADIM USTUNE KOKUNU UNUTURUM DIYE, GOZLERIMI KAPAMADIM KAPATINCA SEN GIDERSIN DIYE. EY HAZIN GONLUM SENDEN YANA AHIM SITEM YOK, KORKTUGUM SADECE UNUTULMAK!

    Sevmek ellerini tuttugumda dertlerimi unutmaksa dizlerine yattığımda mutluluk duymaksa,seninle ölümü göze almaksa o zaman seni seviyorum HAYATIM

    ben senin adını suya yazdım ateşle varsa benden daha çok sevecek adını yazsın güneşe buzla ben senın adını kalbime kazıdım bıçakla varsa benden daha çok sevecek gelsin alsın canımı..??

    ben yine pencerenin önünde gözlerim o yildizin üstünde belki bakislarini görürüm diye……..

    ben yine pencerenin önünde gözlerim o yildizin üstünde belki bakislarini görürüm diye……..

    Yıldızlar semada tükenmedikçe taşlar dile gelip unut demedikçe ruhum bedenimi terk etmedikçe unutmam unutamam seni..!!

    Biliyorum ki Sen bi Günessin etrafinda gezegenler var , Sende bilmelisin ki Ben bi Dünyayim yanliz bende Hayat VAR….

    söyleyeceklerim iki kelimenin sınırlarını aşamıyor…lütfen bana inan \’seni seviyorum\’

    Bu arta kalan hangi yaz akşamının hüzünleri oysa birbirimizin yaralarıyla sarmalıydık kanayan yerlerimizi yokluğuna dayanabilirim sandım,oysa yokluğun bir şiir ve ben şair olamadım.
    bir kalp aranıyor sevgiye degecek bir sokak aranıyor özgürce gezecek bir mum aranıyor sonsuza denk yanacak inan bir seni seviyor bu deli yürek vazgeçmezmiş yıllar geçsede senden bir gün ölmeye karar veripte sen olmazsan yanılada haykıracakmış BEN SENİ BİR GÜN BENİ ÖLDÜRESİN DİYE DEGİL BENİ ÖLÜMDEN DÖNDÜRESİN DİYE SEVDİM sen yanıltım beni ve ben şimdi GİDİYORUM arkama bakmadan ve seni kalbimden atamadan birtanem gidiyorum.

    Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki…

    Ben asla ağlamam deyip her gece yatağa yattığında aklına o gelip gözünden iki damla yaş süzülüyorsa eğer utançla işte o zaman aşıksın demektir..

    Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan, yalnız söylenen sözü duyabiliyorsan, Ne görebiliyorsun Ne de duyabiliyorsun…

    Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum.

    Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.Ve aşk öyledirki nerde imkansız varsa onu seçer.

    Karanlık Aydınlıktan, Yalan Doğrudan Kaçar. Güneş Yalnızda Olsa Etrafa Işık Saçar. Üzülme Doğruların Kaderidir Yalnızlık. Kargalar Sürüyle Kartallar Yalnız Uçar.

    Gençliğine güvenip erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken.

    Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni çok sevmeye devam edeceğim…

    Benim Kalbimi Kırmak Suya Yazı Yazmak Kadar, Gönlümü Almak İse Güneşe Dokunmak Kadar Zordur. Sen Suya Yazı Yazmayı Başardın, Şimdi Güneşin Batmasını Bekle.

    Allahım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki , sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın…

    Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu. Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun… Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.

    Kilometrelerce uzaklıklara gizlenmiş olsada dostluğumuz aynı gökyüzünü paylaştığımız sürece dostuz!

    Özgürlük düşlerde değil ,kendi kendimize yükselttiğimiz çitlerin ardındadır

    Uzaklıklar Küçük Sevgileri Yok Eder, Büyükleri Yüceltir. Tıpkı Rüzgarın Mumu Söndürüp Ateşi Yükselttiği Gibi.

    gözlerim yolunu bekliyor, günü gününe ekliyor
    ruhun tüm dünyayı senin için geziyor
    aşkın beni gitik çe eziyor
    inan bana seni ne kadar sevdiğimi bilmiyorsun ve bir ömür boyu da bilmeyeceksin seni seviyorummmmm canım aşkım bitane ruhum kalbimin sahibi …………

    OYMUŞ KARGA GÖZÜMÜ OYSUNKİ BOŞ TÜFEK KAFAMDA PATLASINKİ SUSUZ HAVUZDA BOĞULAYIMKİ BOZUK ARABA BANA ÇARPSINKİ ŞU AN SENİ DÜŞÜNÜYORUM

    Aşkım aşkım diye ağlayacaksın başını taşlara hergün vuracaksın sesini duyan yokki ağlayacaksın sen gittin şimdi sıra bende ben bittim şimdi sıra sende…

    toprak olmaz bende senden başkası,seni bunca sevmez benden başkası,ölürsem sen ağla arkamdan yeter gelmesin kabrime senden başkası

    Cellatlar yine başladılar infaza herkes cezasını çekiyordu getirdiler bir günahkar dediler ne yapmış hırsızlık atın ateşe bir günahkar daha getirdiler dediler bu ne yapmış dediler yalan söylemiş onu da atın ateşe bir günahkar daha sordular bu ne yapmış dediler SEVMİŞ bunu atmayın bu zaten yanmış

    Sen bakmaya doyamadıgım ,günlerce düşlediğim ,hasretim ,kaderim ,tutamadığım gözyaşım ,canımdan cok sevdiğimsin..bana yaşattığın duygular için teşekkür ederim AŞKIM..

     
  • sozlerguzel 7:37 am on November 2, 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , aşk sözleri ve mesajları, , , , sevgili aşk mesajları,   

    Kısa Aşk Sözleri 

    En güzel Kısa aşk Sözleri

    En güzel kısa aşk sözleri kısa aşk mesajları ve kısa aşk iletileri arşivii asksiirlerim.net de

    SözlerHer Aşk Senin Gibi Olmaz Olsa Bile Senin kadar beni Bağlamaz Aşkım…

    Seni Ben Beyaz Dünyandam Sevdim Aşkım Şimdi karanlık Dünyamda Senin ıŞığını Bekliyorum…

    Sensizlik yaşamakmı Sanıyorsun? Sensizlik Hayatmı Sanıyorsun? Seni Sevmek benim Kaderim Yaşamak Halayim Bunu Unutma Aşkım…

    Gül Yüzünü Öpmeye Kıyamam Seni Kimseyle Paylaşamam Aşkım… Aşkımın Volümünü Açık Bırakıyorum, Dünyayı Rulo Yapıp Cemibe Koyuyorum, Ritüel bir hazla sana bağlanmak istiyorum aşkım🙂

    Bir Tek Günümü Seni Sevmeden geçiremiyorum Aşkım
    HayaliN herzaman beynimde Kalbimde Düşüncelerimde, Bir Irmağın Akıntısı Gibi Senden uzaklaşıyorsam Bunun ten Nedeni Seni Daha Çabuk görebilmek Aşkım…

    Beraberliğimizin Finali Sulu Sepken Değil, Sevgi Dolu Olsun Aşkım…

    Aşkımı Anlatmaya Türk Dil Kurumu Tarafından Basılan Sözlükler yetmez Aşkım Seni Seviyorum :)))

    Seni okadar çok Seviyorum ki , Seni Kalbimden Sen bile Çıkaramazsın Sevgilimmm🙂

    Eğer Aşkın Bir Deniz ise ben O denizin İçinde Nesli tükenmiş balık olmak isterim bebeğim:…

    Aşkım Hayalin uykuma Engel Oluyor Eşekarısı Gibi Uzaklaştırmaya Çalışdıkça yapışıyor bedenime😀

    Beni kaybedeceksin Aşkım Çünki Cep telefonumu Satıyorum😀

    Sevda Irmağında Balığa Durdum, Olatama Sen takıldın Bebeğim…

    Seni Seninle Yaşamak varken kader Sensizliği Alnıma Yazdı Aşkım😦

    ben Elini Tutmadım, Sen Elimi Tutmadın bence Ele Ele vermeyince Bu Aşk Tutmaz…

    Sevgilim Sen Erişilmeyecek kadar yüksek Bir Dağın Zirvesindeki Koparılmayan Kır Çiçeğimsin Birtanem…

    Senin kalbini Kuşatmak “Viyana Kuşatması” ndanda Zormuş Sevgilim🙂

    Bir Söz Vardır Aşkım Harç Bitti Yapı Paydos , Sen Gittin âşka Paydos

    Aşkım hadi Rol yapmayı Bırak Bir Kalp taşıdfığın ortaya Çıksn😦

    Yalvarırım Aç Artık Sevgini Bana Aşk Şarabını Delice içelim Sevgilim Seninle…

    Seni Bukadar Sevmenin Cezasını kendime Ödeticeğim Aşkım🙂

    yalnız Seninle Olduğum Zaman değil, Senden Ayrı kaldığım Zaman Bile Seninle Beraberim Aşkım…

    ” Do You Love Me ” Diye Sorucak olursan, Cevabimin ” yes I Do ” Olacağını Sende Biliyorsun🙂

    Sen Sonsuzluğun Anlamsızlığı içinde vaar oLan Bir Re3alitesin gerçek Aşkım benim…

    Gözlerinle Gözlerimi Kapatmak isterim ömrün bitince…

    ŞİMDİ UZAKTASIN BENİMLE DEĞİL, BEN İSE YALNIZIM SENİNLE DEĞİL, ADIN KALBİMDE DİLİMDE DEĞİL, KALBİM SENİNLE, BENİMLE DEĞİL, SENİ SENDEN ÇOK SEVİYORUM ELİMDE DEĞİL.

    Kaç Yıl Aradım Seni Bulana Kadar, Ayıkladım İçimi Tek Sen Kalana Kadar,Seninle Varım Seninle Birbütünüm Şimdi Bil Seni Seveceğim Toprak Olana Kadar

    DUN CICEKCININ ONUNDE BIR GUL GORDUM.DUNYA\’NIN EN GUZEL GULU BENIM DIYE HAYKIRIYORDU.ONU ALDIM.AMA EN GUZEL GUL OLDUGU ICIN DEGIL SENI GORUP UTANSIN DIYE

    Bazen yaşama nokta koymak istiyorum. Kalemi elime aldığımda aklıma sen geliyorsun,seni düşünüyorum ve ^YAŞAMAYA DEĞER^ diyorum ve yazmaya devam ediyorum.

    eger senı bu kadar sevdiğim için cehenneme atacaklarsa benı korkmuyorum sevgilim ateşin orta yerinde bile seveceğim seni

    yalnızlık ne mavi suları olan denızlerde nede kızgın kumları olan collerde kalmaktır yalnızlık bu sehırde bu ınsan kalabalıgında ısteyıpte senın le olmamaktır

    Eger birgün ıslak sokaklar boyu aşkı ararsan adım adımve bir hançer saplanırsa yüregine uzat ellerini çünkü biz eski degil eskimeyen aşıklarız..

    yüreğimden yüreğine bir yol çizdim sarp kayalardan öte dağlardan engin…bir kor gibi sıcak sular gibi serin hep yanında aradığın her mekanda..sen yeter ki görmesini bil…

    bir yıldız seç gökyüzünden gözlerin gibi parlak olsun bir yıdızda benim için seç parlaklığı önemli değil yeter\’ki sana yakın olsun bitanem

    Ne kadar cicisin: Bir dizi incisin: Sana canım diyemem: Canımın içisin:

    gül dalında güzeldir sen yanımda gül yaprağa muhtaç bende sana

    UNUT DÜNYADA OLUP BİTEN HERŞEYİ UNUT GÕRDÜĞÜN GÕZLERİ UNUT DUYDUĞUN SÕZLERİ UNUT YAŞADIĞINI UNUT HATTA UNUTTUĞUNUDA BİLE UNUT AMA UNUTULMADIĞINI ASLA UNUTMA…\’\’AŞKIM SENİ SEVİYORUM

    yemin ettim senin üstüne..yemin ettim sevmem bir daha.çekerim ben acıyı dertleri.seveceksen beklerim bir ömür seni…

    Dünyada ki bütün çöller bir avuç kalircasina birer tanecik insan olsalar ve bütün denizlerde ki sular bir yudum kalircasina birer damla insan olsalar unutma ki tek sevecegim kisi sensin..

    Bir gun olursem sana doyamadan,mezarima cicek getir gunes dogmadan,sende bir mezar kazdir yani basima,ASIKLAR diye yazdir mezar tasina!!!!

    Seni bana getirecek goz yaslarimsa eger aglamak kaderim olsun gulummm

    gozlerim rahatsiz ediyorsa seni kapatirim bir daha bakmam sozlerim rahatsiz ediyorsa seni susarim bir daha konusmam varligim rahatsiz ediyorsa seni olurum bir daha karsina cikmam sevgim rahatsiz ediyorsa seni uzgunum bitanem buna engel olamam

    Seni unutmak mümkün mü?Seni unutmak uyanmayı unutmak…Bir gün uyur da uyanmayı unutursam,bilki seni unutmuşumdur gülüm..

    merhaba hüzün adası ben duygu gemsi sabahın ilk ışıklarında demir attım kıyılarına yüküm mutluluk hadi uyan aç gçzlerini bak ne diyor gemideki ses özledim seni

    SEN BAZEN DUDAĞIMDA BİR GÜLÜŞ.BAZEN YÜREĞİMDE ATIŞ.BAZEN GÕZLERİMDEN AKAN YAŞSIN.AMA ŞUNU UNUTMAKİ KÜÇÜCÜK KALBİMDE, YAŞAYAN EN BÜYÜK AŞKIMSIN…SANA AŞIĞIM SENİ SEVİYORUM

    Sakın üzmesin seni karşılıksız sevgiler.Yüreğine sus dersin,belki sözünü dinler.Giden gitsin aldırma,yangınlarda söner.Sakın bakma arkana,krallar önde gider…

    Ben kardan bi adam sevdim.Gülüsü sapkasının içinde,elleri cebinde olan.Ben bu kış baharı hiç gelmez sandım.Bi sabah uyandığımda güneşi gördüm Dünyam yıkıldı.Ne kar vardı nede kardan adam.Yalnızca hayali vardı. Anımsadıkça HAYALİYLE YÜREĞİMİ YAKAN!!!!

    HANİ UZAKTAKİ YILDIZLAR PARLAK GELİR YA İNSANA UZAKTA OLDUĞUN İÇİN TUTKUNUM SANA HANİ EN GÜZEL AŞKLAR İMKANSIZ GELİRYA İNSANA İMKANSIZ OLDUĞUN İÇİN TUTKUNUM SANA

    Ben senin gözlerine daldım dalalı tattım derinliğinde serin sularını.Ben senin gözlerine daldım dalalı unuttum karaları limanları.

    Bırakacağın eli hiç tutma tutacağın eli hiç bırakma sahte sevgilere gül olmaktansa gerçek sevgilere diken olmaya değer bunu sakın unutma….?!

    kendimle savaşım ve duydularımla verdiğim o sayılı mücadele sanırım artık bu gece sona erdi ve ben ilk defa demir kapıların ardında gizli güneşimin senin yüreğine doğmasına izin verdim

    seni umutlarıma ektim onlarla biçeceğim ve ben seni yarın seveceğim, unutma unutulanlar unutanları asla unutmazlar

    Ben seni bir serçenin göz yaşı kadar seviyorum şimdi diyeceksin ki bu kadar mı ama BİLMEDİĞİN BİR ŞEY VAR serçeler ağladıkların da ÕLÜRLER…

    seni unutmayı düşündüm bu gece,bir sigaranın üstüne adını yazdım.Sigara bittiğinde unutacaktım seni,duman duman atacaktım seni içimden,rüzgar savuracaktı küllerini,fakat…!Seni untmayı düşünürken,nerden bile bilirdimki seni her nefeste içime çektiğimi!!!

    Saiir bensem,Siirim Sensin. Deli bensem,Zincirim Sensin. Asik bensem,Askim Sensin. Ben hala yasiyorsam,Sebebi sensin..

    GÕKYÜZÜNDEKİ BÜTÜN YILDIZLAR SANA OLAN AŞKIMI AY İSE SENİN TEK OLDUĞUNU ANLATIN BİRTANEM

    BİR BAKIŞ BİR AŞIĞI AŞKINDAN EMİN EDER,SEVENLER GÕZLERİYLE DAİMA YEMİN EDER.

    BİR BULUT GİBİDİR BENİM YÜREĞİM,BAŞKA YÜREKLERLE ÇARPIŞIR YAĞMUR YAĞDIRIR.BU YAĞMURDA SADECE VAZGEÇEMEDİKLERİM ISLANIR,DOKUN ŞİMDİ SAÇINA MUTLAKA ISLAKTIR.

    sanma serseri sevmez,serseri sevdimi candan sever,sanma serseri ağlamaz,serseri ağladımı sevdiği bile tutamaz,ama unutma ki her isteyen serseri olamaz…

    SADECE YALAN BU DÜNYAYI BOZAN! SADECE SEVDA INSANI BOZAN! SADECE SENSIN BENI AGLATAN!

    bir gün bana seni ne kadar sevdiğimi soracaksın bende bir serçenin gözyaşı kadar diyeceğim O KADARCIK MI?diyeceksin ama bilmezsin ki serçeler ağladıkları zaman ölürler…AŞKIM SENİ SEVİYORUM GÕKÇEM

    İsteyipte sahip olamadığım herşeyin üzerine senin varlığını koyduğumda anlıyorum ki herşeye sahipmişim…Çünkü;sen herşeye BEDELSİN

    Bir gün yanına gelirim.Bir elimde gül,bir elimde silah.Ya o gülü alıp benim olursun.Yada o silahı alıp beni VURURSUN…

    ÕYLE Bİ İMZA ATTINKİ SOLYANİMA GİZLİ GİZLİ DOLASIYOSUN BEDENİMİN HER YANINDA

    birgün hayat dedikleri şeyi merak edersen unutmaki HAYAT hayatın boyunca HAYATIM diyebileceğin insanı bulunca başlar ve benim için hayat seninle başladı

    zannetme ki gözlerim sana baktıkça bıkacak,zannetme ki ellerim ellerini tutmayacak,kapansada gözlerim,edebiyen son sözüm seni seviyorum olucak

    bir yağmur bir güneş gibisin bir bakmışım hüzünlü bir bakmışım sevgi dolu bir bakmışım yüreklerde bide akılardasın lakin yanımda degilsin bide yanımda olsan

    *Dünya unutursa dönmeyi, Rüzgar unutursa esmeyi, Aşıklar unutursa sevmeyi, Belki o zaman unuturum seni

    rüzgarın çığlığını dinledim bulutların ağlamasını izledim yıldızlara bakıp bir dilek diledim birmeleğin seni benim yerime öpmesini istedim hissettin mi aşkım benim

    Hasretin bir yagmur gibi yagıyor üzerime, yoklugun engeller koyuyor bedenime, bir gün ay gibi gogsan gecelerime, benide alırmısın aşkım o sıcak yüregine???

    hasretin bu kadar acı verecegini bilmezdim. ögrendim…çünkü benim her saniyem hasret…severken,özlerken ve hep yalandan gülerkenbilmediler ki içimde sen vardın ve hep sen olacaktın

    seni seviyorum diyen dilere degil senin icin aglaya bu gozlere inan komur gozlum mefey

    Sana ne desem bilemiyorum hayatım desem hayat çok kısa, güneşim desem batıyor, çiçeğim desem oda soluyor, en iyisi sana canım demek çünki bu can senle yaşıyor!!

    Aşkım sana dünyanın en güzel şeyini verebilmek isterdim ama seni sana veremem ki

    Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde bir türlü kendimi avutamadım.Kaç kere ağladım böyle gizlice ne yaptıysam onu unutamadım…ve seni hala çok ama çok seviyorum…birol

    gülü bir gün,seni hergün,gülü soluncaya dek,seni lünceyedek seveceğim!!!
    ÕMRÜM SENİ BEKLEMEKLE GEÇECEKSEVE ÕLÜM SENİ BEKLERKEN GELECEKSE SENİ ORADADA BEKLEYECEĞİM BEBEĞİM SENİ SEVİYORUM

    Sen… Yüreğimdeki gülüşün gizli sahibi,ruhumdaki çiçeği besleyen toprak… Yeni bir günde yeniden doğan umudum, yanlışlarım arasındanseçtiğim tek doğrum… Beraberken huzur bulduğum, kaybetmekten korktuğum, yanımdayken bakmaya doyamadığımbiricik aşkımsın SENİ SEVİYORUM!!!

    YALNIZLIK ÜŞÜMEKSE, YALNIZIM ÜŞÜYORUM; SENSİZLİK UÇURUMSA, TUT KOLUMDAN DÜŞÜYORUM; SORU SORMA CEVABINI BİLMİYORUM, BİLDİĞİM TEK ŞEY SENİ SEVİYORUM.

    GAKGOŞUN HALİ BAŞKA GAKGOŞ DOYMAZ AŞKA HELE BİRDE SEVDİĞİ VARSA GAKGOŞ ÕLMEZ ASLA GAKGOŞLAR AĞLAMAZ AĞLASA KİMSE DUYMAZ AMA UNUTMA HERKES GAKGOŞ OLAMAZ.

    YA DURGUN OLMALI DENİZ YA DURMALI YADA KUDURMALI. SONUNA KADAR SPLANMAYACAKSA HANCER KININDA DURMALI. SEVEN ÕLENE DEK SEVİLMEYECEKSE BASTAN UNUTULMALI…

    Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz.

    Sen gecemi gündüze çeviren AYım,Gündüzse beni ısıtan GÜNEŞ,Sen içimde kanayan YARAM,Beni yakan ATEŞsin.Ve sen benim için aldığım NEFES kadar kıymetli ,Paylaşılması mümkün olmayan bir EŞsin.SANİYEM SENİ CANIMDAN ÇOK SEVİYORUM

    DÜN GECE SEN UYURKEN KIZILA BOYADIM DENİZLERİ UÇURUMDAN ATTIM SESSİZLİGİ HABER SALDIM RÜZGARLARA FISILDASINLAR KULAGINA SENİ NE KADAR ÇOOK ÕZLEDİGİMİ…

    Kalbimdeki aşka, dudaklarımdaki gülüşe, akan gözyaşlarıma, yalnızca sen layiksin.. Çünkü benim için çok özelsin aşkım..

    Biliyorum sn güneşsin etrafında bir çok gezegen var ama bnde dünyayım ve sende biliyosun ki tek bnde hayat var

    Sen ALLAHA dilenen dilek göklere uzanan ellerimsin.Sen gözümde süzülen yaş tek düşüncem hasretimsin.Sen yaşadığım ömür en güzel günlerimsin.Sen hergece rüyama gıren biricik aşkımsın…! SENİ SEVİYORUM

    Bir yudum zehir olsan, bir an bile düşünmeden seni içerdim,
    Sırf seninle bir olmak ve seni içimde hissetmek için.

    Sevgilim bilki senden uzak ne güzellikleri avutur beni bu şehrin,
    nede yıldızlı akşamları!… özlemin bir nehir olmuş
    YARAR GİDER İÇİMDEKİ DAĞLARI

    Ben sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi tutuyorum aklımda
    İçimi seninle ısıtıyorum bir yaşamak düşünsem “sus” deyip adınla başlıyorum.

    SANA YıLDıZLAR KADAR YAKıN OLMAK ISTERDIM HER BAKTıĞıNDA BENI GÕREBILMEN IÇIN, SANA BULUTLAR KADAR YAKıN OLMAK ISTERDIM ÜZÜLDÜĞÜNDE GÕZYAŞLARıNı YAĞMUR OLUP SILEBILMEK IÇIN, SANA SEN KADAR YAKıN OLMAK ISTERDIM KI BENI, SENI SEVDIĞIM KADAR SEVEBILMEN IÇIN. SEVGILILER GÜNÜN KUTLU OLSUN BIRICIĞIM.

    Bir destan yazar gibi durmadan gündüz gece ben hep seni yazmışım yüreğime gizlice

    Hayat bir tiyatro dediler bana bir rol verdiler en acısı benimki idi önce sev sonra terket dediler

    Kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni beyninin içindekileri anlayabilmek ve yitirmeden yüzündeki anlık tebessümü tüm saatleri durdurabilmek için çıldırasıya paraladım kendimi lanet olsun artık sigarayı üç pakete çıkardım olsun gözüm olsun ne olacaksa olsun.

    Düşlerini düşleyerek yaşamak, senden nefret ediyorum derken seni sevmek, var olmayan ömrümün tamamını sana adamak, sonra göğsüne yaslanıp seni düşlemek ve sevmek kalbinin sonunu bilmeden içine bakarak…

    Paylaşmanın asaletini hiç bir zaman bencilliğin çirkinliğine tercih etme,ve öyle bi arkadaş seçki sen onun için ölümü düşündüğünde o senin için çoktan ölmüş olsun…..

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç